Röportajlar“Teknolojik olarak 5 yıl sonra ulaşacağımız noktaya şu an hızla ilerliyoruz!”

16 Temmuz 20206306

Pandemi sürecini ve turizm sektörünün yeni normalini değerlendiren Murat Toktaş sektörde alınan tedbirler, dijital teknolojiler ve sektörün geleceği hakkında önemli bilgiler paylaştı. Halen North Point Hotelleri Genel Koordinatörlüğü’nü yapmakta olan Murat Toktaş ile COVID-19 dönemi ve sonrasındaki Turizm sektörünü ve bundan sonraki süreçte teknolojinin sektöre olası katkılarını konuştuk…

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Toktaş, 1988 yılında stajyer olarak başladığı turizm sektöründe 30 yılı aşkın tecrübesi ile farklı alanlarda görevini sürdürmeye devam ediyor. Özellikle yeni otel açılışları, otel fizibilite çalışmaları, satış pazarlama, bütçeleme, gelir yönetimi gibi konularda sektörün önemli isimleri arasında bulunan Toktaş, ayrıca uzun yıllardır Anadolu’da turizmci ve otelcileri bir araya getirip bir değer yaratmak için verdiği mücadele ile de biliniyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nin ulusal turizm platformuna taşınması ve sektörde söz sahibi olması adına çalışmalar yürüten Murat Toktaş, aynı zamanda Türkiye Turizm şura üyeleri arasında bulunuyor.

COVID -19 dönemi nasıl geçti, biraz anlatır mısınız?

Otelcilik ve turizm sektöründe, işlerin devam etmesi için seyahatlerin olması gerekiyor. Bu seyahatler de ağırlıklı olarak iki nedenden kaynaklanıyor. Birincisi turistik amaçlı seyahatler, ikincisi iş amaçlı seyahatler. COVID-19 süreci boyunca hem ülkelerin kapılarını birbirlerine kapatmış olmaları hem de şehirler arası seyahatlerin de kısıtlanmış olması bu seyahatleri engelledi. Doğal olarak bu tedbirlerin de alınması gerekiyordu. Bu tedbirler, bu şekilde alınınca ve pandemi de hızla devam edince bunlar biraz daha sıkı uygulandı. Haliyle birçok kişi hem şehir dışına çıkamadı hem de bazı işyerlerimiz minimum kapasiteyle çalışmaya devam etti. Bazıları ise kapandı. Bu hem turistik amaçlı seyahatlerin hem de iş amaçlı seyahatlerin durmasına neden oldu. Bunun neticesinde de Türkiye genelinde birçok tesisimiz kapılarını kapattı ya da açık olanlar da sembolik olarak açık kalmayı sürdürdü. Onlar da çok az personel sayısıyla çok az müşteri kapasitesiyle süreçlerine devam etti. Bunlar da zaten ticari amaçlı bir açıklık değildi. Bu dönemde de açık olan tesislerimizde kâr elde edemedik.

Peki, bundan sonra önlemler dahilinde sektörün açılacağı konuşuluyor. Bu önlemler çerçevesinde neler yapılacak?

Önlemlerin başında sağlık turizmi belgelendirmesi geliyor. Bundan yaklaşık bir ay önce Sayın Turizm Bakanımız açıklamasını yapmıştı. Türkiye’nin yaptığı bu çalışma hem Avrupa’da hem dünyada bir ilk çalışmaydı. Buradaki amaç özellikle yurt dışından gelecek olan misafirlere kaldıkları tesis hakkında daha fazla güven verebilmek ve normal standart yapılması gereken tedbirlerin biraz daha fazla üstünde bu tedbirleri tesislerin almasını sağlamak ve tedbirleri düzenli olarak denetlenmeleriyle birlikte bu belgeye sahip olmalarına yönelik bir çalışmaydı. Bu çalışma Avrupa’da da çok fazla ilgi görmeye başladı. Biz de hem tesislerimizin hem de ülkemizin hazır olduğumuzu hissettirmek, bu konuya hassasiyet gösterdiğimizi ve elimizden gelen tüm tedbirleri aldığımızı göstermenin bir beyanıydı.

Bu, alınan tedbirlerin en etkili olanlarından biriydi kuşkusuz. Kısa sürede, zorunlu bir belge olmamasına karşın ülke genelindeki tesislere ciddi bir şekilde müracat geldi. Turizm Bakanlığı yeni çıkardığı yönetmelikle bu konuda alınması gereken optimum bütün tedbirleri zorunlu hale getirdi. Belge alanlar ise bu tedbirlerin biraz daha üstüne çıkarak daha da sıkı denetlenecek. Tahmin ediyorum bu bizi pazarlama noktasında da birkaç adım öne taşıyacak.

Peki, bu çerçevede dijital teknolojiler, önemlerin tüketiciye bir güven vermesi için bir fayda sağlayabilir mi?

Teknolojik anlamda baktığımızda, 5 yıl sonrasında kendimizi teknolojik olarak gördüğümüz noktaya şu an hızla ilerliyoruz. Çok hızlı hareket ediyoruz. Sektör olarak biz de daha fazla teknolojiyi içimize almaya başladık. Dışarıdan bakıldığında büyük yatırımları olan bir sektörüz. Kullandığımız uygulamalar gelişecektir. Kullandığımız programlar gelişecek ve çok daha farklı hizmetler vermeye başlayacağız. Müşteriler de bunu talep ediyor. Tesisler de yeni teknolojilere uyum sağlamak üzere buna paralel ilerliyor.

Tesisler de bir anlamda “akıllanmaya” başladı. Sektörün geleceğine bakıldığında nereye doğru evrilecek? Teknolojiyle birlikte acenteler kendilerini nasıl konumlandıracaklar?

Son yıllarda otel rezervasyonları çok yoğun bir şekilde internet üzerinden yapılıyor. Bunun yanında uçak bileti satışları da internet üzerinden yapılıyor.

Dolayısıyla müşterilerin alışkanlıkları değişti. Artık insanlar bir şekilde satışı dijital platformlar üzerinden yapacaklar. Oteller bu noktada ne yazık ki çok fazla internet üzerinden satış yapmıyor. Geleneksel yöntemlerle devam ediyorlar. Otellerin teknoloji kullanımı yeterli diyemeyiz. Başka kanallar üzerinden satış yapılıyor. Bu aslında çözülmesi gereken bir konu. Teknoloji yatırımları yapılmalı. Bu anlamda umuyorum ki bir değişiklik olur. Büyük bir boşluk olduğuna inanıyorum.

Siz, turizm odağında pek çok Sivil Toplum kuruluşunda görevlisiniz. Bu noktada ilgimizi çekenlerden biri de Karadeniz Turistik İşletmecileri Derneği (KATİD)… Karadeniz’de turizm noktasında çok potansiyel olduğunu görüyoruz. Hepsi bir arada otellerden insanlar imtina ederken o taraflara bir ilgi olabilir mi?

Doğu Karadeniz bölgemiz yaklaşık 10 yıldır iç pazarda da çok ciddi bir şekilde talep görüyor. Bu dönemde de bu ilgi devam edecek. Bundan sonraki dönemde de devam edecektir. Onlar için ideal bölgelerden bir tanesi. Çünkü yapılaşma çok az, tesislerde oda sayısı sınırlı. İnsan sayısı da çok düşük burada. İnsanların tatillerinin bir kısmını böyle yerlerde mutlaka değerlendireceklerini düşünüyorum. Özellikle en çok talebin geldiği yer İstanbul. Yani İstanbul turizm anlamında her yeri besliyor.

İlgili Haberler