HaberlerIBM Research, karanlık madde DNA’sının sırlarını ortaya çıkarmak için AI algoritmaları kullanıyor

Geliştirilen yapay zeka algoritması sayesinde DNA’dan kan kanserlerini saptamak mümkün olabilecek.
7 Ekim 201920

Karanlık madde, henüz keşfedilmemiş bazı atomaltı parçacıklardan oluştuğu düşünülen, elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmeyen, varlığı yalnız diğer maddeler üzerindeki kütle çekimsel etkisi ile belirlenebilen maddelerdir. Bu keşfedilmemiş maddenin DNA’sındaki moleküller ve genlerimizi çevreleyen madde, insan genomunun yarısından fazlasını oluşturur ancak kodladıkları ve daha da önemlisi etkileyebilecekleri tam anlamıyla bir bilmecedir.

IBM’den karanlık madde DNA’sının sırlarını ortaya çıkaran AI algoritmaları

IBM ve Munich Lösemi Laboratuvarı’ndaki bilim insanları, bazı cevaplar konusunda yardımcı olabilmek amacıyla çığır açan AI algoritmalarını kullandılar.

Bir IBM araştırma üyesi, insan genomumunun büyük bir kısmını oluşturmasına rağmen çoğu bilim insanının rol oynamadığına inandığı için karanlık madde DNA’sının göz ardı edildiğini belirtti. Araştırma üyesi, IBM Research olarak inandıklarından daha çok karanlık madde DNA’sı olabileceğini düşündüklerini söyledi.

Araştırmacılar, özellikle DNA verileri için inşa edilmiş olan “stokastik bir düzenlileştirme AI modeli” olarak adlandırdıkları şeyi tasarladılar. Ekip, ReVeal adını verdikleri bu modeli kullanarak hastaların kan örneklerinden elde edilen veriler hakkında algoritmalar geliştirmeyi başardı. Geliştirilen yapay zeka, karanlık maddenin yanı sıra DNA’nın geri kalanından belirli sinyalleri öğrenmesini ve ayırmasını sağladı.

Araştırmacılara göre en heyecan verici bulgu, ReVeal kullanarak kan örneğinde sadece DNA veya karanlık madde DNA’sına bakarak kan kanserlerini belirlemede yüzde 75’lik bir doğruluk oranı elde edebilecek olmalarıydı. Kan kanserlerini belirleme, bu verilerdeki standart AI yöntemleriyle sadece yüzde 35 doğruluk oranıyla karşılaştırılıyor.

Bu bulgulara göre araştırmacılar, karanlık madde DNA’sının, hücre ve doku fenotipini etkilemede önceden düşünülenden çok daha büyük bir rol oynadığını öne sürüyor. Bu etkin rol, karanlık madde DNA’sının önemsiz bir araştırma dipnotu olmaktan uzak, insan genomunda oynanabilecek daha büyük bir rol olacağını gösteriyor. 

Sonuçlar ayrıca, DNA’nın tek başına kan kanserlerini doğru şekilde sınıflandırmak için yeterli sinyal içerdiğini gösteriyor. Bu, şimdiye kadar invaziv doku biyopsileri, histolojileri ve daha fazlasını gerektiren bu karmaşık hastalıkları teşhis etmek için kan testlerinin nasıl kullanılabileceğine dair daha fazla analiz için zemin hazırlıyor.

İlgili Haberler