Röportajlar“Turkcell kalitesi Logo’nun servis kalitesini artırmada etkili oldu!”

10 Ağustos 20204458

Turkcell ile çalışmanın birçok avantajını yaşadıklarını söyleyen Logo Grup İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm Başkanı Hande Yalgın, “Dijital dönüşüm kapsamında pek çok ilave imkan sunularak işlerimizin aksamadan ilerlemesi sağlandı. Turkcell kalitesi, Logo’nun dış müşterilerine verdiği servislerin kalitesini artırmada etkili oldu.” dedi.

1998 yılında PERYÖN’de başlayan yolculuğu Koç Holding – Avis Rent A Car, Arkas Holding, Turkcell, Yıldız Holding gibi kurumsal firmaların İnsan Kaynakları, Organizasyonel Değişim ve Gelişim alanlarında farklı pozisyonlarda devam eden Hande Yalgın, 2018 yılında Logo ailesine katıldı. İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm Süreçlerinden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak sürdürdüğü görevine, Haziran 2019 itibariyle Logo’nun yurtiçi ve yurtdışındaki tüm grup şirketlerinden sorumlu İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm Grup Başkanı olarak devam eden Yalgın, 22 yıllık insan kaynakları deneyimine bağlı olarak, COVID-19 sonrası İK dönüşümünü, Logo Yazılım’ın bu sürece adaptasyonunu, bu doğrultuda gelecek yıl planlamalarını ve yeni normalde İnsan Kaynakları’nı İşte Teknoloji okurları için anlattı…

Bu dönemde Logo Yazılım’da değişimler yaşandı mı? COVID-19 döneminde dijital adaptasyonunuz ve yönünüz nasıl oldu, anlatır mısınız?

COVID-19 döneminde, yaptığımız işin doğası da bu sürece eklenince değişimler yaşandı. Öncelikle biz dijital dönüşüm çözüm ortaklığı yapan bir teknoloji şirketi olarak kendi içimizde dijitalleşme tasarımını pandemi öncesi zaten başlatmıştık. Lo – Go Digital olarak adlandırdığımız bu çerçeve kısaca dönüşümü 4 boyutta (bakış açısı ve beceriler, çeviklik, bilgi, süreçler) ele alan ve planlamamızı sağlayan altyapı olarak özetlenebilir. İnsana ve organizasyona değen bütün uygulamalarımızı işe alımdan eğitime, performans yönetiminden çevik çalışmaya kadar bu taban üzerine kurguladık. Dolayısıyla bu sürece hazır yakalandık diyebiliriz.

Bununla beraber tüm çalışanlarımızın sağlığını her şeyin önünde tutuyoruz ve ilk günden itibaren Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı’nın tüm önerilerini adım adım takip ediyor, buna uygun aksiyonlar geliştiriyoruz. Bu kapsamda Mart ayının başında “Çalışan Sağlığı, Güvenliği ve İş Sürekliliği Masamızı” kurduk ve yurtdışından gelen çalışanlarımızı 14 gün uzaktan çalışmaya geçirdik, 17 Mart itibariyle de Logo Yazılım olarak uzaktan çalışma sistemine geçtik. Uzun süredir uyguladığımız bir planımız olması sayesinde COVID-19 sürecine çok hızlı adapte olabildik. Bu sayede bir günde uzaktan çalışma sistemine geçiş yapmaya karar verip eş zamanlı uygulamaya alabildik diyebilirim.

Çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliğinin yanı sıra onları sosyal anlamda da desteklemek amacıyla “Evde”’yiz platformumuzu kurduk. Bu platformda haftalık olarak başta CEO’muz olmak üzere çalışanlarla bir araya geldik, farklı konularda çalışanları destekleyecek webinarlar ve boş vakitlerinde ailece vakit geçirebilecekleri kaynakları paylaşmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda çalışanlarımızın doğru kaynaklara ulaşmasını hedefleyerek, intranet içerisinde “COVID-19 bilgilendirme platformu” da hazırladık.

Dijital dönüşüm zaten hayatımızdaydı; ancak COVID-19 sürecinde dönüşüm için bir bakıma mecburiyet de ortaya çıktı. Peki, bu süreçte sizin tarafınızda İK’daki dönüşüm nasıl oldu?

Logo Yazılım olarak, Lo – Go Digital çerçevemiz kapsamında tasarladığımız yetkinlik setlerine dijital öğrenme setleri ekledik. Bu sebeple geçtiğimiz yıldan beri çalıştığımız tüm konuların meyvesini almaya başladık. Bu kapsamda da öncelikle İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm birimi olarak, biz nasıl dijital dönüşümü başarırız yolculuğu ile beraber LAPIS süreçlerini bölümümüze entegre ettik. Logo Agile Process Improvement System olarak adlandırdığımız çevik metodolojiler ve yalın üretim felsefesinden esinlenerek geliştirdiğimiz, iyileşme odaklı ürün geliştirme modelimizi İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm birimi olarak kendimize uyarladık. Müşteri odaklılık, verimlilik artışı, sistematik ve iyileşme odaklı çalışma prensiplerine dayanan sistemin bize evrilmesi de sürece daha hızlı adapte olmamıza olanak sağladı. Tüm İOD ekipleri olarak çevik çalışmayı benimsedik. Buna pandemi süreci öncesinde başlamıştık ki bu süreçte ise geçişleri tüm birimler olarak tamamladık ve çevik çalışma yapısına geçtik.

Bunun dışında son 1 senedir işe alım süreçlerimizin büyük kısmını ise son aşamaya kadar dijital olarak yapmaya başlamıştık. Ayrıca şimdi bünyemize yeni katılan Peoplise ile bu süreci daha da ileriye taşımayı, halihazırda stajyerlerimiz için var olan online oryantasyon ve onboarding süreçlerimizi daha da iyileştirmeyi düşünüyoruz.

Evden çalışma döneminde dijitalleşme çalışanlara ne tür kolaylıklar sağladı? Bu noktada temel zorluklar ve eksik noktaların üstesinden nasıl geldiniz?

Şirkete dijital dönüşümün önemini çok uzun zamandır anlatan bir kurum olarak burada, kendimizi fırsatları değerlendiren bir şirket olarak konumluyoruz. Yaptığımız her yeni uygulamanın gerçekte ne yaşıyorsak onunla uyumlu olmasına özen gösteriyoruz. Aynı zamanda kurumun finansal yükümlülükleri, fiziksel lokasyon kullanmamaktan kaynaklanan avantajlar ve çalışanların mutluluğu, iş sürekliliği ve refahı arasında bir denklem kurduk diyebiliriz. Bunu yapabilmemizde dijitalleşme kapasitemizi kullanabilmemizin büyük rolü oldu. Çalışan bakış açısıyla gerçekleştirdiğimiz çalışmalar kapsamında; çalışanlarımıza yönelik yaptığımız anketlerle onların neye ihtiyacı olduğunu anlama, memnuniyet seviyelerini ölçme gibi araştırmalar yaparak buna uygun çalışmalar yaptık. Endişeli olan çalışanlarımız için kaygı eğitimleri düzenledik ve çocuklarla evde çalışma rehberi hazırladık. Uzaktan çalışmaya geçtiğimiz andan itibaren tüm Logolular toplamda 1430 saat eğitim aldılar. Evden çalışmaya geçtiğimiz ilk hafta 95 liderimizle “uzaktan liderlik” eğitimi paylaştık. Liderlik Gelişim Programımızın bir uzantısı olarak “Online Koçluk Seansları” çalışması başlattık ve 10’ar kişilik gruplar halinde liderlik yetkinliklerini geliştirme egzersizleri yapmaya devam ediyorlar.

Uzaktan çalışma dönemimizin devam etmesi nedeniyle hem liderlerimizin hem de tüm çalışanlarımızın bu sürece daha kolay uyum sağlayabilmesi için Uzaktan Performans Gelişim Atölyesi projemizi hayata geçiriyoruz. Tasarımını ve içerik üretimini kendi kaynaklarımızla yaptığımız atölye programı; performans yönetimi, geri bildirim, performans görüşmeleri, yetkinlikler, uzaktan çalışma modelinin getirdiği yeni dinamikler gibi pek çok konudaki içeriğin yanı sıra e-öğrenme modülleri, webinarlar ve makaleler de desteklenen bir gelişim yolculuğu formatında tasarlandı.

Genel çerçevede baktığımızda yeni normal tanımı İK süreçlerini nasıl etkiliyor, İK’nın dönüşümünde daha çok hangi teknolojilerin ağırlığını göreceğiz?

İş dünyasının böylesine bir dönemden sonra bazı alışkanlıklarını değiştireceğini düşünüyoruz. Sektörlere göre farklılaşan yeni uygulamaların söz konusu olmasını bekliyoruz. Beş kuşağın bir arada olduğu böylesine bir dönemde öncelikle liderlik yetkinliklerinin bu dönüşümü her kuşakla yürütebilecek şekle evrilmesi gerekiyor. Bu dönüşümün içeriğinde, elbette uzaktan ve esnek çalışma unsurları olduğu gibi Endüstri 4.0 ve 5.0 farkındalığının olması, yeni roller ve çalışma şekilleri tasarlayabilme, şu an içinden geçtiğimiz dönem gibi bilinmeyen durumlardan fırsat yaratma, ekip üyeleri arasında daha sıkı iletişim ağları kurabilme ve motive tutulabilmesi gibi yetkinlikler de öne çıkmaya başladı.

Biz Logo olarak, pandemi öncesinde tasarladığımız ve şu an uygulamada olan Lo – Go Digital çerçevesi ile hayatımıza devam edeceğiz. Bu paralelde yeni çalışma şekillerimizi de hızlı bir şekilde devreye aldık ve almaya devam edeceğiz. Burada önemli olan çalışanların nabzını sürekli tutan anketler yapmak, verimliliği ve bağlılığı takip etmek, genç yeteneklerin organizasyona katılmaya devam etmesi ve uzaktan oryantasyon, onboarding, staj, proje yürütme gibi kurumsal kapasitelerin oluşturulması olacak. Bu kapasitelerin oluşturulmasında aynı zamanda kendi İK yazılımlarımızı kullandığımızı da belirtmem lazım. Dolayısıyla hem yazılım hem mobil entegre uygulamalar bizim hayatımızı oldukça kolaylaştıran ve her kurum için gerekli platformlar ve altyapılar diye düşünüyorum. Bunları takiben İK paylaşımlı servislerde chatbot altyapısı da hem üstünde çalıştığımız hem de zaman kazandıran ve İK analitik verilere girdi olan uygulamalardan bir tanesi.

Biz de dijital dönüşümün bir parçası olarak geçtiğimiz yıldan beri devam eden planımıza uygun olarak hem iç hem de dış işe alımlarımıza online olarak devam ettik. Bunun yanında yeni işe başlayan çalışma arkadaşlarımızın oryantasyon ve onboarding süreçlerinin tamamı online olarak gerçekleşiyor. Ayrıca her yıl 4 binin üzerinde başvuru aldığımız staj programımız LOG-in de bu yıl hazırlanan özel müfredatıyla uzaktan gerçekleşecek. Adaylar teknik test (.NET ve Java dilinde), video mülakat, vaka çalışması ve kişilik envanteri gibi işe alım süreçlerine dahil edildi. Stajyerler bu süreçte oryantasyon programı, sosyal beceriler ve teknik eğitimlere online olarak katılacaklar. Geçtiğimiz yıl stajı tamamlayan 76 öğrenci içinden 18 stajyer, kariyerlerine Logo’da devam etme fırsatı bulmuştu. Bu yıl da benzer şekilde staj yapacak öğrencilerin ileride bizimle çalışmaya devam etmesini hedefliyoruz.

Ayrıca online eğitim ve gelişim programlarımız son 1 senedir daha yoğun hale gelmişti, şimdi ek olarak performans ve kariyer yönetimi süreçlerimiz, revizyonlar ve ek modüllerle uzaktan liderliğe ve uzaktan çalışma kültürüne uygun hale getirildi. Bu sistemlerin hepsinin yürütülmesinde ekonomi ve empati arasındaki dengeyi şeffaf iletişim ile kuruyoruz.

Turkcell ile ne tür iş birlikleriniz var? Biraz da bu konudan bahsedebilir miyiz?

Turkcell ile birçok ortak projenin altına imza atmış durumdayız. 2015 yılında halen süregelen anlaşmamızla tüm ofisler için MPLS hizmeti (kapalı network) ve internet hizmeti (DDOS dahil) konularında Turkcell’den hizmet almaya başladık. Sonrasında 2017’den bu yana devam eden Gebze ve Dudullu veri merkezlerinde yedekli Private Sanal Veri Merkezi Hizmeti, 2019 yılında vermeye başladığımız SOC Hizmeti, Pentest, Firewall, Backup ve Load Balancer hizmetleri, Türkiye, Romanya ve Hindistan şirketlerimiz için Office 365 program kiralamasının Turkcell üzerinden yapılması gibi kapsamlı çalışmalarımız var.

Turkcell ile çalışmanın birçok avantajını yaşadığımızı belirtmek gerekiyor. Örneğin; dijital dönüşüm kapsamında mobile telefon ve hat verilmesi, pandemi döneminde ilave internet paketleri de sağlanarak işlerimizin aksamadan ilerlemesi sağlandı. Yine Office 365 hizmeti ile uzaktan da çalışmalarımıza devam edebiliyoruz. Ayrıca Turkcell kalitesi Logo’nun dış müşterilerine verdiği servislerin kalitesini artırmada etkili oldu.

Bu yılın ilk yarısındaki beklenmedik gündemlerden sonra, yılın ikinci yarısı ve gelecek yıl için planlamalarınız neler olacak?

Bu süreçle birlikte İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm olarak yoğunlaşmış olduğumuz üç temel alana daha da yoğunlaşmaya devam edeceğiz: Liderlik, şirket kültürü, organizasyon ve süreçlerin dönüşümü…

Liderlik konusundaki odağımızda kendine, işine ve ekibe liderlik, empati, koç liderler, duygusal zekâ, uzaktan liderlik konularını alırken; şirket kültürü için çeviklik, açıklık, ürün odaklıdan süreç odaklıya dönüşüm; hem kurumun hem de çalışanların çevik olabilmesi odağımızda ise online koçluk, gelişim merkezine dahil olma ve geri bildirim programı yer alıyor. Organizasyona ve süreçlerin dönüşümü konusunda ise uzaktan çalışma kültürü, uzaktan liderlik, uzaktan ekip motivasyonu ve performans yönetimi gibi konuların yanı sıra yeni çalışma şekline bağlı ve ihtiyaca göre değişiklik yapmayı odağımıza alıyoruz.

Toplamda dünyadaki bu değişimle beraber, Lo – Go Digital ile zaten 4.0 geçişine göre kurgulanmış olan stratejilerimiz ana hatlarıyla değişmemiş olsa da içerik olarak farklı inisiyatiflere hizmet ederek hayatına devam edecek.

İlgili Haberler