MakalelerTahmin analitiği kullanarak yüksek riskli hastaları tespit edilebiliyor

Northshore University HealthSystem tahmin analitiği ve verileri kullanarak göğüs ağrısı çeken hastalardan hangilerinin taburcu edilip hangilerinin gözetim altında tutulması gerektiğine karar veren bir sistem geliştirdi.
14 Eylül 2019274

Hastane acil servislerinin belki de en zor görevlerinden birisi hangi hastaların taburcu edilip hangilerinin gözetim altında tutulması gerektiğine karar vermek. Uzmanlar bu sorunla baş etmek için tahmin analitiği kullanan bir sağlık hizmeti tekniği geliştirdi.

Hastaları gereksiz bir şekilde hastaneye yatırmak, bekleme sıraları, hastalar için ayrılan alanlar, acil servis elemanlarının harcadıkları zaman gibi bir sürü farklı probleme sebep olabiliyor. Bütün bunların dışında hastalar, hastaneler ve sigorta kurumlarının karşılayacağı maliyetler de sürece ekleniyor. Öte yandan acil servislerin gereksiz doluluğu gerçekten bakıma ihtiyacı olan hastalara karşı ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.

NorthShore University HealthSystem, Illinois kentinde bulunan ve bahsettiğimiz sorunlara veri toplama ve tahmin analitiği ile çözüm arayan bir kuruluş. NorthShore bu soruna karşı geliştirdiği “Acil servislerde teknoloji odaklı göğüs ağrısı problemi yönetimi” projesi ile CIO 100 mükemmeliyet ödülüne hak kazanmıştı.

Çözüm, kanıta dayalı yaklaşım

Göğüs ağrısı NorthShore acil servis ekiplerinin hastaları en çok gözetim altına tutma nedenlerinden bir tanesi çünkü bu rahatsızlık kalp krizi göstergesi olabileceği gibi aynı zamanda mide ekşimesi gibi daha az hayati bir hastalığın da belirtisi olabileceği için riskli bir vaka. Göğüs ağrısının bu kadar geniş yelpazeli bir vaka olmasına karşın 2017 senesine kadar NortShore’un göğüs ağrısı hastalarının gözetim altında tutulup tutulmaması gerektiğini belirleyebilecek kanıta dayalı bir uygulaması yoktu.

Nortshore klinik analitik yardımcı başkanı Chad Konchak “Mesele şudur ki, hastaneler ortada ciddi bir husus olduğu ihtimalini ekarte etmekte gerçekten soğukkanlı, tıpkı bizim de olmamız gerektiği gibi. Temel soru ise bu konuda acil servis doktorları ve hemşirelere kalp krizi riski yüksek hastaları daha rahat ayırt etmeleri hususunda yardımcı olabilecek bir yöntem bulabilir miyiz?” diyerek tekniğin gerekliliğine dikkat çekiyor.

Bu problemi çözmek için NorthShore, içerisinde kalite ve dönüşüm sorumlusu, hastane müdürü, acil servis doktorları, bir klinik analitik takımı ve yatarak tedavi gören hasta bilgi teknolojisi ekibi gibi sağlık sektörünün çeşitli konumlarından insanlar barındıran disiplinler arası bir ekip kurdu. Ekip HEART (Tarih, Elektrodiyagram, Yaş, Risk faktörleri ve ilk troponin) skoru adını verdikleri bir sistem geliştirdi ve bu sistem 2017 yılında Hollanda’da 9 hastane tarafından hastaların kısa süreli olumsuz kardiyak risklerini ölçmek üzere kullanıldı.

Chad Konchak’ın tanımıyla “Hollanda’da geliştirilen ve klinik olarak onaylanmış bir araç olan HEART puanı, kalp krizi geçirme ihtimalini 1 ila 10 arasında bir risk skalası içerisinde değerlendiren bir teknik.

Başarının göstergeleri

Bu projenin belki de en kilit noktası yeni tekniğin eski sistemlere olan entegrasyonuydu. NorthShore CIO’su Steve Smith bu sorunu şu şekilde açıklıyor “Doktorlarımız ve hemşirelerimiz hastalar hakkındaki elektronik sağlık kayıtlarını temel bilgi kaynağı hatta bir nevi kokpit olarak kullanıyor. HEART skorunun entegrasyonu, elektronik sağlık kayıtları sistemi (EMR) içerisinde olmalıdır, aksi takdirde sistem entegrasyonunun olmaması söz konusu olursa doktorlarımızdan HEART skorunu kullanmalarını istediğimizde bunu yapmayacaklardır.”

Tahmini risk puanlamasını EMR sistemi tarafından yönetilen zorunlu prosedürler ile birleştirilmesi buradaki en kilit sorun, aynı zamanda projenin en büyük başarısıydı.

Proje elektronik sağlık kaydı sitemine entegre olmasının ardından başarılı olarak acil serviste göğüs ağrısı vakalarında; gözlem altında tutulma, ölüm ve hastalığın yeniden nüksetmesiyle acile gitme oranlarında düşüşe neden oldu.

Smith’in bu konudaki sözleri ise şu yönde “Gözetim günlerinde düşüş olmasını istiyorduk fakat aynı zamanda insanlara yanlış tanılar koyup taburcu ettikten sonra acil servise geri dönmeleri gibi istenmeyen sonuçlar yaratmadığımızdan da emin olmalıydık. Fakat projenin başarısı ile bunun gibi istenmeyen sonuçlar ile karşılaşmadık. Bu başarı ile gözlem günlerinde yüzde 10 civarında bir düşüş elde ettik. Bu hem hastalar, hem maliyetler, hem kalite ve en önemlisi gereksiz yere hastanede kalmak yerine eve gitmek isteyenler için güzel bir haber.”

İlgili Haberler