RöportajlarDijitalleşme Yolculuğunda Doğru İş Ortağı Şart

Turkcell Dijital İş Servisleri Genel Müdürü Hakan Erkan, dijitalleşmenin bir teknolojik olgunluk değil, kurumsal olgunluk olduğunu söylüyor.
20 Ağustos 2019326

Turkcell Dijital İş Servisleri Genel Müdürü Hakan Erkan, dijitalleşmenin bir teknolojik olgunluk değil, kurumsal olgunluk olduğunu söylüyor. Doğru iş ortağı ile her ölçekten şirketin dijitalleşme süreçlerini çok daha kolay ve hızlı gerçekleştirebileceğini söyleyen Hakan Erkan, rekabetçi ekonomilerde artık bunun bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Hakan Erkan ile Turkcell’in bu alandaki vizyonunu ve gelecek hedeflerini konuştuk.

 

Dijital iş servisleri olarak hedefiniz nedir?

Turkcell Dijital İş Servisleri olarak hedefimiz, önümüzdeki 3 sene içinde Türkiye’deki bir numaralı IT hizmetleri veren şirketi haline gelmek. Bunu da yaparken de, müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu bağlantı, bulut, güvenlik servisleri ve bunların etrafındaki diğer çözümlerin IT ile entegrasyonlarının tamamından bahsediyoruz. Turkcell Dijital İş Servisleri, tüm bunları yapabilecek sayılı şirketlerden biridir.

 

Turkcell bu alanda ne gibi yatırımlar yapıyor?

Türkiye’de farklı ölçekte şirketlerin, farklı teknoloji ve servislere ihtiyacı var. Temel olarak baktığımızda şirketlerin güvenli ve güçlü bağlantıya, dijital dönüşümü gerçekleştirebilecekleri bir altyapıya, bu altyapılarda çalıştırabilecekleri uygulamalara ve tüm bu süreçlerde onlara destek olacak iş ortaklarına ihtiyaçları var.

 

Turkcell bu zamana kadar tüm bu süreçlere ciddi yatırımlar yapmış bir şirket. Örneğin Turkcell, Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda ve gerçek otomasyonlu bulut servisleri sunabilen tek şirket. Müşteriler web üzerinden dakikalar içerisinde kendi bulut servisleri, sanal sunucularını aktif hale getirip kullanmaya başlayabiliyorlar. Aynı zamanda güvenlik üzerine de ciddi yatırımlarımız var. Kurumsal güvenlik merkezimiz şirketlerin dijital verilerini ve ağlarını koruma konusunda kapsamlı çözümler sunuyor. Tüm bunların üzerine de Turkcell oldukça güçlü bir insan kaynağına sahip. En büyük yatırımımız bu diye düşünüyorum.

 

Şu anda öncelikli olarak hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?

Biz teknoloji dönüşüm ve entegrasyon yeteneklerimizi sürekli geliştiriyoruz. Tüm dünyayı takip ederek yeni teknolojiler, servisler ve değişimler konusunda neler yapabileceğimize bakıyoruz. Öte yandan Türkiye’nin en kritik ve devasa büyüklükteki projelerini yürütüyoruz. Bunlar arasında Finans, Enerji, Ulaşım ve Sağlık öncelikli olanlar. Bu alanda yaptığımız çözümler ile birlikte kendi ürünlerimizi de oluşturmaya başladık. Örneğin hastane yönetim sistemimiz sayesinde uçtan uca tüm hastanelerin işletmesini yönetebiliyoruz. İlk sorunuzda dediğim gibi hedefimiz, tüm sektörlerde ve ölçekte, Türkiye’nin bir numaralı teknoloji servis sağlayıcısı olmak var.

 

Türkiye’de farklı ölçekte şirketler var.  Sizin hedefleriniz arasında hangileri bulunuyor?

Dijitalleşme aslında her ölçekten şirketin odağı haline geldi. Günümüz rekabetçi dünyasında yarışta kalabilmek için şirketlerin teknolojiyi mutlaka kullanması gerekiyor. Dijitalleşme ve teknolojiyi kullanmak demek de aslında, kendi işinizde maliyetleri azaltıp, verimliliği artırarak, şirketinizi daha karlı hale getirmek anlamına geliyor. Bu formülü yalnızca büyük şirketler için değil, aynı zamanda küçük ve orta ölçekteki şirketler için de uygulamak mümkün.  Biz bu çerçevede KOBİ’lere çok önem veriyoruz. Çünkü KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin temellerini oluşturuyorlar. Biz hem Large Enterprise dediğimiz büyük şirketlerin, hem de orta ve küçük ölçekteki şirketlerin, dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımlarında doğru kanal olmak hedefindeyiz.

 

KOBİ’lerin bilgi birikimleri kimi zaman bu dijital dönüşüm için yeterli olmuyor. Bu çerçevede ne yapmaları gerekecek?

KOBİ’ler şu anda bulut teknolojiler sayesinde kendi içlerinde geliştiremedikleri teknolojilere çok daha kolay bir şekilde ulaşabilir hale geldiler. Bu sayede, büyük kurumların bile kime zaman hantallıktan ya da büyük kurumdaki entegrasyon sorunlarından dolayı yapamadığı teknoloji dönüşümünü, bulut kullanarak çok daha kolay bir şekilde yapmaya başladılar. Zaten doğru yöntemin de bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü KOBİ’lerin çok daha fazla kendi işlerine odaklanması lazım. Bir siber güvenlik çözümü için yatırım yapması ve bu alanda yoğunlaşması beklenemez. Bir servis olarak bu çözümü satın alıp yoluna devam etmesi, en doğru yöntem. Biz Turkcell Dijital İş Servisleri olarak bu çözümleri doğrudan KOBİ’lere ulaştırıp onların dijitalleşmelerini hızlandırmak istiyoruz.

 

Dijital dönüşüm alanında Türkiye’deki şirketlerin yaşadığı temel sorunlar nedir? Siz hangi alanlarda yapılan projelerin ya da girişimlerin tıkandığını görüyorsunuz?

Aslında şirketlerin öncelikli şunu kavraması gerekiyor. Dijital dönüşüm bir yolculuk ve bu yolculuk uzun zamandır devam ediyor. Geçmişte daha farklı dönüşümler oldu, bugün de dönüşümün kendisi dönüşüyor. Nesnelerin interneti, bulut, siber güvenlik, blok zinciri… hayatımıza sürekli yeni teknolojiler ve yeni kavramlar giriyor. Türkiye’de şirketlerin bu yolculuğun tamamını kapsamaları gerekiyor. Bugün bir KOBİ’ye gittiğinizde belki yeterli kaynak ya da organizasyona sahip olmadığı için bunlara erişemiyor. Ya da yanlış iş ortağı ile yola çıktığında şirketini teknoloji çöplüğüne çevirmeye başlıyor. Şirketlerin bu yüzden sürekli kendi işlerine odaklanıp, bu dönüşümde onlara sürekli destek olarak bir çözüm ortağına ihtiyaçları var. Çünkü burada biraz tökezlerseniz, biraz atalete düşerseniz, çok ciddi anlamda oyunun gerisinde kalmış oluyorsunuz. Hem KOBİ’lerin hem de büyük ölçekteki şirketlerin temel sorunu hep bu oldu. Kendisi ile birlikte yürüyecek, onu hızlandıracak ve dönüşüm yolculuğunda rehberlik edecek bir iş ortağına ihtiyaçları var.

 

Siz hastane projeleri yapıyor ve bu alanda da uzmanlık kazanıyorsunuz.  Finans ve enerji alanlarında da projeler yaptığınızı görüyoruz. Dolayısıyla büyük kurum veya KOBİ seviyesinde herhangi bir işletme size geldiğinde siz, bu işletmenin bulunduğu sektörü de göz önünde bulundurarak ona göre dijitalleşme yol haritasını bir paket kapsamında sunuyor musunuz?

Dediğiniz gibi sektörlere göre deneyim kazanmamız bize böyle bir imkan sunuyor. Şu anda sağlık ve perakende alanında büyük projelere imza atıyoruz. Dolayısıyla bu sektörlerde derinleştikçe, sektörün dijitalleşmede atması gereken temel adımları görebiliyoruz. Daha önemlisi sektörlerinde rekabetçi olabilmeleri için kullanmaları gereken çözümleri öngörerek hemen sunmaya başlayabiliyoruz. Örneğin perakende sektöründe rekabetçi olabilmeniz için müşteri sayınızı artırmanız ve buna paralel olarak müşteri şikayetlerini azaltmanız olmazsa olmazlardan biri. Bizim de buna yönelik çözümlerimiz var. Müşterilerimizin kullanmaları gereken çözümleri biliyor ve bu çözümleri müşterilerimizin ayağına götürüyoruz. Bu da tabii sektörün dijitalleşmesine yardımcı oluyor.

Bir örnek vereyim. Biliyorsunuz, veri analitiği çok önemli. Herkesin konuştuğu bir konu olmasına rağmen bu alanda özel çözümler bulmanız hiç kolay değil.  Diyelim ki müşterimiz bir AVM. Bu AVM neden ziyaretçi kaybettiğini anlamak istiyor ve bunu öğrenebilmek için bir anket yaptırıyor. Anket sonucu ona ziyaretçilerinin kendi segmentinde rakip bir AVM’ye gittiğini söylüyor. Oysa gerçek öyle değil. Veriler AVM ziyaretçisinin kendi rakibi olana değil, farklı segmentte başka bir AVM’ye gittiğini söylüyor. Ya da müşterimiz bir restoransa, veri analitiği ile güçlük kaç ziyaretçi alabileceklerini söyleyebiliyoruz veya kendilerini ziyaret ettikten sonra nereye gittikleri hakkında bilgi verebiliyoruz. Kısacası sektörlere yönelik çözümlerimizi derinleştirebiliyoruz.

 

Türkiye’de IT alanında yatırımlar ağırlıklı olarak donanım seviyesinde kalabiliyo. Şirketler know-how ve yazılıma bütçe ayırmaya başlayacaklar mı?

Evet, ne yazık ki şirketler servise para ödemek istemiyor. IT harcamalarının yüzde 65-70’inin donanıma girmesi bunun önemli bir göstergesi. Gelişmiş ülkelerde ise bunun tam tersi söz konusu. Servis ve yazılıma Fransa’da yüzde 43, Almanya’da yüzde 46 oranında bütçe ayrılıyor. Türkiye’de de bu yönde değişim yaşamamız lazım. Bir KOBİ bulut hizmetini bizden alırsa ayrıca donanıma yatırım yapmak zorunda kalmaz. Bunu görmesi gerekiyor.

Bu yönde değişimin yaşanmaya başladığını görüyorum. Oyunu bulut değiştirecek. Dijital dönüşüm ve bulutla birlikte mevcut durumu tersine çevirebilecek güçteyiz. Bu sadece şirketlerin esas olarak yapmaları gereken işe yoğunlaşmalarını sağlamaz, aynı zamanda daha rekabetçi olabilmelerine imkan sağlar. Dolayısıyla şirketler IT’i hizmet olarak aldıkları zaman mevcut durum otomatik olarak tersine dönmeye başlayacak. Bulut satışlarımızda gördüğüm artış beni bu konuda oldukça umutlandırıyor. Dijitalleşmenin artması bütün kurumların kendi iş alanlarına yoğunlaşmalarını sağlamıyor, aynı zamanda rekabette öne geçmelerini de sağlıyor. Daha iyi hizmeti daha ucuza alabildikleri bir yapıya geçecekler.

İnsan kaynağı bulmakta sıkıntı yaşıyor musunuz?

Turkcell’in en değerli varlığı çalışanları. Türkiye’nin en seçkin, yeniliğe en açık arkadaşları burada çalışıyor. Ayrıca her yıl Genç Yetenek programı ile de yüzlerce genci bu aileye katıyoruz, onlardan çok şey öğreniyoruz. Yine Turkcell Akademi ile de dünyanın en iyi eğitim programlarını çalışanlarımız alabiliyor.  Üniversiteden yeni mezun veya 1-2 yıl deneyimli genç arkadaşlarımızı bünyemize katarak onları yetiştirmeye başladık. Bu arkadaşlarımız kariyerlerine Turkcell çatısı altında devam ediyorlar. Sadece kendimize değil, sektörümüze de deneyimli elemanlar kazandırıyoruz. Genel olarak baktığımız zaman özellikle yeni teknolojilerde insan kaynağı açığı var. Örneğin IoT de bunlardan biri. Bu alanda çok ciddi yatırımlarımız ve çalışmalarımız var. Büyük bir sektörden bahsediyoruz.  Bunun bir ayağında yazılım ve servisler yer alırken, diğer ayağında da bulut bulunuyor. Bu alanda da bulut her şeyi değiştirecek.  Burada da her sektöre yönelik çözüm sunan start-uplar ya da şirketlerin sayısı az değil. IoT’i bir platform olarak görüyoruz. Lansmanını da yakında yapacağız. IoT’de çözüm üreten şirketlerin hayatını kolaylaştıracak bir ortam yaratıyoruz. Güvenlikten operasyonel maliyetlere kadar birçok ihtiyaçları bulunuyor. Bunları karşılayabilecek ve bu ortamı oluşturan herkesi tek çatı altında toplayacak bir ekosistem üzerinde çalışıyoruz.

İlgili Haberler