Röportajlar“5G’nin etkin olması ve verinin taşınabilmesi için güçlü fiber altyapı şart!”

"Pandemiyi fırsat bilerek fiber altyapı çalışmalarına hız verilmeli!"
24 Eylül 2020218

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci, “İnternetteki bir aksaklık tüm sektörlerin aksamasına sebep olur. Bu noktada hem 5G’nin etkin olarak çalışabilmesi hem de artan veri trafiğinin taşınabilmesi için güçlü bir fiber altyapı şart.” dedi.

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), 18 yıldır Kurucu Başkanı Yusuf Ata Arıak ile ortaya koyduğu özverili çalışmalarla sektöre önemli katkılar sundu. 6 Nisan’da Yusuf Ata Arıak’ın vefatının ardından Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlenen Halil Nadir Teberci ile TELKODER ve Türkiye’de Telekomünikasyon sektörünün geleceğini konuştuk…

Halil Nadir Teberci, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden 1987 yılında mezun oldu ve 1989 yılında İş Bankası’nda yazılım uzmanı olarak iş hayatına atıldı. 2000 yılında yine İş Bankası kuruluşu olan İşNet Elektronik Bilgi Üretim Dağıtım Ticaret ve İletişim Hizmetleri’nde İstanbul Bölge Müdürü olarak kariyerine devam eden Teberci, 2003 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde pazarlama alanında yüksek lisansını tamamladı. 2018 yılındaki emekliliğinin ardından Halil Nadir Teberci, şu anda TELKODER Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekle birlikte, TTM Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri A.Ş.’de de danışman olarak çalışmalarını sürdürüyor.

TELKODER olarak salgın sizi nasıl etkiledi, süreci nasıl yönettiniz?

TELKODER olarak tüm dünyada etkisi derinden hissedilen ve hala devam eden COVID-19 salgını süresince her zaman olduğu gibi sektörümüzün ihtiyaçlarını ve taleplerini dile getiren, bu noktada ilgili kurumları çalışmalar yapmaya motive eden bir anlayışla hareket ettik. Zira Telekomünikasyon sektörü tüm zamanlarda olduğu gibi bu dönemde de adeta bir lokomotif görevi gördü. Sektörün sorunlarının çözülmesi ve taleplerinin karşılanması halinde vatandaşların daha iyi hizmet alacağı anlayışıyla hareket ettik. Burada gerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı gerekse BTK ile tavsiye niteliğindeki görüşlerimizi paylaştık. Özellikle upload hızlarının artırılması noktasında önemli çalışmalar yaptık, veri merkezlerimizin bu süreçten etkilenmemesi için özel izinlerin çıkarılmasında etkin bir rol oynadık. Sektörümüzü yakından ilgilendiren ve artık önemli bir ihtiyaç haline gelen dijital abonelik kanun tasarısına ilişkin de daha kapsayıcı öneriler sunduk, bunların değerlendirileceğine inanıyoruz. Zira sektörde artık abonelik başlangıcı, numara taşıma ve abonelik feshi işlemlerinin dijital ortamda başlayıp dijital ortamda bitmesi büyük bir zorunluluk haline geldi.

“COVID-19 döneminde internetin önemi orta çıktı”

Peki, Telekomünikasyon sektörüne bakıldığında COVID-19 sürecinden nasıl etkilendi?

Bu süreçte sektörde faaliyet gösteren telekomünikasyon şirketleri diğer sektörlerdeki hizmetlerin aksamaması için büyük bir özveriyle çalıştı. Sokağa çıkma yasağının bulunduğu dönemlerde bile kendi sağlıklarını hiçe sayarak fedakârca çalışmaya devam ettiler ve pandemi sürecinde en önemli hizmet kolu olan haberleşme hizmetinin devamını sağladılar.

Öte yandan sektörün mali açıdan etkilendiğini de dile getirmemiz gerekiyor. COVID-19 nedeniyle ortaya çıkan ekonomik daralmalar ile sektörde, özellikle kurumsal tarafta abonelik iptalleri ve fatura tahsilatlarında sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Bu olumsuz durumlar başta alternatif işletmeciler olmak üzere sektörde faaliyet gösteren şirketleri ve çalışanları zorladı ve zorlamaya da devam edecek. Bu zorluk dolaylı olarak tüketicileri de zarara uğratabilir. Özellikle temsil ettiğimiz alternatif telekomünikasyon işletmecileri bu süreçte ekonomik pek çok sorunla karşılaştılar. Dernek olarak üyelerimizin yaşadığı sıkıntıları yakından takip ettik ve ilgili kuruluşlara, çözüm önerilerimizle birlikte raporladık.

Bunlara ek olarak pandemi dolayısıyla ülkemizde pek çok şirket uzaktan çalışma sistemine, eğitim-öğretim kurumları ise online eğitim sistemine geçti. Bu süreçte internet altyapısının önemi de ortaya çıktı. 2020 yılının ülkemizde iletişim ve fiber altyapısının yaygın olarak tesisi için çalışıldığı bir yıl olmasını diliyoruz.

Türkiye’de özellikle geçmiş dönemlerle kıyaslandığında son 5 yıldır sektörün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son yıllarda, TELKODER olarak birçok fırsatta elektronik haberleşme sektörünün reel anlamda büyümediğini, sektörde büyümeyi teşvik edecek politikalara ihtiyaç duyulduğunu dile getiriyoruz. Sektördeki “büyüyememe” sorununun maalesef halen devam ettiğini görüyoruz.

Son beş yıldır dolar bazında sektörün küçülmekte olduğu yaptığımız hesaplamalarda görünüyor. Bu küçülmeye, dolar kurunda yaşanan artışın neden olduğunu düşünüp, daha doğru ve reel büyümeyi gösterecek bir hesaplama yapmaya çalıştık. Bunu yaparken de, TL bazında ilerledik. 2003 yılını baz kabul ederek, sonraki yıllarda gelir üzerindeki enflasyon etkisini çıkardık, geriye kalan rakamlar bize sektördeki gerçek büyümeyi gösterdi. Buna göre, 2003 yılında yaklaşık 15 milyar TL olan telekom sektörü gelirlerinin 2019 yılı sonunda 15,1 milyar TL olduğunu görüyoruz. Son 5 yıla bakıldığında, sektörde gerekli tedbirler alınmazsa istenen büyümenin yakalanamayacağını öngörüyoruz.

“Pandemiyi fırsat bilerek fiber altyapı çalışmalarına hız verilmeli!”

Salgın sürecinde müşteri alışkanlıkları da değişti. Bu çerçevede TELKODER’in yakın dönem için çalışmaları var mı?

Pandemi döneminde, özellikle uzaktan çalışma ve yine uzaktan eğitim sistemleri haliyle tüketicilerin dijital hizmetlere olan talebini artırdı. Bu nedenle sadece biz değil aslında tüm dünya pandemi süresince dijitalleşmeye dönük uygulamalara, altyapı iyileştirme ve yatırımlarına daha fazla ağırlık vermeye başladı. Bu yönelim tüm dünyada telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren şirketler için büyük bir fırsat barındırıyor. Ancak ülkemize baktığımızda, pandemi sonrası ortaya çıkacak dijitalleşme dalgasının sektörün yararına olabilmesi için sektör sorunlarının iyileştirilmesinin ya da ortadan kaldırılmasının kritik bir önem taşıdığını görüyoruz. Fiber altyapılarımız kısa vadede büyük bir problem yaratmadı ancak dijitalleşmenin hayat tarzı olmaya başlaması, ilerleyen dönemlerde bu alanda sıkıntılar yaşanabileceğine işaret ediyor. Şu an mevcut 396 bin 905 km’lik (BTK 2020 1. Çeyrek Pazar Verileri Raporu) fiber altyapımız komşu ülkelerle karşılaştırıldığında yetersiz kalıyor. Bu nedenle pandemiyi bir fırsat olarak değerlendirip fiber altyapı çalışmalarına hız verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dernek olarak her zaman olduğu gibi fiber altyapı çalışmalarının yaygınlaşması için sektörün tüm paydaşlarıyla hareket etmeye ve onlara tavsiyelerimizi sunmaya devam edeceğiz.

Yine bu dönemde değişen müşteri talepleri, derneğimizin de yıllardır üzerinde durduğu ıslak imza şartı olmadan abonelik yapılması konusunun öneminin, ilk kez kurumlar tarafından anlaşılmasını sağladı. Tüketici alışkanlıklarının değişmesine paralel olarak ortaya çıkan dijital abonelik çalışmalarının bugüne kadar hayata geçirilmemesi teknoloji, bilişim, yeniliğin merkezi olan elektronik haberleşme sektörü açısından büyük bir eksiklik idi. Pandemi döneminde ıslak imzasız aboneliğe ilişkin düzenlemeleri içeren Kanun Teklifi 26 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu Kanun ile 5809 sayılı kanunda elektronik ortamda abonelik tesisine imkân verecek bazı değişiklikler yapıldı ve bu uygulamaya ilişkin düzenleme yetkisi BTK’ya verildi. BTK tarafından hazırlanacak olan ikincil düzenlemede, tüketicilerin elektronik haberleşme hizmetlerini internet üzerinden alınan dergi, ürün veya ITH hizmetlerinde olduğu gibi kolay yöntemlerle almasına olanak sağlanmalıdır. Yine, aboneliklerin elektronik ortamda tesisine yönelik uygulamanın, COVID-19 salgınının da etkisiyle, müşteri ile hizmet sağlayıcıyı yüz yüze getirmeden, mesafeli olarak, elektronik ortamda başlayıp elektronik ortamda sonlandırılacak şekilde yapılmasına imkân verilmelidir. Uygulaması kolay ve amaca uygun bir yöntemle bu düzenlemenin hayata geçmesi, sektörümüzde dijitalleşme adına çok önemli bir başarı olacaktır. TELKODER olarak bu noktada çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

5G’yi özellikle içinde bulunduğumuz olağandışı dönem göz önüne alındığında nasıl değerlendiriyorsunuz? 5G sektörde ne tür dönüşümleri beraberinde getirecek?

Derneğimiz neredeyse kurulduğundan bu yana telekom altyapısının önemini her fırsatta dile getirdi. Telekom altyapısının sadece telekom sektörü için değil diğer sektörler ve hatta tüm ekonomi için olmazsa olmaz bir unsur olduğunu bu pandemi süreci bize daha iyi anlattı. Telekom altyapısını nerelerde kullandık? Çocuklar uzaktan eğitimi internet altyapısı üzerinden aldı, bizler iş görüşmelerimizi, toplantılarımızı internet altyapısı üzerinden sağladık, sevdiklerimizle internet altyapısını kullanarak görüntülü görüşme yaptık, internet altyapısını kullanarak güncel haberlere ulaştık, gazeteleri okuduk. Yine internet altyapısını kullanarak ekmek ve su dahil olmak üzere tüm ihtiyaçlarımızın kapımıza kadar gelmesini sağladık. Ülkemizde salgının bertaraf edilmesine yönelik aşı çalışmaları da dahil tüm akademik/Ar-Ge çalışmalarını internet ortamı üzerinden yürüttük, yani kısaca eğitimden, sağlığa, kültüre kadar hayatımızı internet ortamı üzerinden normalleştirdik.

İnternet her sektörün olmazsa olmazı ve hatta en kritik sektördür. Bu sektördeki bir aksaklık tüm sektörlerin aksamasına sebep olur. Bu noktada, hem 5G’nin etkin olarak çalışabilmesi hem de artan veri trafiğinin taşınabilmesi için güçlü bir fiber altyapı şart. Bu alanda yatırım yapmak isteyen çok sayıda firma bulunuyor. Önümüzdeki süreçte bununla ilgili çözümlerin kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere sahiplenilmesi ve özel sektör eliyle tüm ülke çapında hızla ve yaygın olarak fiber altyapı şebekesinin tesisinin sağlanmasını temenni ediyoruz.

İlgili Haberler