RöportajlarÜretimde insan kaynağına ihtiyaç duymayan teknoloji yatırımları artacak

16 Nisan 2020343

COVID-19 nedeniyle 2020 BT tahminlerini revize eden araştırma şirketi IDC’nin 2020 yılı yeni tahminlerini IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları aktardı. Nevin Çizmecioğulları, BT sektöründe 2020’de öne çıkacak teknolojileri, hizmet satışlarını, dijital dönüşümleri ve değişen iş modellerini değerlendirdi.

2019 yılı Türkiye’de teknoloji sektörü için nasıl bir dönem oldu? Yazılım ve donanım satışlarında nasıl bir değişim gözlendi?

Gelişen dijital ekonomiyle 2019 yılı Türkiye ve globalde, geleceğin şirketlerinin nasıl bir yapıda olacağı ve dönüşen sektörlerde rekabetçi kalabilmenin gereksinimleri konusunda netliğin artmasına paralel olarak, organizasyonların dijital dönüşüm stratejilerini yeniden tasarladı ve kurumların odağı, inovasyon merkezli bir dönüşümden iş merkezli bir dönüşüme doğru evrilmeye başladı. Dijital dünya bir yandan teknoloji tedarikçileri için milyarlarca dolarlık bir pazar fırsatı sunarken, bir yandan da iş değeri yaratan, dijital inovasyonu ölçeklendirebilen ve işin geleceğini kucaklamaya odaklanan yeni bir yaklaşımı gerektirdi. Öte yandan dinamik bir insan sermayesi stratejisi geliştirmek ve uygulamak; pazardaki yetenek savaşını kazanmanın anahtarı ve işin geleceğine hazırlanmak için kritik bir öneme sahiptir. Dijital dönüşüm BT organizasyonunun yapısı ve dijital dönüşüm işleyişi üzerindeki etkisi her geçen gün daha fazla hissediliyor. DX ve inovasyon günlük BT operasyonlarının daha büyük bir parçası haline gelirken, yeni projeler için gereken BT beceri seti hızla değişiyor. Geçmişte temel BT kurulum ve bakım rollerine odaklanan BT çalışanları, hızla kurumun dönüşüm yolculuğunda kritik rol oynayan paydaşlara dönüşüyor.

“Türkiye’deki büyük ölçekli organizasyonların dijital dönüşüm anlamında olgunluk seviyeleri her geçen gün artıyor”

Türkiye’deki büyük ölçekli organizasyonların dijital dönüşüm anlamında olgunluk seviyeleri her geçen gün artıyor. Bu kapsamdaki projelerin özellikle müşteriye dokunan alanlara odaklandığını görüyoruz. Öyle ki analitik modellerin sunduğu çıkarımların karar verme süreçlerindeki katkısı yükselirken robotik süreç otomasyonu yatırımları ile verimlilik artışları hedefleniyor. Bulut bilişimden 5G’ye, yapay zekadan büyük veri ve analitiğe gelişen teknolojilerin BT dünyasında önemli etkileri artacaktır. Projelerin, şirketin bütününe yayılan bir kapsamda ilerlemesi konusunda ise hala eksiklikler söz konusu.

Globaldeki ve ülkemizdeki ekonomik-politik belirsizlikler nedeni ile donanım harcamalarının önemli ölçüde daraldığını ve dijitalleşme kapsamında yazılım teknolojilerine yatırımların arttığını görüyoruz. COVID-19 krizine dek inovasyon hızlandırıcıları olarak isimlendirdiğimiz bu teknolojilerdeki insan kaynağı sorunları nedeniyle ciddi dış kaynak kullanımına yönelme ve yetişkin eleman göçü gözlemlemiştik. Hatta COVID-19 ile fark ettiğimiz en önemli çıkarımlardan biri, dünya lideri ülkelerin sadece teknoloji değil tıp gibi önemli alanlarda dahi yetiştirmek yerine yetişmiş insan gücünü cezbetmek olduğunu bir kez daha gördük.

Diğer taraftan 2018 yılında dolardaki artış, taksit sayısına getirilen kısıtlamalar, vergi artışı gibi nedenlerle daralmış olan akıllı telefon pazarı 10.7 milyon adet ve 2018’e göre %9,7 büyümeyle kapattı. Bu adetsel büyümede en büyük etkenler, markaların artan vergi oranları nedeniyle Samsung A serisi gibi giriş segmenti modellere yönelmesi ve Xiaomi, Huawei ve Oppo gibi Çin markalarının Türkiye’ye daha ağırlık vermesi olarak sıralanabilir.

2019 yılında Türkiye PC pazarı ise adet bazında %26,5 oranında büyüme göstererek 1.6 milyon adet seviyesinde kapattı. 2019 yılının ilk yarısı nispeten yavaş geçse de ikinci yarıda gerek okula dönüş gerek yıl sonu kampanyalarının etkisiyle 2018 yılında ciddi anlamda küçülen pazara canlılık ve güven ortamı gelmiş oldu. Tablet pazarı da %7,2 seviyesinde bir daralma ile 1.3 milyon adet civarında 2019 yılını kapatmış oldu.

Kurumsal donanım tarafında sunucu ve harici depolama yatırımlarında 2019’da yaklaşık -3%’lük bir azalma yaşadık. Kamu projeleri 2019 yılında sunucu donanımları yatırımlarını desteklediyse de depolama donanımları tarafındaki yatırımlar çok azaldı ve toplam kurumsal donanım pazarı yıllık bazda küçüldü.

2019 yılında kurum içi ‘’on-premise’’ kullanılan paket yazılımlar pazarı da daraldı. Kurumlar, kurumsal uygulama yazılımları pazarı olarak adlandırdığımız kurumsal kaynak yönetimi çözümleri, robotik süreç otomasyonu yazılımları ve güvenlik yazılımlarına 2019 yılında da yatırımlarını sürdürdürdü. 2018 yılından itibaren ötelenen büyük veri ve analitik yatırımları 2019’da da beklenen ivmeyi yakalayamadı. Bu alandaki yatırımların COVID-19 nedeniyle 2020’den 2021 yılına öteleneceğini öngörüyoruz.

Son olarak akıllı telefonlarda 5G cihazlar ve katlanabilir modeller, satış anlamında olmasa da pazarlama/lansman ve tüketici merakı açısından ön planda olacak.

Türkiye’de özellikle bulut servislerinde ciddi bir değişim beklentisi içerisinde miyiz? CIO’ların bu çerçevede en büyük endişeleri nedir?

Global COVID-19 krizi öncesinde sektörel regülasyonlar ve yerelde kurulu veri merkezi yatırımları olmayışı önemli bir engel iken, bugün COVID-19’la beraber birçok kurumun ister istemez bulut ortamında iş yapmaya başladığına şahit oluyoruz ve bu bağlamda tüm düzenlemeler, iş yapış şekilleri yeniden gözden geçirilecek.

Bulut yatırımları yükselişte

Türkiye’de bulut hizmetleri pazarı ivmeli büyümesini sürdürüyor. Regülasyonel kısıtlara sahip sektörlerin bulut yatırımı yapamaması nedeniyle bulut pazarı, beklenen pazar büyüklüğüne henüz ulaşamadı. Ancak COVID-19’un bulut yatırımlarını pozitif yönde etkileyeceğini öngörüyoruz. İş sürekliliğinin sağlanması amacıyla sistem yedeklerinin bulut üzerinde tutulması, bulut hizmetlerinde yeniden değerlendirilmeyi ve bu olası yatırımların bulut güvenliği yatırımlarını tetiklemesi bekleniyor.

IDC Türkiye olarak 2019 yılının Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz ankete göre CIO’ların %38’i regülasyonlardan endişe etmekte. Neredeyse her üç CIO’dan biri bulut yatırımlarını engelleyen bir diğer zorluğun ise eski altyapılar olduğunu belirtti. Güvenliğin sağlanması ise endişeler arasında 3. sırada geliyor.

Teknoloji satın alımlarında özellikle yazılım ve servis hizmetlerinde bir artış oldu mu? 2020 yılında nasıl bir değişim bekleniyor?

Şirketler acil ihtiyaçları olmayan yatırımları erteleyecekler, öncelik uzaktan çalışma ve iş sürekliliği ile güvenlik yatırımları olacak. Sağlık, perakende, ilaç, gıda, lojistik, uzaktan eğitim, güvenlik, uzaktan teşhis hizmetleri gibi sektörlerin ise önemi artıyor. Blockchain-bitcoin gibi ödeme sistemleri teknolojileri gündeme geliyor.

“Kurumsal firmalar uzaktan/esnek çalışma altyapılarına bir şekilde sahipti ve yöneticileri de bu kültürdeydi ancak COVID-19’la beraber KOBİ’ler de gereken alt yapılara sahip olmak zorunda kalacak”

Uzaktan servis ve kurulum hizmetlerini uzmanlık gerektiren konularda yetenek bulmak, eğitmek, şirket içinde bulundurmak ve düzenli yüklü bir bedel ödemek yerine işi bilen kuruma dış kaynak ve SLA anlaşmaları ile vermek, daha makul – maliyet azaltacak çözümler olarak gündeme gelecek.

IDC, yazılım pazarını özellikle güvenlik, robotik süreç otomasyonu, nesnelerin interneti ve yapay zeka çözümlerinin 2020 yılını yönlendireceğini öngörmekteydi ancak COVID-19 planlanan yatırımların bir kısmının ötelenmesine neden oldu. Bu süreçte öncelikli olan güvenlik yatırımları geliştirilmekle birlikte çalışma uygulamalarına olan talep artmaktadır. Kriz süreci sona erdiğinde kurumların 2019 yılında bütçelendirdikleri yazılım yatırımlarının gerçekleştirileceği tahmin ediliyor.

2020 yılında teknoloji satın alımlarında nasıl bir değişim öngörüyorsunuz?

Kurumsal firmalar uzaktan/esnek çalışma altyapılarına bir şekilde sahipti ve yöneticileri de bu kültürdeydi ancak COVID-19’la beraber KOBİ’ler de gereken altyapılara sahip olmak zorunda kalacak.

Diğer yandan akıllı telefon pazarında COVID-19 krizinden ilk olarak tedarik tarafı ciddi etkilense de Ocak ayındaki sevkiyatlar, Ocak ve Şubat ayının sorunsuz geçmesine izin verdi. Mart ayının sonu itibariyle tedarik tarafında sorunun azaldığını ama talep tarafında ise daha ciddi bir sıkıntı oluştuğunu görüyoruz. Çeyrekli bazda ise 1Ç çok fazla etkilenmeyecek ama 2Ç’de uygulanan gönüllü karantinanın devam etmesi, mağazaların kapalı kalmasına bağlı olarak büyük bir düşüş beklemekteyiz. 2. yarıda pazarın toparlanacağını ümit ediyoruz.

2020 yılına başlarken sadece mevsimsel etkilerin pazara yön vereceği düşünülürken Şubat ayından itibaren COVID-19 etkisi Çin’deki fabrikaların üretimini ve doğal olarak tüketici donanım ürünleri üreten tüm firmaları olumsuz etkilemeye başladı. Şu anda uzaktan eğitim ve evden çalışma sistemlerinin yaygınlaşması hem tüketici segmentinde hem de kurumsal segmentte biraz da olsun hareketlilik getirse de 2020 yılının tamamına baktığımızda oluşan belirsizlik ortamı, harcamaları ve yatırımları olumsuz etkileyerek PC ve tablet pazarında küçülmeye neden olacaktır.

2020 tahminlerimiz için COVID-19 nedeniyle 3 farklı senaryo üzerinde çalıştık; iyimser, muhtemel ve kötümser. Ancak yayınladığımız muhtemel tahmin rakamlarını baz alırsak; sunucu+harici depolama pazarında 2020’de her iki teknolojide de bir önceki seneye göre %11 azalma öngörüyoruz.

2020 yılında öne çıkan teknolojiler neler olacak? CIO’lar en çok hangi konu başlıklarında projeler geliştirecekler?

2020’de şüphesiz uzaktan çalışma, 7×24 kesintisiz iş sürekliliği, yapay zeka, insansız üretme ortamları ve robot kullanımı öne çıkan teknolojiler olacak. Birlikte çalışabilirlik teknolojileri, bulut teknolojileri, VPN ve güvenlik en fazla konuşulan teknolojiler arasında yer alacak.

“Birlikte çalışabilirlik, bulut, VPN ve güvenlik en fazla konuşulan teknolojiler”

Online evden çalışma modeli, uzaktan çalışmayı destekleyen tüm teknolojileri ön plana çıkartacak diyebiliriz. Mobil ağ erişim cihazları, elektrik kesintisine karşı bağlantının kopmaması için tüm birlikte çalışma araçları (Cisco webex, MS teams, Zoom gibi), ölçeklenebilirlik ve esneklik tarafında ciddi avantaj sağlayan bulut teknolojileri, iş devamlılığının öneminin artmasıyla iş kesintilerine karşı kesintisiz güç kaynağı gibi veri merkezi ürünleri ve son olarak kurumların evden çalışanlarına kullandırmak için hızlıca hayata geçirebilecekleri sanal masaüstü (VDI) çözümlerinin öne çıkacağını söyleyebiliriz.

2020 yılında en çok hangi sektörlerde büyük dönüşüm projeleri bekliyorsunuz?

Başta sağlık, perakende, eğitim, lojistik, akıllı şehirler, vatandaş hizmetleri, bankacılık-sigorta, eczane-ilaç dağıtım, sağlık tedarik zinciri gibi sektörlerde büyük dönüşümler öngörüyoruz.

E-ticaretin büyüyen ticaret hacmini karşılayacak gerekli altyapı ve yazılım yatırımlarını sağlık sektöründe yaşanılan bu gelişmeler neticesinde uzaktan sağlık sisteminin oturmuş olması, lojistik sektörünün ve tedarik zincirinin yetkinliğinin artması, eğitim sektörünün uzaktan eğitim ile ilgili gerekli donanım ve yazılımları kullanabiliyor ve içerik üretebiliyor hale gelmesi bekleniyor.

Güvenlik endişeleri giderek artıyor. İşletmeler güvenlik çözümleri konusunda nasıl bir strateji izleyecekler? Bu alanda yönetilebilir hizmetler ve dış kaynak kullanımında artış bekliyor musunuz?

İnsan kaynağı ve çok sayıda üreticiyi yönetmek, bulut kullanımı -uzaktan bağlanma- nedeni ile daha kapsamlı dış kaynağını artıracaktır. Aynı şekilde kurumlar yeni nesil çözümlere yatırımlarını hızla gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu teknolojiler hem hali hazırda karmaşık olan BT altyapısının daha da karmaşıklaşmasına hem de tehdit yüzeyinin genişlemesine neden olmakta. Rutin işlerle meşgul güvenlik ekipleri ise bu yeni teknolojilerin güvenliğine çoğunlukla proje sonlandıktan sonra dahil oluyor. İdeal olan ise yeni nesil teknolojiler kurumlar tarafından daha değerlendirilmeye başlandığı anda güvenlik ekiplerinin dahil olmasını sağlamak ve güvenlik yatırımlarını bu olası yeni teknoloji yatırımlarının öngörülerek gerçekleştirilmesidir. Fakat kısıtlı kaynağa sahip güvenlik ekiplerinin BT’nin planladığı yatırımlara ayıracak yeterli kası çoğunlukla olmamakta. Bu durum da kurumları güvenliğin güçlendirilmesi, farklı uzmanlıklarla güvenlik zafiyetlerinin azaltılması ve güvenlik risk faktörlerinin değerlendirilmesi amacıyla yönetilen güvenlik hizmetlerine yöneltmekte.

İşletmelerin teknoloji harcamaları ile büyüme planları arasındaki ilişki nasıl? Bu alanda yaptığınız yerli ya da uluslararası çalışmalar ne gibi sonuçlar veriyor? Verimlik, hız, karlılık artışları nasıl etkileniyor?

Özellikle yerel ekonomik sorunlar nedeni ile şirketler yurt dışına hizmet/ürün satmaya çalışıyorlardı ama yurt dışı satış sınırlar kapatılsa da uzaktan hizmet vermek mümkün. Ürün satışları ertelenecek olsa dahi yapay zeka, yazılım altyapıları, verimlilik analizleri ile karlı ürün ve inovatif çözümlere yönelim artacak. Teknoloji harcamaları ve büyüme planları doğru orantılı diyebiliriz. Özellikle dijital dönüşüm yatırımlarına yapılan harcamaların değeri böyle bir dönemde çok daha iyi anlaşıldığı için bu durum kurumların dijitalleşme çaba/yatırımlarını da artıracaktır. Öte yandan global firmalarda servisin nereden verildiğinin çok bir önemi yok. Bu nedenle sadece yetkin, belirli bir konuda uzmanlığı olan ofisler ayakta kalırken pek çok ofis ve bölüme ihtiyaç kalmayacak.

Hepimizin mücadele ettiği Coronavirüs salgını sebebiyle birçok işletme ve sektör etkilendi, bu etkileri siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki günlerde bizi neler bekliyor?

Dijital çalışan deneyimi, bulut ve altyapı stratejileri, yeni çalışma kültürünü destekleyecek güvenlik politikaları, yapay zeka ve robotik süreç otomasyonunun geleceği, dış paydaşlarla ve müşterilerle iletişim kurma ana konularımız olacak.

“Önümüzdeki 10 yıl, son 10 yıldan çok daha ilginç olacak”

CIO’lar özellikle son 10 yılda gelişen teknolojilerle beraber cesur bir vizyonla organizasyonlarının dijital dönüşümlerine liderlik ederken, şu anda koronavirüsün iş yapış kültüründe yarattığı yeni bir meydan okuma ile karşı karşıya. Her şeyin gün be gün değiştiği mevcut durumda kesin olan şu ki; önümüzdeki 10 yıl, son 10 yıldan çok daha ilginç olacak. Hayat normale döndüğünde, yeni normal olarak uzaktan çalışma modelini daha rasyonel olarak değerlendirmemiz gerekecek çünkü hem günlük operatif işlerimizin hem de projelerimizin yürütülmesinde aksamanın olmadığını ya da minimum etkilendiğini görüyoruz.

Değişim, aslında uzun yıllar sonra beklediğimiz bir değişimdi ama salgın nedeniyle erken geldi. Bu süreçte yeni teknolojileri ve inovasyonları uygulama bazında geliştirip halkla buluşturmak ve ihraç etmek gerekiyor. Bireyler, kurumlar ve hükümet zaten sıkı bir karantina sistemine girdi ve gereken önlemleri almaya çalışıyor. Yerel ve uluslararası kurumsal şirketlerin çoğu uzun süre normal çalışma ortamına dönemeyecek. Kısıtlı kaynakları olan KOBİ’ler de BT’ye yatırım yapmak, işlerini dijitale almak zorunda kalacak. Salgın, tüm sektörlerde ekonomik durgunluğa yol açtı; yemek hizmetleri, perakende, eğlence ve turizm de dahil olmak üzere birçok kuruluş Nisan sonuna kadar faaliyetlerine ara verdi. Salgın sadece sosyal üretimi ve günlük hayatı etkilemekle kalmadı aynı zamanda BİT pazarını da olumsuz etkiledi. Salgından önemli ölçüde etkilenen ilk beş sektör, otelcilik ve gıda hizmetleri, turizm, toptan ve perakende satış, ulaşım ve imalat oldu. Salgının sağlık, kamu sektörü, internet ve yeni medya gibi sektörler üzerinde olumlu etkileri olacaktır.

“PC ve akıllı telefon satışları ile sunucu, ağ ve depolama satışları için önemli oranda düşüş bekleniyor”

PC ve akıllı telefon satışları ile sunucu, ağ ve depolama satışları için önemli oranda düşüş bekleniyor. Bulut teknolojileri, canlı iletişim platformları, 3D yazıcılar, yapay zeka ve büyük veri de salgından etkilenecek ancak bu teknolojilere yatırımlar artmaya devam edecek. IoT ve güvenlik gibi yeni teknolojiler ise minimum düşüş yaşayacak. Merkezi hükümet ve yerel yönetimler, işletmelerin ekonomiyi olumsuz etkilememesi amacıyla birçok destek tedbiri uygulamak zorunda. Önlemler arasında mali ve kredi desteği, vergi indirimi ve muafiyeti ve sübvansiyonları, idari ücretlerin azaltılması, idari düzenlemeler ve tahsis edilmiş destek fonlarının üretimine destek yatırımı yanı sıra sağlık, eğitim, telekomünikasyon gibi sektörlere sürekli fayda sağlayacak altyapı ve ilgili geçim alanlarına yapılan yatırımın artırılmasına ek olarak, yılın ikinci çeyreğinde ve ikinci yarısında daha proaktif mali tedbirler ve daha gevşek parasal tedbirler ve yardımcı programlar uygulanmasını bekliyoruz.

BİT tedarikçileri için afetler ve zorluklar da büyük iş fırsatları yaratıyor. Örnek vermek gerekirse hükümet şu anda okulların en erken Nisan ayı sonunda yeniden açılmasını bekliyor. Ancak okulların yeniden açılmasıyla bile çevrimiçi ve çevrimdışı öğrenmenin bir arada olmasını bekliyoruz. Uzaktan danışma uygulamaları, robotlar, şehir yönetimi veya nüfus hareketi yönetim araçları dışa aktarılabilir. Hastanelere hizmet veren BT şirketleri de örneğin hastanede veya izole koğuşta anti-enfeksiyon veya enfeksiyon kontrolü için robotlar, AI özellikli tıbbi görüntü teşhis yardımı, izleme için otomatik sıcaklık test cihazları, ağır hastalar için teletıp veya uzaktan konsültasyon gibi diğer ülkelerdeki hastanelere benzer çözümler sağlayabilir.

COVID-19 salgının akıllı telefon pazarına en hızlı etkisi premium segmentteki modellerin satışında azalma olarak değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra genel olarak pazarda talebin azalmasını ve tüketicilerin harcamalarını laptop gibi diğer ürünlere kaydıracağını öngörüyoruz. Son olarak indirimli mağazalar gibi alternatif kanallara yönelme olacağını düşünüyoruz.

PC pazarına COVID-19’un etkisi ilk etapta pozitif oldu, sosyal izolasyon ile evde vakit geçirmek zorunda kalan insanlar elektroniğe yöneldiler. Fakat bu yönelim kısa süreli olacaktır. Ramazan ve yaz tatilinin gelmesi ise piyasayı yavaşlatan etkenler arasında. İlk çeyrekte Çin’den kaynaklanan üretim sıkıntısı yerini talep daralmasına ve lojistik problemlerinden ötürü tedarikteki sıkıntılara bırakıyor olacak. Fakat beklentiler Eylül ayından itibaren iyileşme sürecinin başlayacağı yönünde.

IDC olarak 3 farklı senaryo üzerinde çalışmaktayız; iyimser, muhtemel ve kötümser. Durum, virüsün yayılma hızı ve evrilme durumuna göre farklılık gösterecektir ve senaryolar da buna paralel değişecektir. Eğer yaşadığımız kriz süresi uzarsa ekonomik olarak tüm sektörlerde ne yazık ki daralma meydana gelebilir ancak bunu fırsata çevirebilen ve online/ dijital dünyada kendine iyi yer edinebilen firmalar da olabilir. Kriz durumunda müşteriyi destekleyen yaklaşım ve alternatif dijital çözüm/ürün ve hizmet sunabilen firmalar kriz sonrası güçlenerek hayatlarına devam edebilirler. Uzaktan çalışma artık yeni normalimiz olabilir. Bu nedenle online/mobil çalışmayı destekleyen her yatırım (VPN güvenliği, çalışanların notebook sahibi olması, kolaborasyon/video konferans çözümüne sahip olunması gibi) önemini arttıracağa benziyor. Yeni gelişen dünyada teknolojinin önemi ise kaçınılmaz. Özellikle inovasyonu ve dönüşümü destekleyen tüm teknolojiler mutlaka değerlendirilmeli: bulut, veri ve analitik, mobilite, yapay zeka, yeni nesil güvenlik, 3D yazıcılar gibi teknolojiler sektörel bazda şirket dinamikleri göz önüne alınarak mutlaka değerlendirilmeli.

“Uzaktan çalışma dönüşümleri yükseldikçe mobilite yazılımları ve uygulamalarına yatırım artacak”

Bu dönemde sizin şirketlere önerdiğiniz yatırımlar neler olur?

Eğitim, müşteri-rakip ürün analizleri ve üretimdeki verimliliğin artırılması, servislerin iyileştirilmesi ve yeni fırsat alanlarında çevik çözümler sunmak önemli yatırım alanları arasında yer alıyor. Kurumsal müşteriler tarafında kendi telefonunu kendin getir eğilimi zaten artmaktaydı. Şimdi uzaktan çalışma gereksinimleri ve maliyetler nedeniyle şirketlerin daha çok kendi cihazını getirmeye yöneleceğini, bununla beraber cihaz yönetimi yazılımlarına, mobiliteyi artıracak yazılımlar ve uygulamara daha çok yatırım yapılacağını düşünüyoruz.

Video konferans çözümleri, home office çalışanlar için notebook, güvenlik çözümleri, VPN, ödeme sistemlerine olan ihtiyaçlarla; evden çalışma modeli ile birlikte tehdit yüzeyi öngörülemez bir şekilde arttı. Uç noktaların güvenliğinin daha sıkı bir şekilde izlenmesi, zafiyetlerin belirlenerek hızlı bir şekilde kapatılması kurumlar için önem arz ediyor. Bunlara ek olarak oltalama saldırılarının artacağı öngörülmekte. Bu nedenle çalışanların farkındalığının arttırılması da yüksek önem taşıyor.

En çok hangi sektörlerde uzaktan çalışma dönüşümleri gerçekleşecek? Burada nasıl bir dönüşüm bekliyorsunuz?

Eğitim, sağlık, perakende dağıtım-lojistik, banka sektörü ve devletlerin uzaktan çalışma dönüşümlerinin olacağı tahmin ediliyor. En çok ve doğrudan etkilenen sektörlerden biri olarak sağlık ve eğitim sektöründe daha keskin dönüşümler yaşanabilir. Uzaktan eğitim ve sağlık hizmetlerindeki dönüşümler beklenenden çok daha önce hayata geçebilir. Bunun haricinde tüm sektörlerde, kamu dahil iş devamlılığı/felaket kurtarma senaryoları ön plana çıkacaktır. Bu durum aynı zamanda online satış kanallarının, elektronik ticaret firmalarının, online perakende ve lojistik sektörünün ciddi anlamda gelişmesine katkıda bulunacak. Diğer taraftan, finans sektöründe de online/mobil verilen tüm finans hizmetlerinin adaptasyonunda da hızlı bir artış olacaktır.

Teknoloji ve BT sektörü bu duruma en hazır ve hali hazırda bu modeli uygulayan şirketlerdi. Ancak üretim, banka, sigorta, kamu gibi işin doğasında uzaktan çalışmanın zor olduğu sektörlerde bile bu çalışma modelinin farklı felaket senaryolarında uygulanması gerektiğinin tüm firmalar farkına varmış oldu. Dolayısıyla bu paralelde bir dönüşüm kaçınılmaz görünüyor.

Daha uzun bir perspektifte baktığımızda, dijital dönüşüm ve değişen iş modelleri önümüzdeki 3 yılı nasıl şekillendirecek? Hangi konular ön plana çıkacak, teknoloji bu konuları nasıl çözecek?

Akıllı telefonlar daha çok tüketim aracı olarak görülse de uzaktan çalışma ve değişen iş modelleri telefonda da üretimi artıran uygulamaları ve özellikleri artıracak. Bilgisayar kullanımı oranında ciddi azalmaya neden olmasa da, akıllı telefonlar üzerinden daha çok iş üretkenliğinin artmasını bekliyoruz. İnsan-teknoloji işbirliklerinin arttığı bir döneme girmiştik, bu süreç hızlanabilir. Mesela üretimde insan kaynağına bağlı olmadan işin devam etmesini sağlayan teknoloji yatırımları (robot kullanımı gibi) ya da sağlık sektöründe yapay zeka tabanlı teknolojilerden yararlanılarak teşhis, tanı konması ve hasta takip edilmesi, ilaç önerimi gibi hizmetler yaygınlaşabilir. Yeni ürün ve hizmet yaratma noktasında esneklik ve ölçeklenebilir bir altyapı sunması açısından bulut teknolojileri öne çıkacaktır. Teknoloji olmadan iş dönüşümünün desteklenmesi çok zor özellikle IDC’nin inovasyon hızlandırıcılar dediği (yeni nesil güvenlik, makine öğrenimi, büyük veri/analitik, bilişsel sistemler, yapay zeka, robotlar, IoT, 3D yazıcılar, arttırılmış/sanal gerçeklik ) teknoloji dalları önümüzdeki 3 yılda daha çok ön plana çıkacaktır ve çıkmalıdır.

İlgili Haberler