MakalelerUzaktan sürdürülen “hayatlar” video konferans çözümleriyle yakınlaşıyor

İş dünyası ve eğitim sektörü, pandemi sonrasında süreçlerin uzaktan devamlılığı konusunda kararlı. Bu yönelim video konferans çözümlerinin kalıcılığına da ışık tutuyor.
7 Ekim 2020233

Pandemi sürecinde iş ve eğitim sektörlerini şüphesiz video konferans çözümleri ayaktta tuttu. Öyle ki iş dünyası, yaklaşık 5 yıllık dijital dönüşüm planlarını birkaç ay içerisinde hayata geçirdi, operasyonlarına uzaktan çalışma sistemleriyle devam etti. Eğitim kurumları da öğrencilerin öğrenim süreçlerini video konferans çözümleriyle sürdürdü. Pandemiyle mücadele devam ederken Twitter, Facebook, Google ve Fransız otomotiv üreticisi PSA GROUP gibi şirketler uzaktan çalışmanın kısmi koşullarda devamlılığına ya da kalıcılığına dair önemli kararlar aldı. Öte yandan eğitim sektöründe de uzaktan eğitimin, yeni normalin bir parçası olacağına dair sinyaller verildi. Dünyada pek çok eğitim kurumu gibi Milli Eğitim Bakanlığı da COVID-19 tehdidi ortadan kalktıktan sonra uzaktan eğitimi, örgün eğitimin bir parçası haline getirme planlarını paylaştı.

Uzaktan çalışma ve eğitimin üretkenliği artırması, öğrencilerin yeteneklerini ortaya çıkarabileceği daha fazla vakte sahip olması ve maliyet açısından da sunduğu faydalar göz önüne alınınca, küresel video konferans pazarının 2024 yılında 9,55 milyar dolara ulaşması tahmin ediliyor. Bağlı IoT cihazlarının yükselen trendi, bulut tabanlı çözümlerin artan benimsenmesi, genişleyen şehirleşme ve artan tüketici elektroniği penetrasyonu gibi faktörlerin de pazarı yönlendirmesi bekleniyor.

Üretkenlik ve maliyet tasarrufu, şirketlerin rekabet avantajını kolaylaştırıyor

Video konferans çözümleri, işletmelere sayısız fırsat sunuyor. Departmanlar ve lokasyonlar arasında iş birliği yapmak, iş adaylarıyla görüşmek veya tedarikçileri yönetmek olsun, bu teknoloji her yönüyle verimli, uygun maliyetli ve ölçeklenebilir imkanlar sağlıyor. İşe gidip gelme süresinin ortadan kalkması, video konferansın zaman ve verimlilik açısından en belirgin faydaları arasında yer alıyor. Öyle ki Virginia’daki George Mason Üniversitesi öğrencileri tarafından yürütülen bir araştırma, bir saat uzaklıktaki toplantı için yolda geçen sürenin 1.000 saatlik web konferansına eşdeğer elektrik gücü kullandığını buldu. Öte yandan iş seyahatleri sadece zaman alıcı değil, aynı zamanda masraflıdır. İnsanlar genellikle iş eğitimleri, konferans ve iş toplantıları için büyük mesafeler kat ediyor fakat tüm bunları video konferans yoluyla gerçekleştirmek artık öncelik haline geliyor. Şirketler iş seyahatine ayrılan bütçeleri, diğer iş önceliklerinde kullanmayı daha efektif bir seçenek olarak görüyor.

Video konferans, lokasyon olarak birbirinden ayrılan ekipler arası iletişimin de etkili bir çözümü haline geliyor. Düzenli toplantılar ya da anlık kontroller için ekipler, video konferans yoluyla büyük mesafeleri ortadan kaldırıyor. e-Posta göndermek ve yanıt beklemek yerine video konferans görüşmeleri, ekran paylaşma işleviyle projelerin devam etmesine de kolaylık sağlıyor. Ek olarak, yoğun programları koordine etmek ve çalışanları yüz yüze toplantılar için bir araya getirmenin zorluğu, bu çözümler sayesinde toplantı katılım oranlarını artırmakla kalmıyor, katılımcı olmayanlar için görüşmeyi kaydedebilen esneklikler de sunuyor. Video konferans görüşmelerinin başlangıç ​​ve bitiş saatlerinin genellikle önceden belirlenmiş olması da toplantının daha üretken geçmesini mümkün kılıyor. Çalışan motivasyonu noktasında video konferansın sunduğu hareketlilik ve esneklik, iş günleri üzerinde daha fazla kontrol sağlıyor ve bu da çalışan sadakatine yol açıyor.

Tüm bu avantajlar bir arada düşünüldüğünde, video konferansın işletmelere güçlü bir rekabet avantajı sağladığını söylemek de mümkün. Daha düşük maliyetler, artan ekip birliği ve daha verimli toplantılarla, mevcut görevlerin çoğu düzenlenebiliyor ve aynı zamanda iş birlikleri artıyor.

Uzaktan eğitimi desteklemek için BT yatırımları artacak

Eğitim sektörü, teknolojinin benimsenmesinde diğer birçok sektörü geride bıraktı. Okulların daha verimli eğitim sunma ve zamanla daha teknoloji destekli olma hedefleri, COVID-19 sonucu uzaktan eğitime geçiş ile bu eğilimi hızlandırdı. Eğitimi modernize etmek ve öğrencilerin katılımını artırmak için çevrimiçi araçların ve dijital medyanın uygulanmasında önemli bir artış oldu.

Eğitimde yenilikçiliğin en büyük itici güçlerinden olan uzaktan eğitimi kolaylaştırma ihtiyacı sonucunda, küresel e-Eğitim pazarının 2022 yılına kadar 243 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Çevrimiçi olarak gerçekleşen derslerdeki artış ise video konferans araçlarının ve video platformu sağlayıcılarının, üniversitelere ve öğrencilere eski eğitim modellerine eklemeler ve yeni alternatifler olarak çok sayıda seçenek sunmasına ortam hazırlıyor.

Pandemi öncesinde de eğitim sektöründe kullanılan dijital çözümler, öğrencilere bilgileri daha iyi tutmalarına yardımcı olacak ilgi çekici ve daha erişilebilir materyaller sağlamaya yardımcı oluyordu. Önceden kaydedilmiş videoların dersler sırasında kullanılmasıyla başlayan süreç, şimdi tamamen video konferans platformları ile güçlendirilen canlı derslere dönüştü. Diğer taraftan, COVID-19 nedeniyle üniversite yöneticileri, sosyal mesafeye kuralları ve eğitimin uzaktan devam etmesi için giderek video konferans platformlarını benimsiyor ve gerekli altyapı için BT yatırımlarını artırmayı hedefliyor.

Video konferans platformları, küresel bilgi alışverişini de kolaylaştırıyor. Bu fırsat, bireylerin birbirleriyle etkileşim kurabildiği forumlar yaratıyor. Aynı zamanda, soru-cevap gibi yetenekler ile öğrenciler, tam etkileşimli bir deneyim için dersler sırasında sesli katılım ve yorumlarla katkıda bulunabiliyor. Hem çevrimiçi hem de çevrimdışı modeller için video konferans çözümlerini eğitimde kullanmanın birçok ek avantajı var. Bazı video platformları, öğrencilere aralarından seçim yapabilecekleri video kaynak kütüphanesi sunuyor. Bu özellik, öğrencilerin kendi öğrenme deneyimlerini kişiselleştirmelerine ve öğrencilerin kişisel olarak en ilginç buldukları öğelere odaklanmalarına olanak tanıyor.

Eğitimde video konferans çözümlerinin en büyük avantajı kuşkusuz işitme kaybı gibi engeli olan öğrenciler için altyazı ve transkripsiyon unsurlarının da kullanılabilmesidir. Her öğrenci tarafından kullanılabilen bu özellikler, yapay zeka gibi araçlarla canlı videolarda gerçek zamanlı altyazılar üretebiliyor. Öte yandan, videoların tekrar izlenebilme imkanı, öğrencilere ve eğitmenlere videonun tamamını yeniden izlemeye gerek kalmadan hızlı bir şekilde ilgili konuları bulmasına yardımcı oluyor. Video konferans sağlayıcıları ve platformları, katılımı gösterme yetenekleriyle öğretmenlerin, derslerine kimlerin canlı olarak katıldığını, kayıtlı dersleri kimin izlediğini ve öğrencilerin, dersleri hangi yönleriyle tükettiklerine ilişkin verileri kolayca görebiliyor.

Video konferans çözümleri kalıcı olacak mı?

2008’den 2018 yılına kadar geçen süre boyunca, uzaktan çalışan insan sayısı yüzde 741 oranında arttı. Buna rağmen, COVID-19 öncesinde bu sayının sadece yüzde 30 olduğu bildirildi. 17 Şubat ve 14 Haziran arasında video konferans yazılım şirketleri, platformların kullanımında yüzde 894 ila yüzde 6774 artış gördü.

Sosyal mesafe kurallarının uzun bir süre daha devam edeceği baz alındığında, uzmanlara göre yakın dönemde pandemi öncesi dünyaya dönmek pek olası değil. Kaldı ki, pandemi öncesi bile esnek çalışma, daha iyi bir iş-yaşam dengesi arayan birçok çalışan ile ivme kazanıyordu. Şirketler de en iyi yetenekleri işe almak ve elde tutmak için daha esnek çalışma uygulamalarına duyulan ihtiyacın farkındaydı. Uzmanlar, sosyal mesafe kurallarının devam etmesine ek olarak, hem çalışan verimliliği hem şirket tasarrufu hem de orta ve uzun vadede yurtiçi-yurtdışı seyahat kısıtlamaları sebebiyle, video konferans çözümlerinin kalıcı olacağını vurguluyor. Uzaktan sürdürülen iş ve eğitim hayatındaki hareketliliğinin salgın sonrasında da yaygınlaşması öngörüldüğünden, bulut tabanlı görüntülü/sesli konferans ve iş birliği araçlarına olan talep de uzun vadede güçlü kalacak.

İlgili Haberler