Röportajlar“2023’te 1 milyon yazılımcıyı geçeriz”

15 Haziran 202012875

1 milyon yazılımcıyla 5 milyarlık bir dünyaya hizmet edildiğini söyleyen Yazılım Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Kamalı, “Bilişimciye ve yazılımcıya da ihtiyaç giderek artıyor. 2023’e kadar yazılımcı sayısı 1 milyonu geçer. Yani hayallerimizin üzerinde bir büyüme fırsatıyla karşı karşıyayız. Bu bir kalkınma hamlesi, kalkınma projesi.” diyor.

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) 28 yıllık bir geçmişe sahip. Dernek, adından da anlaşılacağı üzere yazılım şirketlerini temsil ediyor; ancak üyelerini özellikle Türk mühendisleri, Türk yazılımcıları ve Türkiye’de oluşturdukları büyüklük ile yazılım teknolojileri üreten şirketler arasında tercih ediyor.

Yazılım Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Kamalı da bu durumu vurgulayarak, Türkiye’de teknoloji uygulamaları yapan; fakat Ar-Ge merkezlerini çok amaçlı kullanan ve yerli marka üretmemiş olan uluslararası temsilcileri içlerine almadıklarını kaydediyor. Kamalı, “Burada ortak hedef ve politikalar Türkiye’deki yerli yazılım teknolojisinin gelişmesine ve dünya markalarına doğru giden yolda küresel bir değer oluşturması yönündeki vizyondur.” diyor.

Kamalı şöyle devam ediyor: “Yazılım sektörü Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörlerinden biri. Her yıl çift haneli büyümesini sürdürüyor. Sektörün büyüklüğünün 5 milyar dolar civarına ulaştığını tahmin ediyoruz. Önümüzdeki süreçte sektörün envanterinin çıkartılıp tüm verilerin doğru olarak ortaya konması için de çalışmalarımız olacak. Yerli yazılım sektörünün büyümesi için ilk olarak kamunun yerli yazılım sektörünü tercih etmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda pozitif ayrımcılık yapılmasını istemiyoruz. Aslında pozitif değil, ayrımcılık yapılmasını istemiyoruz. Çünkü yerli yazılım sektörü bir ayrımcılık istemeyecek derecede uluslararası firmalarla rekabet edecek düzeyde gelişmiştir. Bunun kamu nezdinde de bilinmesini yerli yazılımların tercih edilmesini arzu ediyoruz. Yazılım firmalarımızın kurumsallaşması ve marka değerlerinin artırılarak küresel pazarlarda daha fazla boy göstermesi için YASAD olarak öncelikle bu firmalarımızın yaptıklarının iyi anlatılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu amaçla yaptığımız tüm resmi görüşmelerde dağıtılabilmesi ve firmalarımızın tanıtılabilmesi amacıyla katalog çalışması yapıyoruz. Bu katalogda firmalarımız yaptıkları işleri enine boyuna anlatma olanağı bulacak. İlk katalog çalışmamız akıllı şehirlere yönelik olacak. Firmalarımız bu konudaki çözümlerini katalogda anlatacak ve konunun muhatapları firmalarımız yaptıklarını daha detaylı olarak görebilecek. İkinci katalog çalışmamız Fintech’e yönelik olacak. Ardından diğer konularda hızla katalog çalışmalarımız tamamlanacak.”

Yazılım Sanayicileri Derneği olarak TÜBİSAD ile işbirliği içinde olduklarını söyleyen Gönül Kamalı, “Bilişim dünyası donanım ve yazılım içeriklerinden oluşuyordu. Ancak yaklaşık 30-40 yıl öncesinden itibaren ağırlıklı teknoloji donanım teknolojisi oldu. Verilerin kaliteli bir şekilde bulut üzerinden ulaştırılması yazılım sayesinde oldu.” diye konuşuyor. Değişen sektörel büyüklüklerin içerisinde yazılımın çok hızlı bir büyüme kaydettiğini ifade eden Kamalı şöyle devam ediyor: “Yazılım Sanayicileri Derneği  bir destek  derneği gibi kurulurken, bir dikey temsil ederken, bugün büyüklüğü temsil eder duruma geldi. Donanım ve yazılım olarak sektörün dikeyleri oluşmuşken aslında bugün farklı terminolojilerden bahsediyoruz. Fintech, haberleşme teknolojileri, telekomünikasyon, kamu yazılımları, iş uygulamaları, dijital dönüşüm çözümleri, akıllı şehirler ya da akıllı dünya terminolojisi ve oyun sektörü bir dikey. Mesela, şu anda bizim ihracatımızın yarısını oyun sektörü oluşturuyor.” Çok hızlı büyüyen bir organizasyon yapısı ve temsiliyeti itibariyle dinamik değişimleri içinde tutması gereken bir dernek haline geldiklerini kaydeden Gönül Kamalı, blockchain, yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerin de bir sonraki sektör dikeyleri olduğuna dikkat çekiyor.

“400 üyemiz var diyoruz ama bu grup aslında 20 bin şirket”

Yazılım Sanayicileri Derneği’nin hem sektörel önem hem de davranış modeli olarak bir değişim geçirdiğini belirten Kamalı, kendilerinin bu değişimin temsilcileri olduğunu ifade ediyor. Kamalı konuşmasını şöyle sürdürüyor: “YASAD 400’ün üzerinde üyesi olan bir dernek ve yüzde 80’lere varan büyük bir temsiliyet gücümüz var. Türkiye’de stratejik teknoparkların, teknoloji geliştirme merkezleri ile Ar-Ge merkezlerinin, tematik bölgelerin büyük oranda temsiliyetini sağlıyoruz. Bizim dernek olarak başarılı ve doğru strateji ile yaklaşmamız ya da yönlendirebilmemiz için gerçek sahayı, teknoloji şirketlerinin kendisini konumlandırdığı ortamı, teknoloji geliştirme güdülerini ve inovatif yaklaşımlarını ya da marka yaratma yaklaşımlarını çok yakın takip ediyor ve biliyor olmamız lazım. Biz bu hakimiyeti ve bu temsiliyeti gerçekleştirecek bir şekilde büyük bir gönüllülükle çalışıyoruz. Büyük bir temsiliyet gücüyle çalışıyoruz. 400 üye ile ulaştığımız grup aslında 20 bin şirket.”

“Teknoloji, COVID-19’dan bağımsız yeni normalimiz!”

Gelişen teknolojilerde her tecrübenin bir sonraki için çok kıymetli olduğunu belirten Gönül Kamalı, bu noktada da Ar-Ge yatırımlarının önemine işaret ediyor. Kamalı, “Türkiye iklim olarak ekonomide iniş çıkışları olan bir ülke. O yüzden Ar-Ge faaliyetleri desteklenmesi gereken önemli bir alan. Teknoloji artık bütün sektörlerde kullanılıyor. Endüstride dijitalleme, sanayide dijitalleşme, dijital araçların rekabetçi varlığımızı sürdürebilecek bir şekilde kullanılabilmesi ve kalitede rekabet, maliyette rekabet oldukça önemli. Bu noktada da yerli teknolojilerimizi güvenli ve rekabetçi tutmak gerekiyor. Önümüzdeki 2 ila 5 yıl bununla karşı karşıyayız. Bu bizin yeni normalimiz, yani teknoloji COVID-19’dan bağımsız yeni normalimiz.” diyor.

“Yazılım bir düşünce sistemidir”

1 milyon yazılımcı projesi ile ilgili de görüşlerini sorduğumuz Gönül Kamalı, bu projeye simgesel bakılmasını istediklerini dile getiriyor. Türkiye’nin dijital araçlar ile dijitalleşmenin en iyi noktasında tutulmak isteniyorsa, dijital araçlardan haberdar olan, bunları hızlı uygulayabilen dijital olarak konuları modelleyebilen bir kabiliyete ulaşılması gerektiğinin altını çizen Kamalı konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Yazılım öğrenmek bu kabiliyeti size hak olarak verir. Bütün mühendislik dallarında yazılım bakış açısının oluşturulması hedeflere ulaşmamız için çok kritik. Dijital düşünen bir Türkiye oluşturmak istiyorsak 1 milyon yazılımcıdan birisi olalım. Bu mesajı vermek istediğiniz, gelecekten yer almak ve gelecekten pay almak isteyen tüm girişimciler ya da 50 yılını tamamlamış şirketlerimizin hepsi yazılım öğrensin. Yazılım bir düşünce sistemidir. Harvard’ta geçtiğimiz yıl ilkokul mezunları, ilkokul öğrencileri Harvard bilişim medya tarafından stajyer olarak alındı. Bu bizim için yeni ama Amerika dünyası için son 10 yıldır gelmeye çalıştıkları nokta. Bugün Ağrı’da kodlama projesi var. Hayalleri gerçekleştirmenin yolları artık dijital dünyada sınırsız. O yüzden 1 milyon yazılımcı projesi simgesel ve tematik bir konudur. Hepimiz yazılımcı olalım. Dijital dünyanın araç ve gereçlerini çok iyi kullanan, dijital dünyada düşünebilen bireyler haline gelelim. Bu işin ideolojik ve felsefi boyutu gerçekten çok önemli. Buna sahip çıkmalıyız ve biz kimi bulduysak bu programlara yerleştirmeliyiz. Ayrıca, bu programın içerik olarak mutlaka incelenmesi ve sektörel politika olarak yönlendirilmesi gerekiyor. Biz orada bir görev aldık. Bu işbirliğine dijital dönüşüm ofisimizin imkanlarını aktardık. Hem Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hem de BTK’nın işbirliği halinde, programı daha faydalı hale getirecek şekilde içerik yönlendirmesi yapmamız gerekiyor. Ayrıca teknoloji şirketlerimizin daha kabiliyetli daha nitelikli yazılımcılarla çalışabilmesi için çok pahalı eğitimler var. Bu eğitimlerin bir kısmını içeriğe alabiliriz. Teknoloji şirketlerine hizmet eden bir eğitim kapsamı oluşturalım. Onları bir program dahilinde şirketlerimizle buluşturacak şekilde kanal yaratalım. Bunu 2 ile 5 yıl için sürekli hale getirecek  şekilde bütün şirketlerimizi donatalım. Bizim şirketlerimiz daha yetenekli uzmanlarla çalışan bir üst seviye teknoloji şirketleri haline gelsinler.”

“Kendi ülkemizde yerli yazılım noktasında tercih edilme sıkıntısı yaşıyoruz”

Gönül Kamalı yerli yazılım noktasında, “Maalesef yabancı yazılımlar yerli yazılımlardan daha fazla tercih ediliyor. Ancak dikkat çekmek istediğim bir nokta var ki; bizim yazılımlarımız bu konuda dünyanın önde gelen ülkelerine bile ihraç ediliyor. Yani bizim ülkemizde özel ve kamu sektörü tarafından tercih edilen yabancı yazılımların doğdukları ülkeler, Türk yazılımlarını tercih ederken kendi ülkemizde tercih edilme sıkıntısı yaşıyoruz. Bu sıkıntının aşılması noktasında kuşkusuz kamunun yerli yazılımı tercih etmesi çok önemli. Yerli ürünlerin kullanılması için her noktada başlatılan seferberliğin kararlılıkla sürdürülmesi gerekiyor. Kamu yerli yazılımı kullanmaya başladıkça özel sektör de yerli yazılıma karşı kafalarında oluşturdukları önyargılardan kurtulacaktır diye düşünüyoruz. Bu konuda kamu otoritesi de yerli yazılım kullanan firmalara çeşitli teşvikler uygulayarak millileşmeyi destekleyebilir.” diye konuşuyor.

 “Her birimiz yazılımcı olalım”

“Biz 1 milyon yazılımcıyla 5 milyarlık bir dünyaya hizmet ediyoruz.” diyen Kamalı, bunun YASAD’ın misyonu olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Neredeyse 8 milyar bir dünyadan bahsediyoruz. Türkiye’de 250 bin KOBİ var. Her şirkete bir yazılımcı istihdam edelim ve herkes dijitalleşsin. Dijital araçlar dışında bir yöntem var mı?  Biz dijital olarak var olabiliyoruz. İmzamız dijital,  görüntümüz dijital , yazılımımız dijital… Her 250 bin firmamıza 1 tane yazılımcı istihdam etsek, dijital dönüşümü desteklemek amacıyla zaten bu yıl 250 bin kişiye ihtiyacımız var demektir. Sektör büyüyor ve doğal olarak bize ihtiyaç artıyor. Bu ihtiyaç her alanda artıyor. O yüzden bilişimciye ve yazılımcıya da ihtiyaç giderek artıyor. 2023’e kadar yazılımcı sayısı 1 milyonu geçer. Yani hayallerimizin üzerinde bir büyüme fırsatıyla karşı karşıyayız. Bu bir kalkınma hamlesi, kalkınma projesi. Kullanım alışkanlıklarımız artık dijital. O yüzden her birimiz yazılımcı olalım.”

“İyi yazılım firmaları iç pazarda sadece referansla büyüyüp yaşamlarını sürdürebilmişler”

Gönül Kamalı: “Dijital Dönüşüm çağımızın bir gerekliliği. İşletmenizi dijitalleştiremezseniz global dünyanın istediği kalite ve hız kriterlerine artık ulaşamıyorsunuz. Ülkemizde de önce Endüstri 4.0 sonra Dijital Dönüşüm konusunda ciddi bir farkındalık oluştu. Özellikle devletin uyguladığı e-devlet politikaları da işletmelerimiz açısında ciddi bir itici güç oluşturuyor. Ülkemizde her konuda her bütçeye uygun yazılım çözümleri mevcut, içine girip araştırdığımızda biz bile dönem dönem şaşırıyoruz. Sadece bilinirlik konusunda sıkıntılar var. İyi yazılım firmaları iç pazarda sadece referanslarla büyüyüp yaşamlarını sürdürebilmişler. Kendi eko sistemlerinde güçlü iken ülke çapında bilinirlikleri azalabiliyor. Biz YASAD olarak yerli yazılım üreten firmalarımızın ön plana çıkmalarına katkıda bulunacak çalışmalar yapıyoruz.”

İlgili Haberler