OdakBulut bilişim yeni iş modellerini ve çalışma kültürünü şekillendiriyor

Şirketlerin uzaktan çalışmaya geçişiyle birlikte bulutu kullanma biçimleri de önümüzdeki yıllar boyunca iş gücünü ve kültürünü şekillendirecek.
11 Eylül 202077

Şirketlerin uzaktan çalışmaya geçişiyle birlikte bulutu kullanma biçimleri de önümüzdeki yıllar boyunca iş gücünü ve kültürünü şekillendirecek. Bulut bilişim özellikle içinde bulunduğumuz bu dönemde, hayatlarımızı ve sektörleri de hızlı ve yoğun bir şekilde değiştirecek.

Çalışma şekli sonsuza kadar değişiyor. Hiç şüphe yok ki bulut bilişim de büyüyor. Gartner’a göre, dünya genelindeki genel bulut hizmetleri pazarının bu yıl %17,2 büyüyerek 208 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Bu rakam, 2015’teki 178 milyar dolardan yükseldi. Araştırma firması, en yüksek büyümenin IaaS gibi bulut sistemi altyapı hizmetlerinden geleceğini ve SaaS gibi bulut uygulama hizmetlerinin ise %21’in üzerindeki spesifik bulut büyümesi açısından genel olarak en büyük segment olduğunu söyledi. Ancak dünya çapında mevcut olan bulut altyapısı bütçelerinin yaklaşık %85’i hâlâ öncüllere odaklanıyor.

“Önce bulut” çalışma şekillerini değiştiriyor

Çalışma şeklindeki en büyük değişiklik, bulut bilişimden önce sanallaştırma biçiminde geldi. Sanallaştırma, bir donanım parçasının kendi yalıtılmış ortamlarında birden çok işletim sistemini çalıştırabilmesini sağladı. Birden fazla şeyi yapabilen bir donanım olan sanallaştırma, maliyet ve enerji tüketiminde büyük bir fark yarattı. Veri merkezlerinde geniş alan tasarrufu sağlamanın yanı sıra, şirketlerin her bir donanım parçası kullanımlarını en üst düzeye çıkarmalarına izin verdi. İşlem gücünün, tek bir donanım parçasına birden fazla proje ve hizmet koyarak tam kapasiteyle kullanılmasına olanak sağladı. Ancak sanallaştırma; donanımı edinme, yönetme ve bakımını kapsayan bir donanım yönetimini de içeriyor. Bu şirketler için önemli bir maliyettir. Bulut bilişim ise tüm bunları değiştirdi.

Bulut bilişim sayesinde bulut platformu hizmeti sunan şirketler, donanım yönetimi tarafını devraldı. Bu gibi hizmetler, her büyüklükteki şirket için uzaktan erişimin yanı sıra büyümeyi ve ölçeklendirmeyi çok daha erişilebilir hale getirdi. Bulut ve onunla birlikte olması gereken güvenlikteki bu gelişme; nasıl çalıştığımızı, nasıl bağlantı kurduğumuzu, nasıl öğrendiğimizi ve çevrimiçi olarak bir şeyi nasıl yaptığımızı derinden etkiliyor. COVID-19 ise bunu şiddetli bir şekilde hızlandırdı.

Bulut bilişim yeni normali inşa ediyor

Amazon Web Services CEO’su Andy Jassy, ​​bulutu benimsemenin, şirket içi bilişimin çok gerisinde olduğunu gösteren istatistiklere rağmen, bulutun yeni norm olduğunu söylüyor. Andy Jassy, “İş ortağı ekosisteminin buluta geçmek isteyen müşteriler ve kuruluşlar için stratejik olduğuna inanıyoruz.” diyor. Şirketlerin artık kendi kaderlerini kontrol edebildiğine dikkat çeken Jessy, bulutu yeni normal olarak nitelendiriyor. Bulutun benimsenmesi için maliyetin her zaman ana faktör olduğunu ancak işletmeler buluta geçtikçe, pazara giriş hızının eşit derecede önemli hale geldiğini fark ettiklerini de sözlerine ekliyor. Şirketler bulut bilişim sayesinde, şirket içi bir ortamda 10 ila 18 hafta yerine artık dakikalar içinde binlerce sunucuyu çalıştırabiliyor.

COVID-19, sosyal mesafeyi öğretti ancak şimdi, ağları güvenli ve uzak tutarak ağ mesafesini de düşünmek gerekiyor. Uzaktan ağ erişimi artık sadece bir seçenek değil, çalışanlar için de bir gereklilik haline geldi. Uzaktan çalışmanın doğal bir uyum sağladığı finans, yazılım, pazarlama, vb. gibi endüstriler halihazırda var. Fakat pek çok şirket, gerekli uzaktan erişimi hesaba katmak zorunda kaldığı için uzaktan kontrolde de önemli bir artış yaşanacak.

Platform bankacılığının temeli: Bulut Bilişim

Bulut bilişim sadece bankaların ve finans kurumlarının gelişmiş çeviklikten ve maliyet tasarruflarından yararlanmasına izin vermez, aynı zamanda geleceğin bankacılık ortamını yönetmek için ayarlanmış bir model olan platformlaştırmaya daha da yaklaşmalarını sağlar.

Teknolojideki gelişmeler, değişen tüketici davranışları ve bankacılıkta yeniliği harekete geçirmeyi amaçlayan yeni düzenlemeler, fintech’in yükselişine yol açtı. Bu teknolojiye sahip oyuncular artık hızla zemin kazanıyor ve kullanılabilirlikte yeni standartlar belirleyerek dijitale öncelik veren müşteri deneyimini destekliyor. COVID-19’un dijital dönüşümü hızlandırmasıyla artık bankaların ve finans kurumlarının oyunlarını hızlandırması ve iş yapış şekillerini yeniden düşünmesi gerekiyor.

Bulut bilişim; bankaların ve finans kuruluşlarının, finansal hizmetlerin ötesine geçen hizmetler ile, daha bütünsel bir deneyim sağlamak için üçüncü taraflarla ortaklık yapması gerekeceği bir ekosistem modelinin temeli olacak. Bankaların artık sadece bir finans kurumu olmaktan çıkıp hizmet sunan bir kuruma dönüşmesi gerekiyor.

Köklü bir miras kültürüne sahip olan ve riskten kaçınan yerleşik şirketlerden farklı olarak, fintech girişimleri için bulut bariz bir seçimdir çünkü teknoloji; bankaların daha çevik olmalarına, hızlı ölçeklenmelerine ve müşterileri için gelişmiş çözümler geliştirmelerine olanak tanıyor.