OdakEğitimde kriz yönetimi: Acil Uzaktan Öğretim

7 Mayıs 202074

COVID-19 nedeniyle pek çok sektör acil durum planlarını devreye sokarak uzaktan çalışma modeline geçiş yaptı. Bu süreçten en fazla etkilenen eğitim kurumları ise öğretim görevlilerini, personelini ve öğrencilerini küresel bir salgından korumaya çalışırken öğretmeye ve öğrenmeye nasıl devam edecekleri konusunda hızlı kararlar almakla karşı karşıya kaldı. Birçok eğitim kurumu, pek çok öğrenme deneyimleri de dahil olmak üzere tüm yüz yüze dersleri iptal ederek COVID-19’a neden olan virüsün yayılmasını önlemek için derslerin çevrimiçi olarak devam etmesine karar verdi.

Eğitim teknolojisindeki araştırmacılar, özellikle de çevrimiçi ve uzaktan eğitim alt disiplini içinde geliştirilen ve uygulanan, son derece değişken olan tasarım çözümlerini ayırt etmek için yıllar boyunca terimleri dikkatlice tanımladı: uzaktan eğitim, dağıtılmış öğrenme, karma öğrenme, çevrimiçi öğrenme, mobil öğrenme ve diğerleri. Ancak içinde bulunduğumuz bu acil durumlarda verilen öğretim türü için yeni bir terim dile getirilmeye başlandı: acil uzaktan öğretim.

Geçici bir çözüm olarak “Acil Uzaktan Öğretim”

Başlangıçtan itibaren planlanan ve çevrimiçi olacak şekilde tasarlanan deneyimlerin aksine acil uzaktan öğretim(ERT), kriz durumlarından dolayı öğretimsel sürecin alternatif bir dağıtım modunun geçici olarak kullanımıdır. ERT, eğitim-öğretimin yüz yüze devam edemediği kriz ya da acil durum süreçlerinde uzaktan öğretim çözümlerinin kullanılmasını içerir. Bu koşullarda birincil amaç, sağlam bir eğitim ekosistemini yeniden yaratmak değil, acil bir durum veya kriz sırasında hızlı bir şekilde kurulabilecek ve güvenilir olarak kullanılabilecek eğitim ve öğretim desteklerine geçici erişim sağlamaktır. ERT tam da bu noktada çevrimiçi öğrenim modelinden ayrılmaya başlamaktadır.

Krizlerde eğitim planlamaları noktasında öne çıkan ilk unsur, bu durumların yaratıcı çözümlere ihtiyaç duymasıdır. Bu da, öğrenciler ve eğitimciler için yeni ihtiyaçları karşılamaya yardımcı olabilecek çeşitli olası çözümler üretmek için standart kalıpların dışında düşünebilmeyi beraberinde getiriyor. Söz konusu olağanüstü durumlarda eğitimcilerin çevrimiçi eğitimi öğrenmesine ve uygulamasına yardımcı olan BT ekipleri, bir yandan çevrimiçi öğrenme deneyimleri geliştirilmesine katkı sağlarken bir yandan da öğrencilerin öğrenme deneyimlerinde kritik bir rol oynamaktadır.

ERT’ye geçiş, eğitim kurumunun ders tasarımı, geliştirme ve uygulama süreci üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasını gerektirir. Çevrimiçi öğretme ve öğrenme etkinliklerinin hızlı gelişimi ve ihtiyaç duyulan destek ile beraber BT ekipleri, eğitim kurumunun çevrimiçi bir ortamda çalışma ve öğretme becerilerini geliştirmesine yardımcı olurken öğretimsel süreklilik sağlamak için kurumsal ihtiyacı da karşılamanın yollarını bulmalıdır. Bu nedenle eğitim kurumlarının, bir kriz sırasında BT destek birimlerinin çalışmalarını yeniden gözden geçirmesi gerekmektedir.

ERT için gerekli olan hızlı yaklaşım, verilen derslerin kalitesinde düşüş endişeleri yaratabilmektedir ancak bu şekilde oluşturulan çevrimiçi dersler, uzun vadeli çözümlerle karıştırılmamalı, acil bir soruna geçici bir çözüm olarak kabul edilmelidir. Özellikle ERT sırasında öğrenme materyallerinin erişilebilirliği, eğitim kurumları tarafından ayrıca ele alınan bir konudur. Bu bağlamda eğitim kurumları, UDL(Evrensel Tasarıma Dayalı Öğrenme) ilkeleri gereği tüm öğrencilerin ders materyallerine, etkinliklerine ve ödevlerine erişebilmelerini ve bu ödevler aracılığıyla öğrenebilmelerini sağlamak için esnek, kapsayıcı ve öğrenci merkezli öğrenme ortamlarının tasarımına odaklanmalıdır.

Acil Uzaktan Öğretimin Değerlendirilme Süreci

Eğitim kurumları bu gibi kriz senaryoları için mutlaka ERT çabalarının değerlendirmelerini yapmalıdır. Uygulama kaynakları ve stratejileri, seçilen teknolojik dağıtım sistemlerinin güvenilirliği, öğrenci destek sistemlerinin sağlanması ve bunlara erişim, ilgili politika ve son olarak yönetişim sorunları gibi konular, olası değerlendirmeler için araştırma alanlarıdır. Tüm bu faktörler, uzaktan ve çevrimiçi öğrenme deneyimlerinin geçerliliğini etkilemenin yanı sıra öğrenme deneyimi tasarımlarındaki program geliştirme ve uygulama konusunda da eğitim kurumlarına önemli bilgiler verebilir. Bu önerilen değerlendirme alanları iyi planlanmış uzaktan veya çevrimiçi öğrenme çabaları için uygun olsa da BT ekiplerinin ERT’yi değerlendirmek için daha geniş soruları yanıtlaması gerekir;

  • Teknoloji altyapısı ERT’nin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli mi?
  • Eğitim kurumunun BT destek ekibi ERT’nin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli kapasiteye sahip mi?
  • Eğitmenler, öğrenciler, BT personeli ve yöneticiler ERT ile en çok nerede mücadele etti? Süreçler, gelecekte bu tür operasyonel zorluklara cevap verecek şekilde nasıl uyarlanmalı?
  • Öğrenciler, eğitmenler ve destek ekiplerinden gelen geri bildirimler gelecekte ERT ihtiyaçlarına nasıl yön verebilir?

ERT’nin değerlendirilmesi, öğrenmeye kıyasla bağlam, girdi ve süreç unsurlarına daha fazla odaklanmalıdır. Burada vurgulanmakta olan nokta, ERT’nin aciliyetinin ve kısa sürede gerçekleşmesi için gereken teknik desteğin en kritik unsur olmasıdır.

COVID-19 süreci, her öğretim seviyesindeki kurumlar için bazı benzersiz zorluklar ortaya çıkarmıştır. Eğitim kurumları da ilgili tüm taraflardan(öğrenciler, öğretim üyeleri, öğretmenler, personeller vb.), yaşamlarında bu ölçekte görülmemiş ders dağıtımı ve öğrenimiyle ilgili olağanüstü şeyler yapılmasını istemek durumunda kaldı. Bu durum her ne kadar stresli bir süreç olsa da sonra erdiğinde eğitim kurumları, eğitimin sürekliliğini sağlamak için ERT’yi ne kadar iyi uygulayabileceklerini değerlendirme olanağı bulacaktır. Dikkatli bir planlama ile BT yetkilileri de bu yöndeki çabalarını değerlendirebilecek, böylelikle ERT’yi uygulamak adına gelecekteki ihtiyaçlara daha iyi hazırlanmaları için eksik noktaları belirleme fırsatı yakalayacaktır.