OdakYenilikçi teknolojiler COVID-19 sonrası Lojistik sektörünü nasıl tanımlayacak?

Salgın sürecinde büyük görevler üstlenen lojistik firmaları ve tedarik zincirleri, kısıtlama döneminde sağlamlıklarının ve hayatta kalmalarının anahtarı olarak teknolojik sistemleri işaret ediyor.
13 Ağustos 20204720

Salgın sürecinde büyük görevler üstlenen lojistik firmaları ve tedarik zincirleri, kısıtlama döneminde sağlamlıklarının ve hayatta kalmalarının anahtarı olarak teknolojik sistemleri işaret ediyor.

Salgın süreci, uzun vadeli projelerin bir anda hayata geçirilmesini sağlarken yeni iş birlikleri ve teknoloji yatırımları bu dönemi bir fırsat haline çevirdi. Örneğin, Alibaba Grubu’na ait olan lojistik şirketi Cainiao, pandemi döneminde birçok ülkede lojistik hizmetleri olumsuz etkilenirken PTT ile yaptığı iş birliği sayesinde Türk satıcılarının uluslararası gönderilerinin, dünyanın birçok yerine ulaştırılmasını sağladı. Türk satıcılar, salgın öncesi dönem ile karşılaştırıldığında 3 kat daha fazla satış yaparak yeni bir rekora imza attı. Öte yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca çevrimiçi düzenlenen “Ulaştırma ve Altyapıda Dijital Gelecek Zirvesi”nde lojistik sektörünün önemli aktörleri, salgın sürecinde Türkiye’deki gelişmeler hakkında konuştu. PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, pandemi döneminde temassız teslimat başta olmak üzere sürece uygun ürün ve hizmetler ortaya çıkardıklarını bildirdi. Deniz ticaretindeki dijitalleşme hakkında önemli bilgiler veren İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran da yapay zeka, nesnelerin interneti, robotik sistemler, büyük veri ve blockchain’in şu anda denizcilik alanında kullanılan yeni teknolojiler olduğunu söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle e-Ticaret alışverişlerindeki artışın, sektörü yeniden yapılandırdığına dikkat çeken MNG Kargo CEO’su Salim Güneş ise teknoloji sayesinde hizmetlerini geliştirdiklerini ve değiştirdiklerini belirtti.

Normalleşme sürecinde kısıtlamalar azalsa da insanlar tarafından birtakım tedbirler kişisel olarak da sürdürülecektir. Örneğin, restoranlarda yemek yemek ve halka açık yerlerde alışveriş yapmak için dışarı çıkan müşteriler gibi bazı sosyal ve ekonomik yönler etkilenmeye devam edecek ve insanlar çevrimiçi olarak yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını sipariş etmeyi tercih edecektir. Müşteriler kalabalık mağazalara veya marketlere gitmemeyi tercih ettikleri sürece çevrimiçi alışveriş de ivme kazanmaya devam edecektir. Böyle bir senaryoda lojistik ve teslimatın önemi daha çok artacak ve hiper lokal lojistik gereksinimleri yüksek olacaktır. COVID-19’dan sonra lojistik, temel müşteri ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir rol oynamayı sürdüreceğinden tam da bu noktada, markaların ve şirketlerin pandemi sonrasında değişen tüketici davranışlarına dikkat etmeleri gerekiyor.

Çevik ve yenilikçi şirketler; süreçleri ve kaynakları denemek, değerlendirmek, uygulamak, izlemek, optimize etmek, değişen pazar koşullarını hafifletmek ve ihtiyacı karşılamak için yeni teknolojileri kullandıkları takdirde lider olacaktır. Şirketler otomasyon, robotik, yapay zeka, algoritmaya dayalı sistemler, bilgiye açık, kolay erişim ve veri kaynakları gibi yeni teknolojileri kullanarak çevikliklerini geliştirecektir.

Tedarik zincirleri teknolojiyi kullanarak yeniden modelleniyor

Kısıtlamalar sırasında ve sonrasında tedarik zincirleri en çok etkilenen sektörlerden olmuştur. Bu nedenle, şirketlerin genel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirmeleri için büyük bir ihtiyaç vardır. Siparişlerin gerçek zamanlı dijital takibi, otomatik takip ve uyarılar, rota optimizasyonları ve geliştirilmiş navigasyon yetenekleri için tedarik zinciri operasyonları ve sistem güncellemeleri hakkında yeniden düşünmek gerekiyor. Şirketler yeni sistemler tasarlarken lojistik sistemlerinde çalışan insanları da korumaya ve desteklemeye dikkat etmelidir.

Endüstride, teknolojik olarak benimsenmeye yönelik acil bir ihtiyaç daha var. Lojistik endüstrisinin doğası, onu maksimum risklere maruz bırakmaktadır. Bu nedenle de sektör faaliyetlerinin temelinde; temassız teslimatlar, konum takibi ve hepsinin yalnızca teknolojik entegrasyonlarla yönetilebilen riski erken tespit etme ve ayırma gibi bir paradigma değişikliği yaşanıyor.

Tedarik zinciri ve Lojistikte teknolojiyi benimsemek

Normal rutinlerdeki ve personelin çalışma alanındaki değişim ile tedarik zincirleri, insan kaynaklarında yüksek derecede değişkenlik yaşayacaktır. Bu noktada blockchain ve robotik gibi teknolojiler sürekliliği tek başına sağlayabilir. Lojistik, stok seviyeleri ve talep tahminlerinin entegre edildiği gerçek zamanlı görünürlük ve işlemler sekmesi; sistem çevikliği, finansal tahmin ve kaynak planlaması dahil daha olmak üzere hızlı karar almayı mümkün kılacaktır.

Emniyet ve güvenlik

Paketleme ve depodaki otomasyon ile robotik, insan temasını azaltacaktır. Bu durum, insan müdahalelerini ortadan kaldırmak anlamına gelmiyor, aksine otomasyona ve robot teknolojisine katma değerli olmayan süreçleri atamak oluyor. Robotiğin bu alanda sunacak çok şeyi var. Benzer şekilde temassız teslimatlar da sosyal mesafeye uyacak ve insan teması ihtiyacını ortadan kaldıracak, böylece enfeksiyonların bulaşma ve yayılma olasılığını en aza indirecektir. Bir QR kodu tarayarak ve ardından görüntüyü dijital olarak imzalayarak temassız teslim alma, teslimatı sağlama ve ödeme seçenekleri; teslimat ortaklarının ve müşterilerin güvenliği için bir norm olmalıdır.

Öte yandan aktif konum izleme; kargo şirketleri ve müşteriler açısından iletişim ve temas noktalarını izleyebileceğimiz pek çok paydaşa yardımcı oluyor. Son teslimat yazılımı ile canlı izleme ve entegrasyonlar ise rota optimizasyonlarına olanak tanıyor.

Öngörüler, tahminler ve yeni iş fırsatları

Yapay zeka entegrasyonları aracılığıyla kuruluşlar, aksamaları ve güvenlik açıklarını tahmin etmeye yardımcı olmak için yapılandırılmamış gerçek zamanlı verilerden içgörüleri çıkarabilir. Gerçek zamanlı verilerin incelenmesi, yeni iş fırsatlarına katılmak için kullanılabilecek boş kapasitelerin tespit edilmesinde de yararlıdır. Doğası ne olursa olsun ürün alışverişi talebi hiç bitmeyecektir. Bu noktada isteğe bağlı teslimat yönetimi yazılımı, birden fazla talebi karşılamaya yardımcı olabilir.

e-Ticaret endüstrisinin temeli ve büyümesi teknolojik ilerlemelere yoğunlaşmıştır ve ayrıca güçlü lojistik ve tedarik zinciri entegrasyonlarına da bağlıdır. Ama şimdi, aynı ihtiyaç e-Ticaret dışı sektörleri de kaplıyor. Bu nedenle tedarik zincirleri ve lojistik sektörünün de teknoloji kullanımı yoluyla daha pragmatik, dinamik, duyarlı ve birbirine bağlı olmaları gerekiyor. Şirketler, risk yönetimini göz önünde bulundurarak gelecekteki operasyonlarını tasarlamalı ve inşa etmelidir.

Lojistik sektöründe “yeni normal”

Lojistik sektöründe robotik, otomasyon, yapay zeka ve blockchain gibi akıllı teknolojilerin yükseleceği öngörülüyor. Lojistik liderlerine göre artan otomasyon ve akıllı teknolojiler, kriz zamanlarında dağıtım merkezleri ve depoların çalışmaya devam etmelerini sağlayacak.

Diğer taraftan, karantina sürecinde dünyadaki daha az kirlilik ve karbon emisyonlarındaki azalmalar nedeniyle işletmeler, önümüzdeki yıllarda çevreciliğe ve sürdürülebilirliğe de öncelik vermeye devam edecek.

Endüstrinin bu krizden nasıl çıkacağı, lojistik sektörünün gelecekte daha güçlü ve daha esnek olmasını sağlayacaktır.