Röportajlar“Girişimciler global düşünen ‘iyi liderler’ olmalı”

20 yıla yakın deneyimi olan Kurttepeli, Türkiye’de girişimcilik dünyasını analiz ediyor ve start-up’lara kılavuz olacak bilgiler paylaşıyor...
22 Şubat 2021112

“Ürün şirketlerinin güncel teknolojileri farklı alanlarda kullanmalarıyla ülkemizde yaratılan katma değer oranı giderek artıyor.” diyen Mynet Şirketler Grubu Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli, bu değerin başta girişimcilik ekosistem olmak üzere Türkiye’ye ve dünyaya birçok alanda yüksek fayda sağladığını ifade ediyor.

Başta, Mynet özelinde girişimci kimliği ile tanıdığımız Emre Kurttepeli, 50’den fazla şirketin kurucusu veya yatırımcısı olarak da girişimcilik ekosisteminde yoluna devam ediyor. Bu konuda 20 yıla yakın deneyimi olan Kurttepeli, Türkiye’de girişimcilik dünyasını analiz ediyor ve start-up’lara kılavuz olacak bilgiler paylaşıyor…

Emre Bey, sizi çok uzun zamandır tanıyoruz; ancak okuyucularımız için de kendinizi biraz anlatır mısınız? Mynet dışında pek çok kolunuz da var, onları da dinlemek isteriz.

Lise eğitimimi Robert Lisesi, üniversite eğitimimi ise Columbia University/New York’ta tamamladıktan sonra Amerika’da iki yıl çalıştım. Devamında Türkiye’ye geri dönüp ilk internet girişimim olan Fornet’i kurdum. Kurumsal internet sağlayıcısı olarak hizmet veren Fornet’i hızla büyütüp üç yıl sonra satışını gerçekleştirdim. Daha sonra Türkiye’de internet içerik ve servislerindeki boşluğu görüp Mynet’i kurdum. Ekip olarak Mynet’te, Türk internetinde birçok ilki yaptık, ilk Türkçe e-mail, oyunlar, sohbet, forum gibi birçok servisi Türk kullanıcıları ile tanıştırdık. Mynet Grubu şu an 32 milyon kullanıcısı ile Türkiye’nin en büyük internet platformu. Eğitimden oyuna kadar birçok alanda ve değişik markalarla hizmet veriyor.

Aynı zamanda birçok e-ticaret’ten dikey sosyal ağ sitelerine, mobil ve oyun şirketlerine kadar 50’den fazla internet ve teknoloji şirketinin kurucusu veya yatırımcısı oldum. Türk internet girişimlerine yatırım yapan 212 VC yatırım fonunun da kurucu ortağıyım. Diğer taraftan da Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Galata İş Melekleri (GBA) Başkanlığını yürütüyorum. Aynı zamanda TUBİSAD Yönetim Kurulu ve TOBB Girişim Sermayesi Meclisi ile TOBB Girişimciler Üst Kurulu üyesiyim.

Pandeminin girişimcilik dünyasını nasıl etkilediğini merak ediyoruz, sizin bu konuda gözlemleriniz neler oldu?

Pandemi, 2020 yılında dünya genelinde tüm şirketleri etkilediği gibi girişimcilik ekosistemini de etkiledi. Müşteri kaybı, ulaşım kısıtlamaları, nakit akışının durması gibi konular şirketlerin karşılaştığı başlıca sorunları oldu. Start-up’lar diğer şirketlere göre daha küçük yapılarda oldukları ve birtakım yönetimsel iş kararlarını almakta daha esnek davranabildikleri için sürece uyum sağlamakta biraz avantajlı olabilir. Aralarında bu krizi fırsata çeviren teknoloji şirketleri bile oldu. Dijital ödeme sistemleri, pazar yerleri, sağlık ve online eğitim gibi sektörlerde faaliyet gösteren bazı start-up’lar bu süreci iyiye çevirmeyi başardı.

Ekosistemin yatırımcılar tarafında da durumu benzer şekilde. Her kriz beraberinde fırsatları da getiriyor. Pandemi ve beraberinde doğan zorluklar nedeniyle yatırımcılar biraz daha temkinli davranmakla birlikte doğru işlere yatırım yapmaya devam ediyor. 2020 pandemi döneminde bazı Endeavor Girişimcileri ciddi yatırımlar aldı, oyun stüdyoları milyar dolarlık satış rakamına ulaştı. Bu dönemde de yurtdışına iş yapan veya müşterilerinin büyük kısmı yurtdışında olan şirketler daha az yara aldılar diyebiliriz. Endeavor’da girişimciler için belirlediğimiz ana vizyonlardan biri globalleşme olması, bu gelişmeyi destekler nitelikte.

Dijital dönüşüm Türkiye’de beklenenden daha çabuk geldi; ancak doğru ve olması gerektiği gibi geldi mi sizce? Değerlendirdiğinizde, dijitalleşmenin konumlamasını daha çok hangi alanlarda doğru ve eksiksiz buluyorsunuz?

Pandeminin en büyük çıktısı, her sektörde dijitalleşmenin hızlanması oldu. Daha önce 10 yıl gibi planlı ve uzun süreçler sonucu dijitalleşmeyi planlayan kurumsal dünya, bu süreci birkaç ayda tamamlama yoluna gitti. Her sektörde dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte bu konuda çözüm üreten girişimlerin potansiyeli de doğru orantılı şekilde arttı. Sağlık, uzaktan eğitim ve uzaktan çalışma başta olmak üzere dijitalleşmenin henüz oturmakta olduğu alanları destekleyen kurumsal ve bireysel ürünler ve dijital ödeme sistemlerinde büyük potansiyel mevcut.

Mynet artık bir grup şirketi oldu, neler değişti? Bundan sonraki hedeflerinizde bu değişim neleri beraberinde getirecek?

Mynet Grubu şu anda medya, oyun ve online eğitim olarak üç bağımsız gruptan oluşuyor. Bundan iki sene önce tüm ekipler için ana hedefi globalleşme olarak koyduk. Şu anda ekipler tarafından çıkarılan her ürün ve servisler ilk günden yurtdışı için üretiliyor. 2023 yılında kullanıcılarımızın ve işimizin yüzde 75’i Türkiye dışı pazarlardan gelecek diye bir hayalimiz var ve bunu başarabilecek gibi duruyoruz.

Türkiye’de girişim ekosistemini değerlendirdiğinizde özellikle hangi alanlarda artılar görüyorsunuz? Nerelerde tamamlanması gereken noktalar var?

Özellikle mobil oyun sektörü Türkiye’de son dönemin parlayan yıldızı oldu. Son üç yıl içinde milyar dolarları bulan şirket satışları gerçekleşti. Bunun uzun bir süre daha böyle devam edeceğine inanıyorum. Burada yaratılan değer oyun üreticilerinde/stüdyolarında oluştu, oyun dağıtım işi ise yapması daha kolay haliyle katma değeri daha düşük olduğundan çok daha az değerli oldu. Bu durum dünyada da aynı. Makine öğrenimi ve yapay zeka alanlarından beslenen girişimler de gelecek vadediyor. Ağırlıklı insan gücüne dayanan sağlık sistemi de bu bağımlılığı azaltmak amacıyla teknolojik birçok yeniliğe kucak açacak. Bu alanda 2021’de birçok yeni girişimin çıkacağına inanıyorum. Çevre ve doğaya karşı daha duyarlı olacağız.

Son birkaç yıldır Türkiye’de büyük ve önemli şirketlerin girişimcilik alanında çalışmaları olduğunu görüyoruz. Bu alanda uzun yıllar tecrübe kazanmış bir profesyonel olarak tamamen şirketlerden bağımsız, bu yaklaşımları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tür çalışmaların girişim ekosistemine katkıları oluyor mu? Şirketler ve holdingler daha farklı neler yapabilir?

Türkiye’de ve dünyada girişimcilerin en temel ve ortak ihtiyacı mentorluk. Endeavor’la geçtiğimiz yıl hazırladığımız İstanbul Teknoloji Haritası (istanbultechmap.com) da bize bunu açıkça gösteriyor. Endeavor biliyorsunuz iş dünyasıyla çok yakın çalışan, iş dünyasının girişimcilere destek vermesinin gerekliğini her zaman savunan bir kurum. Kurumsal dünya girişimcilere farklı alanlarda destek olabilir; onların ilk müşterisi olabilir, onlara mentorluk yapabilir, yatırım yapabilir veya satın alabilir. Endeavor olarak farklı programlarımız ve etkinliklerimiz için için kurumsal dünya ile birçok ortaklık yürüttük. Kurumsal şirketler henüz bu alanda çok deneyimli değillerse, bu tür iş birlikleri de yapabilirler. Bu yöndeki çalışmalarımız sonucunda ne kadar çok scale-up şirket çıkartırsak, sistem o kadar hızlı büyüyecek ve başarılı girişimciler dönüp yeni jenerasyon girişimcilere destek olmaya devam edeceklerdir.

Girişimcilere dijital dünya için tavsiyeleriniz neler olacaktır? Özellikle yeni nesil teknolojiler ve onların kullanımı noktasında girişim dünyasının geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

Öncelikle girişimcilerimiz önlerine çıkan engellerden korkmamalı, moral bozmamalı ve global düşünce yapısına sahip “iyi liderler” olmalılar. Özellikle pandemi dönemine odaklanırsak, bu dönemde ekip ve müşterilerin sağlık ve güvenliğine ekstra dikkat edilmesi şart. Şirket işleyişi özelinde ise nakit akışı yönetiminin önemi iyi kavranmalı. Gereken yerlerde masraflardan tasarruf yapmak, tasarruf yaparken her giderin aynı olmadığına dikkat etmek gerek. Örneğin stratejik giderler, pandemi dönemi sonrası için de gerekli olacağından en son kısılacak giderlerdir.

Özellikle son birkaç senede makine öğrenimi ve yapay zeka başta olmak üzere birçok önemli alandan beslenen yeni teknolojiler ve bu teknolojileri belirli sektörlerde kullanan yeni girişimlerin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu kapsamda günümüz konjonktürünü de hesaba kattığımızda girişim dünyasının ilerlediği nokta beni gerçekten heyecanlandırıyor. Özellikle ürün şirketlerinin güncel teknolojileri farklı alanlarda kullanmalarıyla ülkemizde yaratılan katma değer oranı artıyor ve bu başta girişimcilik ekosistem olmak üzere ülkemize ve dünyaya birçok alanda yüksek fayda sağlıyor.

 

İlgili Haberler