Röportajlar“MDM Projesi ile pandemi döneminde süreçlerimizi kesintisiz yönettik”

Tepe Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Bora Doğualp, Bas Konuş ve MDM projeleri kapsamında geliştirdikleri ekip içi haberleşme ve güvenlik konularına dair detaylı bilgiler paylaştı...
26 Kasım 2020170

MDM uygulamasının cihazlarına üst seviyede koruma ve operasyonel süreklilik sağladığını söyleyen Tepe Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Bora Doğualp, “Turkcell altyapısı ve çekim gücü sayesinde, hizmet verdiğimiz her noktaya kesintisiz ulaşabiliyoruz.” dedi.

25 yıl önce vizyoner bir bakış açısıyla yola çıkarak kurulan Tepe Savunma, Türkiye’de güvenlik sektörünün kurumsal yapıya sahip ilk yüzde 100 Türk sermayeli oyuncusu. Bugün, herhangi bir sektör ayrımı olmaksızın, ihtiyaç duyan işletmelere özel güvenlik hizmeti ve güvenlik danışmanlığı sunan şirket; Türkiye’nin tamamında faaliyet gösterdiği gibi, yurtdışında da güvenlik danışmanlığı hizmeti veriyor. Yaptıkları başarılı çalışmalar ile ülke genelinde, her biri kendi sektöründe lider kuruluşlar tarafından tercih edilen Tepe Savunma, tecrübesi çeyrek yüzyıla yayılan güvenilir bir güvenlik firması haline geldi.

Tepe Savunma ve Güvenlik, 25 yıldan bu yana Türk ekonomisine ve faaliyet gösterdiği güvenlik sektörüne büyük katkılar sağlamakla kalmıyor, bireylerin olduğu kadar toplumun güvenliğini de tamamlayıcı ve hassas sorumluluklarla üstleniyor. 81 ilde faaliyet gösteren ve 13 bin kişilik kadroya sahip Tepe Savunma banka, otel, AVM, sanayi tesisi, deniz ve liman güvenliğindeki uzmanlığına, son yıllarda entegre ve kişisel güvenlik çözümleri sistemlerini de ekleyerek büyümeye devam ediyor.

Tepe Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Bora Doğualp, Bas Konuş ve MDM projeleri kapsamında geliştirdikleri ekip içi haberleşme ve güvenlik konularına dair detaylı bilgiler paylaştı…

Özellikle pandemi süreciyle birlikte dijital dönüşüm yolculukları hızlandı. Sizin dijital dönüşüm yol haritanızda hangi teknolojiler yer alıyor?

Her şeyin hızla değiştiği bir dünyadayız. Teknolojinin yarattığı toplumsal dönüşümün risk ve fırsatlarını iyi okuyanların güçlendiği ve ilerlediği; bunu gerçekleştiremeyenlerin ise risklere karşı korunmasız ve ekosistemin dışında kaldığını görüyoruz. Dijitalleşen dünyada var olabilmek; iş süreçlerindeki değişime ayak uydurabilmeyi, değişimi yönlendirebilmeyi ve hatta öncülük edebilmeyi gerekli kılıyor.

Tepe Savunma olarak, iş dünyasına giren tüm bilimsel, teknolojik ve inovatif yenilikleri yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda müşteri ihtiyaç ve beklentileriyle paralel olarak, bu gelişmeleri kendi sistemlerimize alıyoruz ve dahil etmeye de devam edeceğiz.

Dijital dönüşüm ile pandemiden çok daha önce yolları kesişen bir firmayız. Örnek vermek gerekirse, tedarikçilerimizle ve şirket içi tüm süreçlerimizin dijital olmasının yanında, yaklaşık iki yıldır RPA teknolojisiyle çeşitli iş süreçlerimizi robot yardımıyla insansız çalıştırır durumdayız.

Diğer yandan, yine pandemiden önce bu konuya ilişkin organizasyon değişiklikleri planlamış, operasyon ve uzaktan çalışabilir bazı ekiplerimizi yıl başında ofisten bağımsız çalışma düzenine geçirmiştik. Pandemiyle birlikte, elbette uzaktan çalışmanın şirket geneline yayılması, bu maksatla kullandığımız çeşitli entegre yapı yatırımlarının önemini ortaya koydu. Örneğin, Turkcell ile birlikte, geçtiğimiz yıllarda kısmen hayata geçirmiş olduğumuz MDM (mobil cihaz yönetimi) projesini çok rahatlıkla genele yaydık ve süreçlerimizi kesintisiz yönetebiliyor olduğumuzu gördük. Bulut teknolojilerini kullanıyor olmamız da bizi bu süreçte rahatlattı. İlerleyen dönemler için yine bulut teknolojileri, IoT ve VR üzerinde çalışacağımız alanlar olacak.

Bas Konuş Projesi’nden biraz bahseder misiniz? Turkcell’in bu projeye katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

Bas Konuş, telsiz haberleşmesinin yerini almaya başlayan dijital bir haberleşme sistemidir. Anlık sesli haberleşmenin yanında yazılı görsel haberleşme, konum servisi ve anons ya da raporu paylaşabiliyoruz. Sistem, lisans ve frekans tahsisi gibi sınırlamaları da ortadan kaldırıyor. Uzakta ve sahada dağınık iş yapan ekiplerimize toplu duyuru ve bildirimleri anında yapmamıza yardımcı oluyor. Üstelik yine anlık olarak sesli, yazılı ve görsel haberleşmeyi tek bir uygulama üzerinden ekibin tamamına veya oluşturduğumuz kapalı gruplara özel olarak yapabiliyoruz. Ayrıca tüm bu haberleşmenin kayıt altına da alınabiliyor olması, olası bir sorunda geriye dönük inceleme yapmamıza da çok ciddi fayda sağlıyor.

MDM Projesi ile şirket cihazı kullanımlarınızda ne tür faydalar elde ettiniz?

Şirketimizin Türkiye genelindeki tüm akıllı cihazlarını ve şirket cep telefonlarımızı Turkcell’in MDM uygulaması ile koruyor ve yönetiyoruz. Bizim için bilgi güvenliği son derece önemli ve akıllı cihazlara uzaktan müdahale kabiliyeti bizlere operasyonel süreklilik ve üst seviyede koruma sağlıyor.

Ayrıca ülkenin birçok noktasında faaliyet gösterdiğimiz için ekiplerimizin kontrollerini ve takibini yapabiliyor, acil durumlarda anında bilgi sahibi olarak müdahale edebiliyoruz. Özellikle pandemi döneminde bu uygulamayı operasyon ekibine ek olarak, şirket geneline de yaydık ve tüm arkadaşlarımızın uzaktan cihaz yönetimlerine destek sağlamış olduk.

Turkcell ekibi bu iki projede faaliyetlerinize nasıl destek sağladı?

Turkcell’in büyük altyapısı ve çekim gücü sayesinde, hizmet verdiğimiz en ücra yerlerdeki tesislerde bile herhangi bir iletişim sorunu yaşamadık. Turkcell’in sahip olduğu gücü hem yazılım hem de donanım desteğinde hep yanımızda hissettik. Özellikle MDM uygulamasında ciddi destek alıyoruz ve çok rahat çalışabiliyoruz. Herhangi bir aksaklık olduğu takdirde de kesintisiz olarak Turkcell desteğini zaman mefhumu gözetmeksizin alabiliyoruz. Turkcell ile iş birliğimiz sadece uygulamalarla sınırlı değil, kurumsal cihaz kiralama olarak aldığımız destekten de çok memnunuz ve bunu da arttırmayı hedefliyoruz.

Ürünleri kullanmaya başladıktan sonra ekip içi haberleşme ve güvenlik konularında ne tür kazanımlarınız oldu?

Öncelikle, haberleşme sistemimizde yaptığımız bu dijital dönüşüm sadece anlık sesli haberleşmeyi değil yazılı ve görsel haberleşme imkanlarına da sahip olmamızı sağladı. Bu imkanlarla hizmet verdiğimiz tüm tesislerin her noktasından anlık yazılı ve görsel veri almayı başarmış olduk. Bu da olayları analiz etme ve olaylara müdahale etme süremizi kısalttı. Ayrıca olay yerinden gelen yazılı ve görsel veriler, daha sağlıklı değerlendirmeler yapıp daha sağlıklı aksiyonlar almamıza yardımcı oldu. Lisans, frekans tahsisi ve telsiz çekim gücünü artırmak için ilave R/L yatırımı gibi konular gündemimizden çıktı. Uygulamaların iOS ya da Android tabanlı tüm cihazlarda çalışıyor olması donanım seçeneğimizi inanılmaz oranda arttırdı. Belli marka ya da ürünlere bağlı kalmadan Bas Konuş uygulamalarını kullanabiliyoruz.

Turkcell’in pek çok kurumsal ürünü olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda; farklı ürün ve çözümlerden de faydalanmayı düşünüyor musunuz?

Turkcell bizim için sadece bir altyapı sağlayıcısı değil aynı zamanda da önemli bir çözüm ortağı ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda her zaman yanımızda görmek istediğimiz güçlü ve güvenilir bir partner. Ekosistemdeki diğer oyuncularla beraber teknolojiyi en doğru şekilde kuran, uygulayan ve yaratan Turkcell’in ülkemizin geleceğine de inanılmaz katkı yaptığına ve yapmaya da devam edeceğine gönülden inanıyorum.

Turkcell ile başka projelerimizi de birlikte hayata geçirmek üzere çalışıyoruz. Dijital imza uygulamasına geçiş şu an üzerinde çalıştığımız projelerden. Ek olarak, kurumsal cihazlar üzerindeki iş birliğimizin de büyüyeceğini, IoT platformunda farklı projelere imza atacağımızı, tek ofis ve/veya akıllı çağrı merkezi uygulamalarında da projeler üretebileceğimizi düşünüyoruz.

İlgili Haberler