Köşe YazılarıSüha BayraktarDijitalleşen Dünyamızda Uzaktan Dijital Eğitim

5 Mayıs 2020303

Nisan ayındaki blog yazımızda özellikle hızlı mobil iletişimle değişen iş yöntemleri ve hayatımıza giren farklı iş yapış şekillerine değinmiştik.

Tüm bu değişimler aslında gittikçe daha dijitalleşen kişisel ve kurumsal dünyalarımızın sonuçlarıdır.

Biz teknoloji çalışanları, bu modellerle hayatımızı ve iş yapış şekillerimizi değiştirirken, karşımıza bir anda tüm dünyada pandemik bir salgın hale gelen COVID-19 çıktı. Başta bu salgının tam etkisi anlaşılmadan şirketler geçici önlemler alarak oluşan riski minimuma indirmeye çalıştılar. Ancak salgının beklenenden daha uzun süreceğinin anlaşılmasının ardından şirketler, özellikle büro ve ofis çalışanlarını hızlı bir şekilde evden çalışma modeline geçirdi. Tabi ki an itibari ile baktığımıza bu çalışma modeli hızlı bir şekilde yeni çalışma modelimiz haline geldi. Yeni modelimizde toplantılarımızı ve iş görüşmelerimizi video konferans sistemleri ile efektif bir şekilde yapmaya başlayarak, ofis hayatımızı sanal dijital dünyaya taşımış olduk.

Tüm bu gelişmeler devam ederken yeni çalışma modelimizde, özellikle kurumların karşısına önemli bir soru çıktı:

  • Ofis hayatındaki tüm aktivitelerimizi ve ihtiyaçlarımızı yeni çalışma modelimize entegre edebilecek miyiz?

Ofiste hayatımızdaki önemli ihtiyaçlarımızdan bir tanesi eğitim. Şirketlerin çalışanları zamanın ihtiyaçlarına göre sosyal beceriler, yönetim, ürünler, satış, teknik beceriler ve benzer birçok konuda, yılın belirli zamanlarında sınıf içi eğitimler alıyorlar. Günümüzde şirketlerimizin bir bölümünde, ihtiyaç duyulan eğitimlerin uygun olanları uzaktan eğitime dönüşmüş durumda. Aslında biz farkına varmasak bile uzaktan eğitim hayatımıza uzun süreden beri girdi. Özellikle yurtdışındaki üniversitelerde başlayan uzaktan eğitim(distance learning) ile diploma modeli, iş hayatına da ciddi şekilde girmiş durumda. Ancak kurumlar bazı eğitimleri, özellikle interaktif olması elzem olan ve eğitmen, katılımcı arasında yoğun diyalog ihtiyacı duyulanlarını sınıf içi yapmayı tercih ediyor.

Aslında yukarıdaki sorumuza karşılık gelen ofis aktivitelerinden birisi olan eğitim, yeni dünyamızda yavaş yavaş karşımıza çıkıyor. İçinde bulunduğumuz pandemik salgın dolayısıyla, artık genel anlamda eğitimi ve özellikle sınıf içi eğitimleri farklı bir şekilde yapmamız gereken bir zorunluk ortaya çıkıyor. Peki yeni dünyamızda bu tür eğitimleri nasıl yapacağız?

Mevcut çalışma modelimizin uzaktan çalışmaya dönmesiyle birlikte, eğitimin de uzaktan eğitime dönmesi ihtiyacı karşımıza çıkıyor. Aslında bizim uzun zamandan beri hayatımızda olan eğitim yönetim sistemleri(LMS->Learning Management System) bu tür uzaktan eğitim ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. LMS sistemleri farklı özellikleri ve eğitim modellerini içinde barındırıyor. Bizim özellikle sınıf içi eğitimleri nasıl yapabileceğimiz konusunu daha iyi anlamak ve alternatif eğitim modellerini gözden geçirmek için gelin LMS sistemleri ile yapılan farklı uzaktan eğitim modellerini inceleyelim…

Uzaktan Eğitim Modelleri

Genel anlamda karşımıza LMS ile yapılan 2 ana eğitim modeli çıkıyor:

  • Uzaktan Canlı Eğitim
  • Video ile Online Eğitim

2 eğitim modeli, farklı kurumsal ihtiyaçlar ve hedefler kapsamında karşımıza çıkıyor. Aralarındaki farkı anlamak için 2 modeli de ayrı ayrı inceleyelim:

Uzaktan Canlı Eğitim

Bu modelde genel anlamda sınıf içi yapılması zorunlu eğitimlerin, yeni uzaktan çalışma dünyamızda nasıl yapılacağı sorusu adresleniyor. Canlı uzaktan eğitimin en önemli özelliği, katılımcılar ile eğitmen arasında internet üzerinden yapılan eğitim sırasında diyalog kurulmasını sağlıyor. Eğitim boyunca, eğitmen ile katılımcılar interaktif bir şekilde birbirleriyle iletişim kuruyorlar ve sınıf içi eğitimde ihtiyaç duyulan özelliklerin büyük bölümünü karşılayabiliyorlar. Sınıf içi eğitimlerde olan aynı fiziksel ortamda olmanın yarattığı sosyal iletişim yeterince sağlanamasa da, eğitimin ihtiyacı olan temel interaktif iletişim ihtiyacı sağlanmış oluyor. Eğitmenin izin verdiği durumda katılımcı kendi canlı videosunu ekranda gösterebiliyor, canlı olarak konuşabiliyor veya mesaj gönderebiliyor. Aynı zamanda diğer katılımcılar ile iletişim kurup, mesajlaşabiliyor.

Eğitim sonrasında eğitmen eğer ihtiyaç duyarsa, katılımcıları internet üzerinden yapılacak teste yönlendirebiliyor ve teste tabi tutabiliyor.

Uzaktan canlı eğitim, özellikle kurumların eğitim planlamalarını yaparken aynı zamanda üzerinde detaylı olarak düşünmesi gereken bir model. Burada öncellikle değerlendirmemiz gereken 2 ana faktör karşımıza çıkıyor:

  • Maliyet: Canlı olması ve eğitmenin fiziksel olarak eğitime uzaktan katılması gerektiğinden maliyet, önemli bir faktör.
  • Planlama: Canlı eğitimde, eğitmen ve katılımcıların fiziksel olarak bilgisayarlarının başında aynı zamanda olmaları gerektiğinden doğru bir planlama gerekiyor. Dolayısıyla eğitmenin ve katılımcıların uygun zamanlarının örtüşmesi çok önemli. Her ne kadar fiziksel sınıftan çok daha planlaması yapılıyor olsa da, doğru bir planlama gerektiriyor.

Eğer gerçekten eğitimin interaktif olması gerekmiyorsa, amaç daha çok kurum çalışanlarını bilgilendirmek veya hızlıca hedeflenen konuda eğitmekse, karşımıza bugün kurumsal hayatımızda yüksek yoğunlukla kullanılmaya başlanan başka bir eğitim modeli çıkıyor:

Video ile Online Eğitim

Bu uzaktan eğitim modelinde, planlanan eğitim önceden eğitmen tarafından bir sınıfta yapılırken videoya kayıt yapılıyor. Daha sonrasında yapılan bu kayıt LMS sistemine eklenerek katılımcılara sunuluyor. Dolayısıyla eğitmen ihtiyacı, bir defa kayıt yapıldıktan sonra ortadan kalkıyor. Eğitimde güncelleme olduğunda, güncelleme ve eklemelerin videosu hızlıca çekilip mevcut içerikte değişiklik yapılabiliyor.

Bu modelin en avantajlı yanı, uzaktan canlı eğitimde karşımıza çıkan 2 ana faktör olan maliyet ve planlamanın daha iyi adreslenebilmesidir. Özellikle planladığınız eğitimi bir kere kayıt ettiğiniz zaman, istediğiniz kadar katılımcıya, istediğiniz zaman, istediğiniz defa sağlayabiliyorsunuz. Bu özellik size ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor.

Özellikle LMS sistemi üzerinden katılımcılara eğitimler atanarak, onların en uygun zamanda eğitimi alması esnekliği en önemli avantajı. Canlı eğitimin aksine detaylı bir eğitmen ve katılımcı planlaması yapma ihtiyacı ortadan kalkıyor. Katılımcılar eğitimleri aldıktan sonra istenirse sınava tabi tutularak ve eğitim değerlendirmesi yapmaları sağlanarak eğitimin başarısı, katılımcı başarısı ve genel eğitimin skoru ölçülebiliyor.

Kurumlar bu modelde 2 farklı içerik modeliyle eğitim ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar.

  • Hazır İçerikler
  • Kurumlara Özel İçerikler

LMS sistemlerinde beklenen en fark yaratıcı özelliklerden bir tanesi, kurumların genel ihtiyaçlarını karşılayacak hazır içeriklere sahip olmasıdır. Eğer LMS sistemi ile kurumun genel ihtiyaçlarını karşılayan eğitimler sağlanıyorsa, kurum kendine ve işine özel eğitim ihtiyaçları kendisi hazırlayarak tüm eğitim ihtiyacını karşılayabiliyor.

Turkcell Grubu olarak 2020 senesi itibari ile çalışan, kurumsal iş ortakları ve tedarikçi eğitimlerinin %90 üzerinde olan kısmını uzaktan eğitim modellerine dönüştürmüş durumdayız. Turkcell sunduğu uzaktan eğitim LMS çözümleri ile bu tecrübesini kurumlara uzun zamandan beri sağlıyor. Turkcell olarak her 2 uzaktan eğitim modelinin yeni dünyamızda çok daha önemli hale gelmesiyle, sunduğumuz LMS çözümleri ile her zaman size destek olmaya hazırız. Özellikle LMS çözümümüzle beraber sunduğumuz zengin video içeriklerimiz, kurumların ihtiyacı olan genel eğitimlerin büyük bir bölümünü karşılayabiliyor.

Uzaktan eğitim çözümlerimiz ile Turkcell hem işinizde hem de evinizde her zaman yanınızda. Çünkü biz ne olursa olsun Evde Hayat Var diyoruz.