Röportajlar“5G ile rekabet şartları yeniden belirlenecek!”

13 Ağustos 20203944

5G’nin kullanıma sunulmasıyla birlikte tüm iş yapış şeklinin değişeceğini söyleyen Mobil Servis Sağlayıcı İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin, “Tüm sanayi şirketlerinin üretim ve satış yapıları yeniden şekillenecek, mobil geniş bant içinde sunulacak olan bu hız imkânı rekabet şartlarını yeniden belirleyecek.” dedi.

Prof. Dr. Kerem Alkin dijitalleşmenin, teknolojik gelişmelerin ve mobilitenin hayati öneminin ve Türkiye’nin kalkınmasına olan katkısının bilincinde olan başarılı bir ekonomist… 10 yıldır gönüllü olarak Mobil Servis Sağlayıcı İş Adamları Derneği (MOBİLSİAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Alkin, MOBİLSİAD’ı kurarken haberleşme, bilişim ve medya sektöründe “mobil teknoloji platformu” üzerinden katma değerli servis, ürün, hizmet ve teknoloji üreten ve geliştiren işletmeciler arasında yakın dayanışma ve iş birliği oluşturmayı hedeflediklerini ve çalışanlarıyla birlikte hedeflerinin çok ötesine geçtiklerini paylaştı.

Pandemi süreci ve 5G’nin mobilde ne tür dönüşümleri getireceğini Prof. Dr. Kerem Alkin İşte Teknoloji okurları için anlattı…

İşte Teknoloji okurlarına MOBİLSİAD’ı anlatmanızı isteriz. Kuşkusuz Türkiye’nin en önemli derneklerinden biri…

2009 yılında 24 sektör temsilcisi üye ile kurulan MOBİLSİAD, aynı yönetim ekibiyle 11 yıldır faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Kurulduğumuz günden bu yana, derneğimizde iş alanımızın doğru ticaret kuralları çerçevesinde yapılması konusunda iç düzenlemeler kaleme aldık ve üyelerimizin bu düzenlemelere uyumu konusunda öz denetim mekanizmaları oluşturduk. Kamu kurumlarıyla, tüketici şikayetlerinin çözülmesine yönelik iş birlikleri kurduk. Sektörümüzün gelişimi ve teknoloji KOBİ’lerimizin tüketici haklarını koruyarak eşit rekabet koşulları altında faaliyet gösterebilmeleri adına kamu ile güçlü temaslarımız oldu ve pek çok regülatif düzenlemeye katkı sağladık. Düzenlediğimiz etkinlikler, katıldığımız fuarlar, yayınladığımız manifesto ve basın bültenleri, gerçekleştirdiğimiz ticaret heyetleri ve hazırladığımız sektör raporları ile daha da güçlü bir sivil toplum kuruluşu haline geldik.

Kurulduğumuz günden itibaren, Katma Değerli Elektronik Haberleşme sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizle birlikte içinde bulunduğumuz mobil servisler sektörünü, bir sivil toplum kuruluşu olarak başarıyla temsil etmeyi sürdürüyoruz.

İçinde bulunduğumuz bilgi ve dijitalleşmeye dayalı ‘akıl çağı’nda, tüm endüstrilerin dijitalleşmesi ve mobil geniş bant internetin yaygınlaşması ile birlikte tüm sektörlerin iş yapış şekillerinin de ‘mobil’ olmaya başladığı bir dönemdeyiz. Biliyoruz ki, COVID-19 sonrasındaki dönemde, mobil iş süreçleri daha da katlanacak ve mobil olmayan hiçbir sektör kalmayacak. Son dönemde yaşadığımız pandemi süreci, mobilitenin ne kadar hızlı bir şekilde geliştiğini ve nasıl bir kırıcı rekabete neden olduğunu göstermiş oldu. Mobil geniş bant internetin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte bu değişim ve hız artarak devam edecek.

Geçmiş 10 yıl ile kıyaslandığında mobil süreç ve teknolojilerin gelişimi Türkiye’de nasıl ilerledi?

Hiç şüphe yok ki, Türkiye teknoloji dünyasının önemli bir parçası olarak yer alıyor, ülkemizde mobil süreçler ve teknolojiler hızla gelişiyor, kullanıcılar da buna çok hızlı adapte oluyor. e-Devlet projesinin başarısı kamunun dijitalleşmesine yönelik olarak; Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yürüttüğü geniş kapsamlı ve etkin projelerle, bir yandan da Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sağlamış olduğu Ar-Ge teşvik ve destekleriyle mobilitenin gelişimine adeta hız kattı. Kamunun bu alandaki destekleri ve öncülüğü büyük önem taşıyor. Ancak, bu gelişim yapısı içinde sadece teknolojileri kullanan bir ülke olmaktan öte, aynı zamanda teknolojiyi üreten bir ülke olmamız da önem arz ediyor.

İlgili Bakanlıklar bu anlamda yerli teknolojilerin tasarımı, üretimi ve satışı noktasında destek veriyor. Bu katkılar ile milli ve yerli yeni teknoloji ürün ve hizmetlerimizin sayısı hızla artarken global pazarda da ciddi rekabet imkânımız oluşuyor. En son bir oyun şirketimizin global bir oyun şirketi tarafından milyar dolar mertebesinde satın alınması da bunun en büyük göstergesidir. Geçmiş 10 yıla kıyasla bugün gelinen noktada ülkemiz, hızla teknoloji tüketen değil üreten bir ülke olma noktasına geldi. Türkiye’nin teknoloji üretme hızı artarak devam edecektir.

Hepimizi büyük ölçüde etkileyen bir süreçten geçtik ve geçmeye devam ediyoruz. MOBİLSİAD olarak COVID-19 süreci sizi nasıl etkiledi, neler yaptınız, süreci nasıl yönettiniz?

Tüm dünyayı etkileyen bu salgın süreci doğal olarak, MOBİLSİAD çatısı altında toplanan mobil servisler sektörünün temsilcilerini de etkiledi. Ancak içinde bulunduğumuz sektör, “mobilite” kavramını barındırıyor olması sebebiyle uzaktan çalışmaya son derece müsaitti. Hatta bazı üyelerimizin evden çalışmaya müsait olan iş modelleri sayesinde bu yeni duruma hemen adapte olduklarını söyleyebilirim.

Ancak hiç şüphe yok ki, iş yapış ve sunuş şekillerinde büyük değişimlere neden olan bu salgın süreci tüm endüstrileri etkiledi. Bazı sektörlere olumsuz yansımaları olurken, mobil servis sektörü son derece olumlu yönde etkilendi. Teknolojiye ve teknolojik yazılım ürünlerine olan ihtiyacın evde kalma sürecinde artmış olması, beraberinde teknoloji kullanım miktarlarını yükseltti. Tüm üyelerimiz teknoloji KOBİ’leri olduğu için bu süreci diğer sektörlere kıyasla en az hasar ile atlattılar ve yaşanan gelişmelerden yeni iş fırsatları, Türk insanının hayatını kolaylaştıracak uygulama ve yazılımlara odaklandılar. Hatta bazı üyelerimiz bu sıkıntılı süreçten bu sayede büyüyerek çıkmayı da başardılar.

Pandemi sürecinde mobil teknolojilerin öneminin her zamankinden çok daha fazla arttığını görüyoruz. Bu noktada; MOBİLSİAD’ın çalışmaları var mı ya da olacak mı? Özellikle mobil teknolojilere olan müşteri ilgisi sektörü ne yönde etkiliyor?

Pandemi sürecinde mobil teknolojilere olan ihtiyacın artmış olması ve sokağa çıkma yasağı, şehirler ve ülkeler arası seyahat yasağı ile birlikte tüm dünyada iş yapma ve yaşama şekillerini hızlıca değiştirdi. Gerek sosyal hayatta gerekse iş dünyasında insanlar arasındaki tek iletişim kanalı internet tabanlı uygulamalar olmaya başlayınca da internet kullanım oranları çok arttı. Bu artış, beraberinde mobil teknolojilere olan talebi de artırarak doğal olarak bu alanda yeni yatırım ve istihdam ihtiyaçlarını doğurdu. Her ne kadar ani oluşan bu durumu, salgın sürecinde yönetmek oldukça zor olsa da dernek olarak üyelerimizle birlikte bu süreçten başarıyla çıkmış bulunuyoruz. Gelinen nokta itibariyle salgın süreci devam ederken dernek üyesi sektör temsilcilerimiz bu duruma karşı oldukça hazırlıklılar.

Teknoloji KOBİ’lerimiz mobil teknolojilere karşı halihazırda var olan; ancak bu pandemi sebebiyle olağanüstü artış gösteren kullanıcı talebini karşılamak için tüm güçleriyle çalışmaya devam ediyorlar. Oluşan ‘yeni normal rekabetçi yapı’ içerisinde kalıp hizmetlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Şüphesiz ki bu yeni normalde mobil servisler pazarı yeniden, yeni ürün ve hizmetler ile şekilleniyor olacak. Bu yeniliğe uygun olarak hızlı değişim sağlayan şirketler, yeni yapının içerisinden hak ettikleri payı alacaklardır.

COVID-19 salgını, pek çok yeni iletişim ve iş birliği uygulamalarına zemin hazırladı. Bu çerçevede MOBİLSİAD’ın çalışmaları var mı?

Evet, bu konuda kamu, bakanlıklar ve üyelerimiz ile birlikte bazı çalışmalarımız bulunuyor. Yakın zamanda sonuçlanmasını takiben duyurusunu yapıyor olacağız.

5G’yi özellikle içinde bulunduğumuz olağandışı dönem göz önüne alındığında nasıl değerlendiriyorsunuz? 5G mobilde ne tür dönüşümleri beraberinde getirecek?

Mobil geniş bant için yapılan her yeni teknoloji yatırımı müthiş bir yaratıcı rekabet ortamı yaratıyor ve yeni teknolojiler, beraberinde büyük bir hız ve yeni iş fırsatları sunuyor. Teknolojide hız bereket demektir ve tüm endüstrileri olumlu yönde etkilemektedir. Bu yeni teknolojinin getirdiği imkanlara uygun olarak kendi dijital dönüşümünü yapamayan şirket veya sektörler de varlığını maalesef sürdüremiyor.

‘Dijital Dönüşüm’ Türkiye için bir ‘Milli Mesele’dir. Bu noktada, Türkiye’nin fiber optik kablo altyapısını güçlendirmek ve artırmak adına, Hükümet ve ilgili bakanlık ve kurumların bir makro strateji oluşturması ve inisiyatif alması gerekiyor. Bu konunun yerel yönetimlerin ‘gelir kapısı’ anlayışından mutlaka uzaklaştırılması da gerekiyor. Ayrıca, 5G için, Türkiye’nin yerli teknik cihaz ve yazılım becerisini hızla yoğunlaştırmak adına, Ar-Ge ve tasarım süreci hızlandırılmalı. ‘Milli Fiber Optik Kablo Sistemi’ için Türkiye’deki tüm telekom operatörlerinin dahil olacağı ortak bir şirket kurulması fikri gündeme alınmalıdır. 2023 Hedefleri’ne ulaşmak için, bu konulara öncelik verilmesi elzemdir.

Ülkemizde 5G’nin kullanıma sunulması ile birlikte tüm iş yapış şekillerimiz değişecek. Pandemi sürecinde bunun nasıl bir ihtiyaç olduğunu çok daha net görmüş olduk. Bu yeni 5G teknolojisi ile birlikte başta sağlık, finans, eğitim, turizm ve medya gibi sektörlerde ciddi değişimler yaşanacaktır. Tüm sanayi şirketlerinin üretim ve satış yapıları yeniden şekillenecek, mobil geniş bant içinde sunulacak olan bu hız imkânı rekabet şartlarını yeniden belirleyecektir. Bu yeni rekabet yapısı içinde, MOBİLSİAD tüm üyeleri ve paydaşları ile birlikte yerini alacak.

İlgili Haberler