Röportajlar“Turkcell, internet altyapısından siber güvenliğe kadar en büyük teknoloji ortağımız!”

Levent Uysal ile Nişantaşı Üniversitesi’nin dijital dönüşüm yolculuğundan veri güvenliği ve teknolojinin eğitim sistemindeki önemine dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik...
15 Şubat 2021191

“Teknoloji ortağımız Turkcell ile internet altyapısı ve siber güvenlik konusunda tüm bilgi birikimlerimizi paylaşarak birlikte hareket ediyoruz.” diyen Nişantaşı Eğitim Vakfı Kurucusu Levent Uysal, Turkcell’in binlerce öğrencinin aynı anda sisteme girerek yüz binlerce saat video izlemelerini sağlayan bir altyapı sunduğunu ifade ediyor.

1968 yılında Mersin’de dünyaya gelen Nişantaşı Eğitim Vakfı Kurucusu Levent Uysal, eğitimini İstanbul Üniversitesi ve sonrasında Aston Amerikan Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora programı için halen Aston Amerikan Üniversitesi’nde eğitim gören Uysal, eğitimci bir ailenin çocuğu olarak, bu yolda onların mirasını devam ettirmek adına 2009 yılında Nişantaşı Eğitim ve Kültür Vakfı ile birlikte Nişantaşı Meslek Yüksekokulu’nun, 2012 yılında ise Nişantaşı Üniversitesi’nin kuruluşunda yer aldı. “O günden bugüne ülkemizin geleceği olan öğrencilerimize yatırım yapmaya devam ediyorum.” diyen Uysal, eğitime verdikleri önemin yanı sıra, ekibiyle birlikte teknoloji ile eğitimi bir araya getirecek çalışmalar üzerinde özverili bir şekilde çalışmaya devam ediyor.

Eğitimin teknoloji ile bir bütün olduğunu düşünen Levent Uysal ile Nişantaşı Üniversitesi’nin dijital dönüşüm yolculuğundan veri güvenliği ve teknolojinin eğitim sistemindeki önemine dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik…

Dijitalleşme hızı 10 katlara çıktı. Özellikle eğitimin de içinde bulunduğu bazı sektörler için zorunluluk haline geldi. Kurumunuzu dijitalleşme konusunda nerede görüyorsunuz?

Maslak 1453 Neotech kampüsümüzle birlikte “dijital kampüs” yapısını ön plana çıkararak üniversitemizdeki tüm alanlarda dijitalleşmeyi ve dönüşmeyi tamamladık. Üniversitemiz bünyesindeki birimlerimiz ile teknolojik tüm gelişmeleri takip ederek hem paydaşlarımıza hem de öğrencilerimize en uygun erişilebilir ve kullanıcı dostu uygulamalarla destek olmaya çalışıyoruz. Bu noktada, Nişantaşı Üniversitesi olarak teknolojik altyapıya yaptığımız yatırımlarla Türkiye’nin en iyi teknolojik altyapısına sahip üniversitesiyiz. Ayrıca pandemi sürecinde uygulamaya başladığımız sanal kampüs platformumuz için gerekli altyapıyı üniversite olarak pandemi süreci başlamadan çok daha önce hazırladığımız için bu süreçle beraber YÖK’ün almış olduğu kararlarla en hızlı ve en kesintisiz uzaktan eğitime başlayan üniversite olduk.

Pandemi öncesinde ve sonrasında kullandığınız teknolojilerden biraz bahseder misiniz?

Pandemi ile birlikte eğitimde dijitalleşme ön plana çıktı ve biz bu altyapıyı önceden tamamladığımız için aslında sürece üniversite olarak çoktan hazırdık diyebilirim. Halihazırda, yıllardır sanal platformda YÖK’ün izin verdiği çerçevede online dersler veriyorduk, pandemi ile beraber bunu daha geniş kapsamlı uygulamaya başladık. Hem öğretim elemanlarımız hem de öğrencilerimiz zaten süreçte son derece deneyimli oldukları için dijital eğitime geçiş sürecine hiç zorlanmadan adapte olduk ve Türkiye’de bu işi en hızlı yapan üniversite Nişantaşı Üniversitesi’dir.

Pandemi dolayısıyla birçok işletmenin kapalı olmasından dolayı öğrencilerimizin bu süreçte özellikle sektörel eğitimlerden geri kalmamalarını sağladık. Sektörde edinecekleri tecrübeleri dijital eğitim platformuna taşıyarak çeşitli sertifika programları ile donanımlı öğrenciler eğitmeyi başardık. Özellikle Enstitü’müz ve Sürekli Eğitim Merkezi’miz aracılığıyla sanal kampüsümüz ve dijital eğitim platformumuz üzerinden üniversitenin bir fayda merkezi olduğu gerçeğinden yola çıkarak hem öğrencilerimize ve velilerimize hem de eğitim almak isteyen yurttaşlarımıza bu anlamda kişisel gelişimlerini sağlayacak eğitimler sunduk. Nişantaşı Üniversitesi’nin ana söylemlerinden bir tanesi “blended eğitim”dir. Pandemi süreci ile beraber özellikle uygulama derslerinin yapılamamasından dolayı kurgulamış olduğumuz teknolojik altyapıyla donatmış olduğumuz sınıflarda blended eğitim ve hibrit eğitim modeline geçerek öğrencilerimizin isterlerse sınıfta yüz yüze isterlerse bilgisayar başında online eğitim almalarını sağladık. 360° sınıflarımızı öğrencilerimizin evlerine kadar götürdük ve bu sınıflarda öğrencilerimizin uygulamalı dersleri evlerinde bilgisayarların başında dahi almalarını temin ettik; çünkü bizim en kıymetli hazinemiz öğrencilerimiz.

Uzaktan eğitim sürecinde, öğrencilerinize kesintisiz eğitim sunmak için IT altyapısı ve video konferans çözümleri gibi teknoloji yatırımlarınız oldu mu?

Pandemiyle birlikte tüm eğitimlerimizi uzaktan eğitim sistemimizle entegre ederek sürece adapte olan ilk üniversitelerden biriyiz. Burada altyapı olarak Turkcell’e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Hem derslerimizi depoladığımız alanlar hem de binlerce öğrencimizin aynı anda sisteme girerek yüz binlerce saat video izlemelerini sağlayan bir altyapıyı bizlere sağladılar. Bunun dışında şu an üniversite olarak yeni bir dijital eğitim firması ile beraber tüm dersleri ve eğitimleri tamamen dijital ortama taşıyacak %100 yerli ve milli bir platformun geliştirilmesi çerçevesinde yatırımlarımız devam ediyor.

Verinin ülke içerisinde barındırılması ve korunması oldukça önemli bir konu. Bu konuda üniversite bünyesinde yürüttüğünüz projeler var mı?

Nişantaşı Üniversitesi olarak tüm kaynaklarımızın yerli ve milli olması konusunda titizlikle çalışmalarımızı yürütmekteyiz ve bu kaynakları kullanarak projeler üretmeye devam ediyoruz. YÖK ve TÜBİTAK öncülüğünde geliştirilen proje ve çağrılara öğretim elemanlarımızın katkı vermesi için üniversite içerisinde gelişmiş bir teşvik ve proje takip sistemi oluşturmuş bulunmaktayız. Yine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın proje ve teşvikleri ile de üniversite olarak Türkiye’nin çok güçlü bir bölgesel üretim ve inovasyon merkezi olmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bununla beraber Nişantaşı Üniversitesi olarak yerlileşme ve millileşme sürecine katkı sağlamak amacıyla öğrencilerimizin projelerini değerlendirmek, geliştirmek ve onları desteklemek adına
üniversitemize Nishnova Kuluçka Merkezi diye bir yapı kurduk. Bu yapı sayesinde kendi yerli ve milli kaynaklarımızı üretmeyi destekliyor, bu anlamda öğrencilerimizin ve genç yatırımcıların önünü açıyoruz.

Artık günümüzde bir ülkenin veri güvenliği sadece resmi kurumlarının veri güvenliği ile değil; şirketlerin ve markaların veri güvenliği ile ölçülürken, yerli ve milli çözümler de her geçen gün daha da önem kazanıyor. Kullandığınız siber güvenlik çözümlerinde bu konuya önem veriyor musunuz?

Teknoloji ortağımız Turkcell ile internet altyapısı ve siber güvenlik konusunda tüm bilgi birikimlerimizi paylaşarak bu konuda birlikte hareket ediyoruz. Öğrencilerimizin özlük bilgileri, sınav sorularının ve cevaplarının güvenliği, dijital arşiv ve küçük veri ile büyük veri noktasında dijital paydaşlarımızdan da destek alarak %100 yerli ve milli çözümler ile ülkemizin özellikle dijital eğitim ve dijital teknolojiler alanında ilerlemesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu çerçevede en büyük paydaşlarımız aslında öğrencilerimiz. Özellikle Yazılım Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği ve Yönetim Bilişim Sistemleri bölümü öğrencilerimizi bu projelerin içerisine dahil ederek onları mezun etmeden doğrudan sektörel uygulamalar ile buluşmalarını öngörüyoruz.

Dijitalleşme odağında baktığımız zaman, kendi sektörünüzdeki konumunuza sahip olmak için nasıl fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?

Öncelikle bu süreci bu kadar sorunsuz ve hızlı bir şekilde geçirmemizi sağlayan mevcut altyapımız ve gitmek istediğimiz yer olan dijital eğitim için vakfımızın yapmış olduğu altyapı yatırımlarının etkisi olduğunu söylemem gerekiyor. Nişantaşı Üniversitesi olarak erken hamle yapmış olmamızın ve röportajın ilk kısmında da bahsettiğim gibi teknolojik yatırımlarımızı çok erken yapmış olmanın getirdiği avantaj ve pandemi  sürecinin zorladığı şartlar kapsamında ister istemez sektörün öncüsü olmuş bulunmaktayız. Biz teknolojik altyapıya yaptığımız yatırım sayesinde şu anda Türkiye’nin en iyi teknolojik altyapısına sahip üniversitesi olmakla yetinmiyoruz. Bu anlamda başka üniversitelere de destek olup rol model olarak gerek inovasyon paylaşımında gerek akademisyen paylaşımında gerekse teknik anlamda tüm üniversitelerin Nişantaşı Üniversitesi’nin teknik ve uygulama altyapısına yetişmesini sağlamak için destek oluyoruz. Ayrıca Nişantaşı Üniversitesi’nde okumayan üniversite öğrencilerinin de üniversitemizde öğrenim gören öğrencilerimizin sahip olduğu haklarla eğitim ve öğretim almalarını sağlamak konusunda destek oluyoruz.

Turkcell ile gerçekleştirmeyi planladığınız yeni projeler var mı?

Turkcell, teknoloji alanında en büyük çözüm ortaklarımızdan. Dijitalleşmeye dair tüm adımlarımızı üniversitemizin ilgili öğretim elemanları ve Turkcell’in Ar-Ge biriminin koordinasyonu ile sağlıyoruz. Bunun yanında, Turkcell Akademi bünyesindeki sertifika programlarının geliştirilmesi konusunda dış paydaş olarak katkı sağlama girişimlerimiz mevcut. Yine dijital arşiv ve kurumsal çözümler noktasında Turkcell en önemli teknoloji partnerlerimizden biri olarak hep yanımızda yer alıyor.

İlgili Haberler