Röportajlar“Bu dönemdeki deneyimlerimiz gelecekte rehberimiz olacak!”

7 Temmuz 20206260

Yeni düzenin, yeni çalışma şekli üzerine hemen inşa edilemeyeceğini düşündüğünü söyleyen Zorlu Holding Bilgi Teknolojileri Grubu Başkanı Murat Zeren, “Zorunlulukları geride bırakınca alışkanlıklar tekrar devreye girecektir. Ama inanıyorum ki bu dönemde kazandığımız deneyimlerimiz, bizi geleceğe hızla taşımak konusunda hepimize rehberlik edecek.” dedi.

COVID-19’un ilk günlerinden itibaren Zorlu Holding’in süreçlerinde neler değişti? Bünyenizdeki sektörler özelinde COVID döneminde dijital adaptasyon nasıl oldu?

COVID-19 Türkiye’de ve dünyada hemen hemen her sektörde, hayatın her noktasında ciddi değişimleri beraberinde getirdi. Aslında teknolojinin de yardımıyla varlığını biz teknolojistlerin uzun zamandır bildiği, kullanmak, daha çok kullandırmak için can attığı birçok teknolojiyi, teknolojik imkanı, zorunluluklar karşısında bunlara en çok direnen kişilerle dahi tanıştırdık, onlara deneyimlettik, kullandırdık ve aslında biraz da onlara olasılıkları, nelerin mümkün olabileceğini ilk elden gösterdik, yaşattık ve bir o kadar da düşündürdük. Zamana bıraktığımız ama bu dönemde hızlıca ilerlettiğimiz deneyimler bütünü tüm iş yapış şekillerini değiştirdi. Her seviyede çalışanın yaşadıklarının da ötesinde, yarattığı olasılıklarla herkesi düşündürdü. Dürüst olmak gerekirse, bu deneyim pürüzsüz olmadı ama mecburiyet karşısında kaçınılmazı yaşarken herkes öğrendi, aksilikleri sineye çekti ve kendini adapte etti.

Biz de sürecin ilk günlerinde ofis dışında, uzaktan çalışmaya adapte olduk. İçinde bulunduğumuz sektörler gereği fabrikalarımızda, enerji santrallerinde veya dağıtım bölgelerinde, madende çalışan arkadaşlarımız oldu ama işini yapmak için sahada olması gerekmeyen tüm arkadaşlarımızı evlerinden çalıştırmaya çaba gösterdik. Sistemlere erişimlerini daimi kılmak, bunu yaparken de hem kendi sistemlerimizin güvenliğini tehlikeye atmamak hem de bu bağlantıların sistemlerimize artı yük getirmesini engellemek için ek tanımlar devreye aldık. İşin devamlılığı adına her türlü kolaborasyon sistemine erişimi açarken yine özellikle güvenliği tehlikeye atmamak için hem arkadaşlarımızı bilgilendirdik hem de arkada yeni tanımlamalar yaptık. Bir anlamda yeni bir erişim ve son kullanıcı güvenliği politikası oluşturduk ve uyguladık. Her kademede yönetici, hem operasyonun uzaktan bu denli iyi yapılabildiğine hayret etti hem de aslında birlikte olunduğunda organize etmesi son derece zor olabilen görüşmelerin, bu dönemde çok daha fazla katılımcı ile ne denli efektif ve kolay yapılabildiğini deneyimledi. Başta ulaşım olmak üzere iş hayatımızın kaçınılmaz ek yüklerinden uzaklaşan arkadaşlarımızın üretkenliğini yeni bir seviyeye çekmeleri hepimizi mutlu etti. Yeni düzene hepimiz hızla adapte olduk, üretkenliğimizi düşürmeden hatta artırarak çalışmaya devam ettik.

Tüm bunlara rağmen getirdiği kolaylıklar bir yana, yeni düzenin bu çalışma şekli üzerine hemen inşa edilebileceğini düşünmüyorum. Zorunlulukları geride bırakınca alışkanlıklar tekrar devreye girecektir. Ama inanıyorum ki bu dönemde kazandığımız deneyimlerimiz, bizi geleceğe hızla taşımak konusunda hepimize rehberlik edecek.

Zorlu Holding olarak birden çok sektörde faaliyet gösteriyorsunuz. CIO bakış açısıyla bu durum nasıl bir sinerji oluşturuyor, deneyimsel kazanımları nelerdir?

Zorlu Holding beş ayrı iş kolunda aktif; kökenlerimizi aldığımız ve kendini sürekli yenileyen Tekstil grubumuz, Türkiye’de her eve giren ihracat şampiyonumuz Vestel, üretiminden dağıtımına yepyeni konular ile sürekli doğurgan bir şekilde yeni alanlara adım attığımız Enerji grubumuz, müşterilerimizle çok farklı bir şekilde buluştuğumuz ve yarattığı yeni nesil yaşam alanı algısı ile Zorlu ismini çok üst seviyelere çeken Gayrimenkul grubumuz ve madencilikten de öte teknoloji ile metalürji ve kimya bilimlerini de kullanarak yenilikçi ürünler üretmeye odaklanan Maden Ve Metalürji grubumuz… Zorlu kültürü ve geleneğinin bir sonucu olarak bitmek bilmeyen yenilik iştahımız hep daha fazlasını, daha iyisini yapmaya odaklı çalışma anlayışımızla her gün, yepyeni meydan okumalarla bizi karşılıyor, yepyeni problemlere çözüm ararken yeni süreçleri, teknolojileri hayatımızın içine taşımamızı gerektiriyor.

Dürüst olmak gerekirse benim bulunduğum konumda olmak çok keyifli. Bir yandan tüm bunların bir parçası olmak, arkadaşlarımla bunları öğrenip şekillendirmeye çalışmak, bir yandan da aralarındaki sinerjiyi kullanıp öğrenimlerimizi sektörden sektöre taşımak, doğru yerde, doğru finansal ve operasyonel modelle, doğru zamanda, doğru teknolojiyi hayata geçirmek çok değerli. Regülasyonel kısıtlara, sektörlerin olgunluklarına ve pazar durumuna göre sektörlerin teknolojiyi kullanma, sahiplenme ve içselleştirme seviyeleri değişiyor. Fakat teknolojiyi ve bilgiyi doğru bir şekilde kullanmanın kaçınılmaz bir gereklilik olduğu, bunu yapamayanların hayatta kalma şansının olmadığı günümüz dünyasındayız. Bu koşullar altında biz Zorlu Grubu olarak çok büyük bir aile olarak gayret gösteriyoruz. Her çalışanımız sektörler arası multidisipliner bakış açısının katacağı değerin farkında ve yönetim olarak sürekli bunu katalize edecek farklı inisiyatifleri hayata geçirme azmindeyiz. Bizler de Bilgi Teknolojileri olarak bunların süreçler ve sistemler üzerinde taşınabilmesi için ekstra gayret gösteriyoruz. Vestel’in ve Tekstil Grubu’nun fabrikalarındaki üretim takip, lojistik sistemleri bir kenara, enerji dağıtımındaki saha ekibinin Vestel’in servis ekibi ile süreçlerinin ne kadar benzediğini görmek, tekstil mağazalarımızda kullandığımız teknolojiler ile Vestel mağazalarımızda kullandığımız teknolojileri bir araya getirebilmek hem bizim olgunluk seviyemizi ve hızımızı artırıyor hem de operasyonel maliyetlerimizi azaltıyor. Yerine göre farklı sektörler iş ihtiyaçlarına göre pilot görevi görürken, bir yandan da bizi geleceğe hazırlıyor. Günümüzün teknoloji dünyasındaki çabalarından bahsederken siber güvenlikten bahsetmemek mümkün değil. Zorlu Ventures şirketimizin yatırım yaptığı bir şirketin amiral ürünü, operasyon sahalarını kontrol eden ve izleyen merkezi bir scada sistemi güvenlik çözümü, ekiplerimizin bir yılı aşkın süredir yaptığı yoğun çalışmalar sonrasında bugün Vestel fabrikamızın ve elektrik dağıtım bölgemizin endüstriyel kontrol sistemlerinin tüm scada güvenliğini sağlayan bir ürüne dönüşmüş durumda. Öğrenmek hiç bitmiyor ama bir defa öğrendikten sonra bir yandan da deneyimi artırarak defalarca kullanabilmek çok önemli.

En önemli kollarınızdan biri kuşkusuz enerji. Enerji sektörünün geleceğini, teknolojik gelişmeler, özellikle yeni nesil teknolojilerle birlikte nasıl görüyorsunuz? Siz enerji alanında teknolojiyi nasıl kullanıyorsunuz? Özellikle yeni nesil teknolojileri uyguladığınız alanlar var mı?

Enerji; Zorlu Holding’in ciddi yatırım yaptığı, teknolojiyi çok yoğun kullanan ve bu paralelde de her geçen gün farklı fırsatları önümüze çıkartan doğurgan bir sektör. Yeni nesil teknolojiler sektörü, iş modellerini, iş yapış şekillerini komple değiştiriyor. Biz de grup olarak bu ortamda kendimizi yeni olasılıklara açık tutuyor, fırsatları takip ediyor, sadece Türkiye’de değil dünyada da yeni ve dinamik bir oyuncu olabilmek için çaba sarf ediyoruz.

Burada kendi içimizde de farklı bir yaklaşımla yeni iş modellerini start-up mantığı ile kurgulayıp hızla sonuç alabileceğimiz hatta gerektiğinde yabancı yatırımcıları dahi ortak edebileceğimiz bir modelle hayata geçiriyoruz. Gerektiğinde farklı sektörlerimizin gücünü de birleştirip taze ve yenilikçi bir bakış açısı ile geleceği kucaklama azmindeyiz. Birçok alanda olduğu gibi büyük veriden makine öğrenmesine, nesnelerin internetinden yapay zekaya varıncaya kadar yeni teknolojiler burada da hayat buldu. Enerji bir istisna veya tekil bir örnek değil. Ancak Bilgi Teknolojilerinin de ötesinde, temel teknolojilerin de yeni ufuklara taşıdığı dünyamızda gelir ve iş modellerimiz değişiyor. Enerji de söz konusu teknolojik değişimin etkisiyle bunları en hızlı bir şekilde hayata geçiren sektörlerden biri oldu ve olmaya da devam ediyor. Bugün her sektörde olduğu gibi enerjide de bu yeni dünyadaki yeni iş yapış şekillerini hayata geçirebilmek için Bilgi Teknolojileri temel yapı taşı durumunda. Elimizdeki tüm imkanları, en etkin modelleri yaratabilmek için sınırlarına kadar kullanıyoruz.

Bugün Vestel City’de, Manisa’da üretilen hızlı şarj istasyonları, bulut ortamlarında tüketilen IoT API’leri ile geliştirilmiş yazılımlarla yönetiliyor ve bu sistemlerle Enerji grubumuz Türkiye genelinde elektrikli araç şarj istasyonlarından hizmet veriyor. Şunu da kesinlikle eklemem gerekir ki, her sektörde olduğu gibi Zorlu Grubu’nun hedefi bu alanda da Türkiye’nin sınırları ile kısıtlı değil. Üretiminden dağıtımına, ticaretinden tekil tüketim alanlarına kadar enerji sektörü, hem yeni iş modellerini yaratabilmek hem de etkin maliyet yönetimini sağlayabilmek için teknolojiyi en yoğun kullanan sektörlerin başında geliyor. Sektörde, dünyadaki teknolojik gelişime paralel ortaya çıkan iş modelleri Türkiye’de de hızla vücut buluyor.

“Yeni Normal” tanımı hangi sektörü nasıl etkileyecek, siz bunun için nasıl bir plan öngörüyorsunuz?

Yeni normal tanımı aslında benim çok hoşlandığım bir tanım değil. Gerçek olan şu; sosyal hayatımızda bazı unuttuklarımızı yeniden hatırlıyoruz, bir yandan da geçirdiğimiz dönemin etkisiyle bazı şeylere daha fazla dikkat ediyor, önem veriyoruz ve bundan sonra bazı davranışlarımızı da bunlara dikkat ederek düzenleyeceğiz. Ekonomi ve para piyasaları farklı bir eksene oturuyor. Orada da bugüne kadar kullanılmamış ya da daha farklı kullanılmış mekanizmalar bu süreçte devreye girdi. Yaşanan bu sürecin negatif etkilerini bertaraf etme çabası hakim.

Öte yandan iş hayatımızda aldığımız tedbirlerle en kısa zamanda eski iş yapma tempomuzu oturttuk, zaten birçoğu elimizin altında olan ama kullanmak konusunda çok da istekli olmadığımız birçok aracı da kullanmaya başladık. Belki bu dönemde gördüklerimiz ışığında proje önceliklerimiz değişiyor olacak ama bu hayatımızda hep vardı hep var olacak; yeni iş yapış şekillerini, modellerini hayatımıza hızla kazandıracağız. Buna “yeni normal” demek bana abartılı geliyor. Değişim ve adaptasyon hayatımızın parçası, bugüne kadar da böyleydi, bundan sonra da böyle olacak. Üstelik teknolojinin iş dünyasını, iş yapma şekillerini ve sosyal hayatı bu kadar derinden etkileyip değiştirdiği günümüzde her gün zaten bir yenilenme yaşıyoruz, normalimiz zaten sürekli değişiyor.

Bununla birlikte Zorlu Holding’in aktif olduğu sektörlerde beklentilerimiz de değişiyor. Tekstilde teknik ve akıllı tekstil alanında çalışmaya başlamıştık. Çok farklı özellikleri olan kumaşlar, iplikler üretiyorduk, orada talebe de paralel antibakteriyel ve antiviral odaklı ürünlerin ön plana çıkacağına şahit olabiliriz. Enerji santralleri, enerji operasyonları da dahil olmak üzere Vestel ve tekstilde otomasyon, uzaktan işi ve gerektiğinde ekipmanları yönetmek, izlemek öncelikli konulardan birine dönüşecektir. Zorlu Center’da sağlık ve hijyen tabanlı yatırımlarımızı yaptık. Havalandırmalarda yüzde yüz taze hava dolaşımının yanı sıra klimalarda bakterilere karşı korunmada en etkili yöntem olarak öne çıkan UVC teknolojisiyle hava kalitesi en üst seviyeye çıkarılmış durumda.

Bununla birlikte tüm gruplarımızın iş yapma modelleri ile ilgili politikalarını, prosedürlerini elden geçirdik. Yurtdışı seyahatlerinin ilk dönemde kısıtlı sayıda olacağı muhakkak. Bu da gerek iş birliklerinin gerekse tedarik ve satış süreçlerinin uzaktan yönetilmesi gerçeğini beraberinde getiriyor. Bu süreçleri yönetmek için gerekli yatırımları bir defa yapacağız. Bu çalışma şekline alışınca da yeni sistemler ve yeni süreçlerle farklı bir çalışma şekli hayatımıza yerleşecek.

Öte yandan söylediğim gibi; ben bunu bir yeni normal olarak tanımlamayı doğru bulmuyorum. Zor bir dönem geçirdik, bu arada bizi zorlayan şartlar bugüne kadar düşünmekten imtina ettiğimiz şeyleri bize yaşattı, düşündürdü. Şimdi de bu deneyim ve düşüncelerin ışığında yarını farklı bir şekilde kurgulamaya çalışıyoruz.

2020’de gelişen olaylarla birlikte bu yılın ikinci yarısı ve gelecek yıl için planlamalarınız neler olacak? Zorlu Bilgi Teknolojileri’nin hedefleri neler?

Daha önce de söylediğim gibi Zorlu; enerjisi, yenilikçilik heyecanı hiç bitmeyen bir grup. Bizim de Bilgi Teknolojileri birimi olarak hedefimiz teknolojisiyle, süreçleriyle, sistemleriyle bu heyecanın parçası olabilmek, bir yandan iş birimlerimize destek olurken diğer taraftan da yarına hazırlık yapıp onların da önünü açacak bir yapıya oturmak. En çok önem verdiğimiz konu iş birimlerimizi en yakın şekilde anlamak, onların stratejilerine, önceliklerine ortak olmak, her şeyi onlarla birlikte yaşayıp onlarla birlikte hissetmek.

Yapmak zorunda kaldığımız her yeni işi, kendimizi de yenilemek için bir fırsat olarak görüp bu bakış açısıyla çalışıyoruz. Kaynaklarımız sınırsız değil, her istediğimizi istediğimiz şekilde yapamayacağımızın bilincindeyiz. Teknolojinin bu kadar büyük bir hızla değiştiği günümüzde her yeni teknolojiyi günlük olarak hayatımıza dahil etmemiz mümkün değil ama bizim uzmanlığımızın devreye girmesi gereken nokta, doğru kaynakları doğru işler için kullanabilmek.

2020 başında organizasyonumuzda bir değişikliğe gitmiştik fakat süreçlerimizi bu yeni organizasyonla oturtamadan COVID-19 süreci baş gösterdi. Yılın ikinci yarısında yeni süreçlerimizi daha etkin bir şekilde devreye alıp eksiklerimizi tamamlamaya çalışacağız. Önceliğimiz iş birimlerine yakın çalışan arkadaşlarımızı daha etkin kılmak, onların üzerindeki ortak süreçler ile ilgili iş yüklerini merkez organizasyona çekerek onları rahatlatmak, esneklik kazandırmak istiyoruz. Çok farklı sektörlere hizmet veriyoruz. Hepsinin farklı iş birimleri, farklı iş yapış şekilleri, farklı öncelikleri, planları var. Herkes yeni iş modellerinin, yeni iş yapış şekillerinin peşinde koşsa da taşımamız gereken geçmişten gelen bir yapımız da söz konusu. Bilgi Teknolojileri olarak belli bir disiplinden ve stratejiden ödün vermemiz mümkün değil ama iş birimlerimizin bizden beklediği kıvraklığı gösterebilmek, risklerimizi doğru şekilde yönetirken bizden beklenen esnekliği de masaya taşıyabilmek için çaba sarf edeceğiz.

İlgili Haberler