Röportajlar“57 ilde 125 kampüsün birbiriyle kesintisiz iletişimi Turkcell ile sağlanıyor”

12 Mayıs 202054

Turkcell ile 2015 yılından bu yana çalıştıklarını söyleyen Bahçeşehir Koleji Uğur Okulları İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, 57 ilde 125 kampüsün birbirleriyle iletişimlerini Turkcell’in internet altyapısı sayesinde sağladıklarını belirtti. Yücel, “Mevcut Fiber altyapıya ilave olarak 4.5G teknolojisi ile tüm iletişimin kesintisiz devam etmesi için gerekli senaryoları da birlikte çalışıyoruz. Hem İstanbul hem de Ankara’da bulunan Bilgi Teknolojileri Merkezleri’mizdeki mühendislerimiz 7/24 Turkcell ile iletişim ve iş birliği içerisinde.” dedi.

Eğitim- öğretim alanında köklü bir kurum olarak dikkat çeken Bahçeşehir Koleji, bugün okul öncesinden üniversiteye kadar her kademede hizmet veriyor. 57 ilde 125 kampüs ile kaliteli eğitim kültürünü Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmayı hedefleyen Bahçeşehir Koleji, son 5 yılda artırdığı okul sayısına yakın zamanda 10 yeni kampüs daha eklemeyi planlıyor.

Türkiye’de kodlama eğitimine öncülük eden kolej,  yine STEM eğitimini uygulayan ilk eğitim kurumlarından biri olarak dikkat çekiyor. Kişiye özgü öğretim modelleri olduğunu vurgulayan Bahçeşehir Koleji Uğur Okulları İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, çift dilli eğitim gibi uygulamalarıyla da eğitimde yenilikçi olduklarının altını çiziyor.

Hüseyin Yücel ile eğitim sektöründeki dijitalleşme sürecini, uzaktan eğitim modelinin geleceğini ve Bahçeşehir Okulları’ndaki teknolojik dönüşümü konuştuk…

Pandemik günleri ile birlikte her sektör hiç olmadığı kadar dijitalleşti. Siz dijitalleşmeye hazır mıydınız? 

Evet hazırdık. Bu sürece ellerimiz havada yakalanmadık. Yaklaşık 10 yıldır online eğitime yatırım yapıyoruz. Bundan 5 yıl önce de Ankara Teknopark’ta bir ekip, İstanbul’da ayrı bir ekip oluşturduk. 60 mühendisle ve yüzlerce eğitimcimizle bir yola çıktık. Ve Metodbox isimli yapay zeka temelli kişiye özgü dijital öğrenme platformumuzu geliştirdik. Tamamen yerli, kendi mühendislerimiz yazılımını, öğretmenlerimiz içeriğini oluşturdu. Türk yazılımcılarının ve eğitimcilerinin emeğiyle yapıldı. Amacımız dijitalleşen dünyaya ayak uydurmak. Telefondan, tabletten uzak kalamayan bir nesil var karşımızda. Onlara eğitimi daha dikkat çekici hale getirmek, evlerinde de tatilde de eğitime erişebilmelerini sağlamaya çalışmak istedik. Günümüz dünyasında okul, dört duvardan ibaret olmamalı. Öğrenme dediğimiz şey de biliyoruz ki, artık yaşam boyu. Tüm bunlar bize bu yatırımı yapmayı kaçınılmaz kıldı. Öğrencilerimiz 2 yıldır bu platformu kullanıyordu. Yani COVID-19’dan önce de kullanımdaydı. Son dönemde daha efektif hale geldi. Çocuklar bu platformu tabletlerine indirip kullanıyor. Ana sınıfından, lise son sınıfa kadar her öğrenci için içerik mevcut. Birinci sınıftaki öğrenci girip masal dinliyor, İngilizce kelime öğreniyor… Lise öğrencimiz üniversite sınavına hazırlanıyor. Ortaokuldaki öğrencimiz anlamadığı konuyu öğretmeninden dinliyor. Kısacası her öğrenicimiz hitap eden zengin bir içerik sunuyoruz. Aynı zamanda yapay zeka temelli bir platform. Sahip olduğu yapay zeka öğrencinin temel sorununu tespit edip, direkt eksik olduğu noktaya yönlendiriyor.

Sizce, uzaktan eğitim modeli ile eğitimin sürdürülebilir olması mümkün mü, bu alanda nasıl bir gelecek görüyorsunuz? 

COVID-19 online eğitimin kırılma noktası oldu diyebiliriz. Online eğitimin tarihini COVID-19’dan ayrı anlatamayacağız. Dijitalleşen dünyada, öğrenmenin yaşam boyu hale geldiği bir devirde tabi ki uzaktan eğitim modeli dikkat çekiyordu. Ama bu süreçle birlikte her okulun olmazsa olmazları listesine girdi. Öncelikle kendi adımıza şunu aktarıyım. Şu an uzaktan da olsa başarılı bir öğretim süreci gerçekleştiriyoruz. Okullar eğitim ve öğretim yuvasıdır deriz hep değil mi? Öğretim, Bakanlık’ın belirlediği müfredatı planlı, programlı öğretmektir. Ben uzaktan eğitim sürecinde bunu, yani öğretimi verimli ve başarılı bir şekilde yaptığımızı düşünüyorum. Eğitim bundan farklı. Eğitim, bireyin doğduğu anda başlar; aile, okul ve çevre etkileşimiyle yaşam boyu sürer. Eğitim, hem çocuğu yaşama hazırlarken hem de onun her yönüyle gelişmesini sağlar. Bu gelişim en çok sosyal etkileşimler sonucu oluşur. Bu nedenle çocuğun okul ortamında olması, arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle bir arada edineceği deneyimin yeri başkadır. Bu süreçte; eğitimle öğretimi aynı tutamayacağınız gibi birbirinden ayıramayacağınızı da söylemeliyiz.

Teknoloji, eğitimde birçok hususu değiştiriyor. Siz teknolojiyi nasıl kullanıyorsunuz? İlginç ve farklı teknolojik yaklaşımlarınız var mı? 

Bizim her okulumuzun nasıl Matematik, Türkçe öğretmeni varsa eğitim teknoloğu da var. Her gün gelişen teknolojiye, her an değişen dünyaya uyum sağlamaya çalışıyoruz. Okullarımızı, sınıflarımızı dijitalleştiriyoruz. Her öğretmenimizi de hizmet içi eğitimlerle bu dijital dünyaya hazırlıyoruz. Fakat son yıllardaki yaklaşımımızı soracak olursanız tükettiğimiz gibi teknolojiyi üretmeye de çalışan bir çabamız var. İhtiyacımızı belirleyip, kendi yazılımlarımızı geliştiriyoruz. Yani biz aslında teknolojiyi kullanmak dışında üretiyoruz. Özellikle son 2 yıldır kurumlarımızın teknoloji ithalatı azaldı. Amacımız üniversitemizle, teknoparklarımızdaki mühendis ekiplerimizle eğitim teknolojisini üretmek, tüketmek hatta ihraç etmek. 

Gelecekte eğitimin nasıl dönüşeceğini düşünüyorsunuz? Türkiye’nin global arenada öne çıkması için neler yapılması gerekiyor? 

Yapay zeka ürünleri, eğitimde ders işlenme şeklini, eğitimin materyallerini, kitapları ve hatta sınavları değiştirebilir ki, değiştirmeye de başladı. Yapay zekanın eğitimde daha da önemli bir yeri olacağını kuşkusuz hepimiz görüyoruz. Türkiye’nin global arenada öne çıkması için teknolojiyi yalnızca tüketmemesi, üretmesi de gerekiyor. Ar-Ge çalışmaları çoğaltılmalı, üniversite endüstri işbirlikleri artırılmalı. Geleceği, eskiye bakarak yakalayamayız.

Biz geleceğin mesleklerinin birçoğunu bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz. İnsanlar gelecekte hayatları boyunca tek bir mesleği icra etmeyecek, en az 3 farklı iş kolunda çalışacak. Tüm bunlar aşikarken yeni nesli eski sistemlerle yetiştiremeyiz. Yatırımcılar artık ucuz iş gücünün olduğu ülkelerden çok o ülkedeki insan kalitesine, insan kaynağına bakıyor. Bu insan kaynağını yaratmalıyız. Yarın güç kimde olacak diye sorulursa, ‘Güç veriyi elinde tutanda olacak.’ Veri topraktan daha değerli olacak. Bunun bilincinde hareket etmek şart.

Bahçeşehir Okulları’nda teknoloji desteğinde Turkcell ile ne gibi işbirlikleriniz var?

2015 yılından bu yana Turkcell ile çalışıyoruz. Birlikte yürüttüğümüz birçok iş birliğimiz var. Bahçeşehir Koleji 57 ilde ve 125 kampüste eğitim öğretim hizmeti veriyor. Bu kampüslerin birbirleri ile iletişimlerini Turkcell’in internet altyapısı sayesinde sağlıyoruz. Mevcut Fiber altyapıya ilave olarak 4.5G teknolojisi ile tüm iletişimin kesintisiz devam etmesi için gerekli senaryoları da birlikte çalışıyoruz. Hem İstanbul hem de Ankara’da bulunan Bilgi Teknolojileri Merkezleri’mizdeki mühendislerimiz 7/24 Turkcell ile iletişim ve iş birliği içerisinde.

Ayrıca, tüm merkez kampüslerimizde analog telefon hizmetlerini Turkcell ile beraber çalışarak başarıyla Voice over IP (Voip) teknolojisine taşıdık. Kesintisiz Voip iletişimi için Turkcell fiber ve 4.5G yedekleme teknolojisini kullandık. Bu proje sayesinde şirketimize katma değerli hizmetler kazandırdık.

Aynı zamanda çoğu konuda bizim teknoloji tedarikçimiz de Turkcell. İhtiyaçlarımızın tedariklerinin gerçekleştirilmesi ve dağıtımı konusunda da destek alıyoruz. Tüm grup şirketlerimizde bulunan Kurumsal hatlarımızda da Turkcell’i tercih ediyoruz.

İlgili Haberler